Bırakın yüzü gözü yemek olsun!

Bırakın yüzü gözü yemek olsun!

Bebekliğinden bu yana genellikle hepimizin beslenmeyle ilgili sorunu vardır. Ya çok yemek yemekten ya da az… Beslenme bir alışkanlıktır ve bu alışkanlık daha annemizin karnında onun yiyip içtikleriyle şekillenmeye başlar.

Günümüzde, iyice benimsenen fast-food beslenme şekli nedeniyle obezite kavramını sık sık duyar olduk. Küçük yaşlarda sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar, anneleri çocukların kaliteli beslenmesi konusunda uyarıyor.
Bebeğiniz özellikle 18 aylık olana kadar, neler yemesi ve nasıl beslenmesi gerektiği çok önemli. Çünkü bu yaşlarda sağlıklı beslenmesini ve çok çeşitli besinleri tüketmesini sağlayabilirsiniz. Böylece sizin bebekken yedirdiğiniz tüm tatlara alışık olacağından ileriki yaşlarda yemek seçmez.

Bilirsiniz çocukların enerjisi bitip tükenmez. Hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar çabuk büyürler. Tabii bu kadar hareket için sağlam bir enerji deposuna ihtiyaç duyarlar. İşte bu noktada anne-babalara çok önemli roller düşer.Çünkü çocuğunuzu ne şekilde, nelerle ve nasıl beslediğiniz gelecekte sağlıklı olması için yapılan bir yatırım.




Dengeli beslenmek
Dengeli beslenme, çocuğunuz için altın değerinde. Her ne kadar o anlamasa da harcadığı enerjiye karşılık yeterli kalori alması şart. Fakat unuttuğunuz bir şey var. O da miniğinizin minicik bir midesi olduğu. Sizin kadar bir anda çok şey yemesini ondan beklemeyin. Çünkü düzenli ve yeterli öğünlerle beslenmek işin püf noktası. Alması gereken temel besinler ise:
* Her öğünde bir porsiyon karbonhidrat (patates, tahıllı besinler, makarna, pilav ya da ekmek)
* Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve
* Günde iki porsiyon protein (et, balık, bakliyat, soya)
* Günde en az 3 porsiyon süt ya da süt ürünleri (30gram kadar peynir, ufak kase yoğurt, 200mg tam yağlı süt)

Çocuğunuzun yediği besinler size yetersiz gibi görünebilir ama 18 aylık olduğunda gelişme çağında harcadığı kalorinin sadece yarısına ihtiyacı olacak. Hatta bazı günler normalden 2 kat fazla yediğini görünce şaşıracaksınız. Ama bir bakacaksınız ertesi gün hiç yemek yememiş. Böyle durumlarda endişelenmeniz yersiz, çünkü çocuklar bu şekilde kalori alınımı ve tüketimini dengede tutar. Hani bize doktorların hep söylediği ve bizim de hep uygulamaya çalıştığımız: Birgün çok yediysen ertesi gün bunu dengelemelisiniz! Demek ki biz de çocukken bunun otokontrolnü yapabiliyormuşuz.

5 altın kural
1 Çocuğunuza günde 5 küçük öğün meyve gibi atıştırmalıklar verin.
2 Karbonhidrat, protein, vitamin ve yağ alımı dengeli olsun.
3 Sebze ve meyve bileşimli vitaminler alsın. Tabii ki doktor kontrolünde.
4 Şekerli ve yüksek kalorili besin ve içeceklerden uzak tutun.
5 Yüksek demir içerikli besinlerden yeşillik, fasulye ve kırmızı et yedirin.

Porsiyon miktarı
Gelişmekte olan çocuğunuzun günlük beslenmesi 3 küçük öğün ve 2 ya da 3 ara öğünden oluşmalı. Porsiyon miktarı konusunda belirli bir kural olmamasına rağmen tabağını tüketebileceğinden çok yemekle doldurmak yanlış. Çocuklar genelde içgüdüsel olarak enerji almak için ne kadar yemeye ihtiyaç duyduklarını bilir ve yettiği noktada yemeye son verir. Bu yüzden az yedi diye boş yere üzülmeyin.
Her bünye farklı olduğu için tüm çocuklara ideal bir porsiyon miktarı söylemek doğru olmaz. Bazıları yaşıtlarına göre daha fazla yer ve bu çok normal bir durum. Porsiyon miktarını baz almaktan çok, onun iştahını göz önüne alarak beslenmesini sağlayın. Tabağına az yemek koyun ve isterse daha fazlasını verin. Meyve ve sebze konusuna gelince, genel kural çocuğunuzun eline sığan miktar 1 porsiyona denk düşer.

Abur cubura dikkat
Er ya da geç miniğinizin çikolata ile tanışacağından eminiz. Bir kez tattı mı ağzından düşüermek istemeyecektir. (Bizim öyle oldu!) Ama sağlık açısından çok da yararlı olduğu söylenemez. Anne olarak baştan bu konuda sıkı ve prensipli olmaya bakın. Cips, şeker ve şekerli içecekleri çocuğunuzdan mümkün olduğunca uzak tutun. Bu besinler sadece dişleri çürütmekle kalmaz aynı zamanda katkı maddesi içerdiğinden gereksiz kalori şeklinde vücutta kalır. Biliyoruz çocuklarınızı tatlı, şekerli besinlerden uzak tutmak biraz zor olacak. Ama en azından başından tavır koyar ve tüketimine belli bir sınır getirirseniz zararlarından onu korumuş olursunuz. Örneğin şeker yerine meyve gibi doğal şeker içeren besinler verin. Ara öğünler olarak meyve, yoğurt, galeta, çubuk krakerlerden verebilirsiniz. Burada en önemli konu, onu abur cuburla ne kadar geç tanıştırırsanız o kadar iyi. Sonuçta 6 yaşına kadar kolalı bir içecek içmemiş olan çocuğunuzun canı kola içmek istemez.

Süt
Çocuğunuzun gelişimi için en temel ve gerekli madde süttür. İçindeki kalsiyum ve D vitamini ile kemikleri güçlendirir ve enerji alması için gereken kalori ihtiyacını karşılar.
Tam yağlı sütü ancak 2 yaşına geldiğinde vermelisiniz. İçinde bulunan gerekli yağ, beyin gelişimini artırmak için önemli ve vücudu daha dirençli kılar. Fakat çocuğunuz büyüdükçe sütü daha az içecek ve başka besinler ön plana çıkacaktır. Mesela peynir ve yumurta gibi…




Sıvı besinler
Sıvı ihtiyacı şüphesiz hepimiz için hayat kaynağı. Sindirim sistemine yardımcı ve vücudun su kaybını önler. Hepimiz için en ideal sıvı su. Ona meyve sularındansa su vermeyi tercih edin. Asitli ve tatlandırılmış içecekler ise kesinlikle çocuğunuzu uzak tutmanız gereken sıvıların başında geliyor. İçinde bulunan şeker oranı, her 355ml’de 10 kaşık dolusu şekere bedel. Uzmanların açıklamasına göre her gün bu miktarda gazlı içecek içen çocukların obezite sınırına yaklaşma oranı ise %60 gibi büyük bir oran. Aynı şekilde katkısız meyve suları ve meşrubatlarından da kaçının. Çünkü içeriğindeki fazla şeker yüzünden diş çürümelerine neden olur. Ama çocuktur canı çeker hiç vermeden de olmaz derseniz sakın uyku vaktinden önce şekerli sıvılar vermeyin. Gündüz vakitlerini tercih edin.

Ek besinler
Kalsiyum, Omega 3, prebiotikler ekmekten süte kadar bir çok besinin içinde olan maddeler. Çocuğunuz meyve yemeyi sevmiyor ya da bazı besinlerden kesinlikle uzak duruyorsa multivitaminlerden faydalanabilir ve vücutta eksik olan vitaminleri bu şekilde takviye edebilirsiniz. Ama yine belirtelim doktorunuza mutlaka danışmanız koşuluyla. Yemek ayırt etmeyen sebze ve meyvesini yiyen bir çocuğunuz varsa zaten şanslısınız. Vitamin takviyesine gerek kalmaz.
Genelde 1 ile 5 yaş arası tüm çocuklara; özellikle de yemek seçenlere ek vitamin olarak A, C ve D vitaminleri önerilir. Piyasada mevcut bir çok vitamin satılıyor. Alıp almamak size kalmış. Eğer almanız mutlaka gerekiyorsa çocuklar için üretilmiş olan vitaminleri satın alın ve dozlarını doğru şekilde verin.
Herkesin bir damak zevki var tabii. Ama şu bilimsel gerçeğin ışığında… Hamilyken siz yemek seçerseniz o da ileride yemek seçiyor. Örneğin siz hamileliğinizda bamya sevmediğiniz için yemezseniz çocuğunuz da bir bamya yemez olarak yetişiyor. Yemeklerin tadını anne karnında tanıyoruz.

Bol bol demir
Çocukların beslenmesinde demir çok önemli. Vücuttaki hemoglobini artırarak oksijeni kan dolaşımı yardımıyla vücuda yayar. Yetersiz demir alımı anemi hastalığına davetiye çıkarır ve hastalığın görüldüğü çocuklarda aşırı yorgunluk ve halsizlik göze çarpar.
Çocuğunuz günlük 6.9mg kadar demir almalı. Et, tavuk, ıspanak, brokoli, tam tahıllı ekmekler ve kuru meyvelerden tüketerek demir ihtiyacını karşılayabilirsiniz. Yalnız C vitamini vücuttaki demiri emdiğinden meyve yemeyi sona bırakın. Doktorunuz tavsiye etmedikçe demir içeren vitaminleri çocuğunuza vermeyin. Çünkü fazla demir de tehlikeli olabilir.

Gizli kalmış vitaminler
Ketçaplı cips, hamburger ve şeker çocuğunuzun vazgeçilmezleri arasında. Ne zaman meyve gibi yararlı besinleri verseniz geri çeviriyor, siz de haliyle üzülüyorsunuz. Ama merak etmeyin. Çocuğunuz aslında siz fark etmeden bazı vitaminleri almış oluyor. İşte bu besinlerin içinde gizli kalmış bilmediğiniz vitaminler:
Dondurma içerisinde bol kalsiyum olmasına rağmen şeker miktarı çok. Az miktarda yiyebilir.
Hamburger evde yaparsanız çocuğunuzu katkı maddelerinden uzak tutmuş olursunuz. Kasaptan ya da marketten etinizi ona göre alın ve ızgaranızda pişirin. İçine bol yeşillik de koyabilirsiniz.

Obez olmaması için
Hepimiz, ele avuca gelen çocukları sevmekten çok hoşlanırız. Ama sevmesi daha zevkli diye de kilosunu görmezden gelecek değilsiniz.
Beslenmenin yanı sıra genetik faktörler de çocuğunuzun ne kadar enerji yakıp yakmayacağında etkili. Anne ve baba olarak kilonuz bir hayli fazlaysa çocuğunuzun da size benzemesi muhtemel. Bu yüzden daha sıkı bir düzen izlemeniz gerekir.




Yemek seçen minikler
Annelerin ortak derdi yemek seçen çocuklar. Yoğurt, makarna ve tosttan başka besinleri ağzına sokmamak evrensel bir çocuk dili! Sizin de çocuğunuz yemek yemede bu kadar titizse hemen panik olmayın. Çünkü bu gelişmekte olan her çocuğun geçirdiği normal bir süreç. Yeni besinlerle 18 aylık dönem sonrası tanışıldığı için çocuğunuz başlangıçta verdiğiniz yemekleri geri çevirebilir. Ağzını sıkıca kapar ve açmaz. İşte böyle zamanlarda onunla yemek yedirmek için savaşmayın. Alması gereken besinleri size vereceğimiz birkaç küçük ama önemli ipucuyla ona vermeye çalışın. Mesela yoğurdu seviyorsa içine elma ve muz rendesi katabilir, tostunun üzerine krem peynir ve ufak miktarda reçel sürebilirsiniz.
Yemek seçme ve yememe isteği çocukların kendini özgür bir birey olarak görmeye başladığı dönemde bir çeşit bağımsızlık ifadesi olarak algılanabilir. Haftalık ne yediğini aklınızda tutmak için bir günlük tutun ve neler yediğini saatleri ile birlikte yazın. Yemek yemese bile meyve gibi bol vitaminli besinleri yerse vücudunun ihtiyaç duyduğu maddeleri almış olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN