Bu Dünya, Hz. Adem ve İmtihan 

Bu Dünya, Hz. Adem ve İmtihan 

Dindar yazarlardan sık duyduğumuz ifade şu: ”Bu dünya imtihan dünyasıdır. İmtihanı kazananlar, cennet nimetlerine kavuşurken, kaybedenler, cehannemde zakkum meyvesiyle cezalandırılacaklar”.

 

Peki imtihan safhası ne zaman başlamış?..
Verilen bilgiye bakılırsa Hz. Âdem’den itibaren.
İnsanların Hz. Âdem’den itibaren başlayan imtihan safhasında, imtihanda başarılı olmayı sağlayacak yaşam düsturlarının belirtilmesi gerekir. Düsturlar öğrenilecek; öğrenilen düsturların dışına çıkılmayacak ki imtihan kazanılabilsin.

Çok eski zamana ait olan yaşam düsturlarının neler olduğunu bilmiyoruz. Kur’an’da bize iletilen bilgi, Habil-Kabil arasındaki sürtüşmeden çıkan öldürme olayının yanlışlığıdır. Yani, ummadığın şey oldu diye nefsine uyup diğer insanı öldürmeyeceksin.

Başka?..
Âdem zamanına ait kaçınılması gereken başka yanlış bildirilmiyor. Yapılması gereken ise, yasaklananın dışında bütün nimetlerden istifade etmek. O zamana ait yasaklananın nasıl bir şey olduğunu da bilmiyoruz. Bugününün insanlarının zihinlerine bu, ‘elma’ adıyla yerleşmiş.
Dindar yazarlardan duyduğumuz başka ifade de şu: ”Her devrin Nemrud ve Fravunlarına karşı, Allah, peygamber göndermiş, müminleri desteklemiştir”. 
Her devrin Nemrud’u veya Fravun’u!..
Kur’an’da eski zamanın kötülerine ait bir Nemrud bir de Fravun kıssası var. Bunlardan başkaları da vardır mutlaka ama örneklemesi yok. Daha sonraki zamana ait kötü figürler Nemrud veya Firavun benzetmesiyle anlatılmış ekseriyetle. Bu tiplerin özelliği, yaratan Rabbi inkar etmek, bazan da kendilerini ‘rab’ olarak lanse etmek.
Firavun veya Nemrut tavırları, Cenabı-ı Hakk’ın merhanetinin Rabb’ı kabul edenlere ulaşması gerekiyor ki, bunun için Cenab-ı Hak, peygamberlerini bu tiplerle müminlerin arasına getiriyor. Burada da bir imtihan var muhakkak. Peygamberin Nemrut-Firavun tiplere karşı müminlerin desteklenebilmesi için müminlere yaşam düsturlarının bildirilmesi şart. Firavun karşıtlarına yaşam düsturlarının Hz. Musa’ya iletilen on emirle başladığını biliyoruz. Ve Allah’ın, Musa’ya,”Bu düsturları topluma tebliğ et” dediğini de.
Hüküm: Düsturların tebliğ edilmediği toplum, imtihan safhasına geçemez.
Dindar yazarlar şu ifadeyi de sık kullanıyorlar: ”Hz. Âdem’le başlayan iman ve inkar mücadelesi, kıyamete kadar devam edecektir”. 
Zaten öyle oluyor. Bu iki grup arasında başlayan münazara, münakaşa, saltanat meraklılarının birbirine ateş kusmağa başlamasıyla bitiyor. Münazara ve münakaşanın ne için yapıldığı ya da yapılacağı anlaşılmaz oluyor. Ateş, yıkım, kan belirginleşiyor çünkü. Bu, kıyametin başlamasıdır işte. Ama dindar yazarlarımız ‘kıyamet’ denince, dünyanın ekseninden çıkması, yıldızların birbirine geçmesi anlıyor. Ne tuhaf!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  BİZ BU FİLMİ SEYRETMİŞTİK

İbrahim Faik Bayav

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın