Bir Evden Mektup

Bir Evden Mektup

Yine evlerdeyiz. Bir ayı geçtin süredir ne olacağımızı bilmez bir halde evlerdeyiz. Bütün ümidimiz bu talihsiz ve korkunç virüsün bizi teğet geçmesi. Bu nasıl olacak?

Şu anda umudumuz evde kalıp kimseyle temas etmezsek ve ellerimizi yıkar,maskemizi takarsak,izole edersek kendimizi tünelin ucunu görürüz diye umuyoruz.

Ya hayat, ya psikolojimiz ne oluyor? Hangi dramları yaşıyoruz. Buna da katlanmak zorundayız, neden mi? Sonunda bu hastalık yanılgısına mazhar olmayız diye umuyoruz.

Aslında evde durmak,dinlenmek gibi geliyor ilk başlarda, daha sonraları amaçsız birer penguen gibi sağa sola yalpalamaya başlıyoruz. Kitap mı okunmalı, okuduk. Filim mi seyredilmeli, seyrettik. Sohbet mi edilmeli, ettik.

Ama velakin bu zaman denilen süreçte evde kalmak çokta mantıklı bir serüven değilmiş. Yıllardır çalışıyorum. Hep derdim ki: Ya bir gün olsun ayaklarımı uzatıp ta evimde dinlenemedim. Doğrudur ama bundan sonra bunu aklımdan bile geçirmeyeceğim.

Düşünebiliyor musunuz? Bugün kaç kişi ölecek, bu virüs banada bulaşır mı? Bulaşırsa ne yaparım? Ölür müyüm? Soruları sonrası Televizyon başında haberleri izlerken hastalık ve ölü sayılarını öğrenmek kolay mı sanıyorsunuz? Yabancı ülkelerde ve ülkemizdeki ölenleri ve ailelerini hiç düşünmüyor muyuz sanıyorsunuz. Bu ölümlerin sırasının bize de gelebileceğini düşünmüyor muyuz? Bu bizleri ne kadar olumsuz etkiliyor bunu anlatabilmek dahi acı vermiyor mu sanıyorsunuz?




Ama maalesef durum bu! Anneni babanı görememek, sevdiklerinle bir araya gelememek, normal bir hayat yaşayamamak, işine gidememek ne kadar zordur biliyor musunuz?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Duhan Suresi'nde ll.Bayezit ve Kurtarılan İsrailoğulları

Evin içinde sürekli bir monotonluk içerisinde

Çok vakit çok iyi anlaştığını düşündüğün insanların çok farklı kişiler olduğunu ve tartışmalar yaşandığını ve bu psikolojik durumun aile içerisinde huzursuzluklar yarattığının farkında değilmiyiz?

Çalışamamanın, eve ekmek götürememenin ağır sorumluluğunu çok iyi biliyoruz. Ama yaşamak için ölümü göze almanın ağır sorumluluğunu alanlarında öldüğünün bilincindeyiz. Ya çalışanların bu yükün altında her an kendisini ve ailesini riske attığını bilenlerdeniz. Ama yaşamak için ve yaşatmak için yapılan bu ulvi mücadeleler fedakarlıkla dolu gözyaşlarını bıraktırdıklarının da farkındayız.

Evlerdeyiz. Gözlerimiz devamlı bu rahatsızlığın bitebileceği günlere yönelik. Her gün bin bir ümitle ileriye bakmaktayız.

Ümidin olmamasının bunalım demek olduğunu bilenlerdeniz. Her gün yeni bir ölümlü sonucu bekleyen bir insan sureti halinde varlığımıza devam ettirmeye çalışıyoruz.

Her şey dünyada insanla başlarmış bunu öğrendik. Dünyayı güzelleştiren veyahut cehennem haline getirecek olanlar veyahut getirenler yine insanlardır. Hiç kimseye değer vermeyen yalnızca kendisi için bir dünya kuranlar toplumsal yaşamın bu hale gelmesinde birinci sorumlulardır. Bencillik, saygısızlık, başkalarının yaşama haklarını hiçe sayma sanırım bu virüsten bizi daha çabuk öldürecek.

Ne kadar kötülük ne kadar egoizm ne kadar başkalarını yok sayma, ne kadar kendisinden başkasını düşünememe gibi kötü meziyetler varsa insan denilen canlıda. Zaten bu virüsün ortaya çıkmasında diğer canlılara verilen zararların neden olduğu bilinmektedir.

Evdeyiz, bekliyoruz. Hemde yarattığımız virüsün bizi bulmaması için evlerde saklanmaya çalışıyoruz. Biliyor musunuz? Bizler
Bunu dahi başaramayacak kadar bencil insanlarız. Maalesef bunun en güzel örneklerini gösterecek kadar da Cömertiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AKIL TUTULMASI, ÖLÜ İNSANLAR ÜLKESİ

Hadi artık bizleri bizim ortaya çıkardığımız virüslerden korumak isteyen uzmanlara ciddi olarak kulak verelim ve bu uyarıları yerine getirelim. Bizleri olumlu yönde yönlendirenlere bize sahip çıkmak isteyenlere, bizim için fedakarlıklarda bulunanlara kulak verelim, minnet duyalım, saygı gösterelim.

Birde lütfen bizden başka insan ve diğer canlıların da bu dünyada yaşadığını unutmayalım.

Buna göre içimizdeki insanı vasıfları ortaya çıkararak yaşamaya çalışalım. Çünkü bu dünyada yaşayabilme varlığımız birbirimize gösterdiğimiz tahammülden geçer.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın