Bu kadar yangın tesadüf mü? - KozanBilgi.Net

Bu kadar yangın tesadüf mü?

Bu kadar yangın tesadüf mü?

Vehhabilik maddesine özetini aldığımız (İngiliz Casusunun

İtirafları) kitabında, İslamiyet’i yıkmak, müslümanların birliğini

bozmak, dinsizleştirmek için hazırlanan planlarda şu iki madde yer

alıyor:

9- İktisadi çöküntü de, bahsi geçen zararlı işlerin tâbii bir

neticesidir. Mahsulleri çürütmek, ticaret gemilerini batırmak,

çarşıları yakmak, bentleri, barajları yıkıp ziraat sahalarını ve

sanayi merkezlerini su altında bırakmak ve içme suyu

şebekelerine zehir katmak suretiyle tahribatı arttırmalıdır.

14- İktisatları tahrip edilecek, gelir kaynakları, ziraat

sahaları bozdurulacak, su bentleri yıktırılacak, ırmaklar

kurutulacak, tembellik yaygınlaştırılacak, tembeller için, oyun

yerleri açılacak. Uyuşturucu madde, içki, yaygın bir hâle

getirilecektir.

Yukarıdaki iki maddeyi okuyunca, tarihte bilinen meşhur Edirne,

İstanbul ve Babıali yangınlarını hatırladık. Bakın o tarihlerden

itibaren nasıl yangınlar olmuş. Bu kadar yangın tesadüf mü, yoksa

casuslar mı yaptı? Ansiklopedilerdeki bilgiler şöyle:

* İstanbul, 24 Temmuz 1660 Cumartesi günü tarihinin en büyük

yangın felaketine uğradı. Öyle ki 49 saat içinde şehrin üçte biri kül

oldu. Yangın Unkapanı semtinde başlayarak, Topkapı Sarayı

yönüne, Aksaray’dan surlara doğru ve Fatih semtine yayıldı. Deniz

kenarındaki surların tepesinden aşarak, Marmara kıyılarında

bulunanların üzerine kıvılcımlar sıçradı. En az 4.000 kişinin öldüğü

bu yangında 80.000 ev kül oldu. Yangında su yolları kapandı ve

fırınlar çalışmadığı için, halkın büyük bir kısmı aç ve susuz kaldı.

Sultan Dördüncü Mehmed Hanın büyük gayretleri ve yardımlarıyla

iki ay içinde Anadolu’dan getirilen ustalarla yanan binaların yerlerine

yenileri yaptırıldı. Bu yangında 360 cami ve mescit, 40 hamam, 100

han ve kervansaray, 100 depo, yüzlerce konak, okul, medrese,

tekke yanmıştı.

* 5 Eylül 1693’de Ayazma Kapısında çıkan yangında; 18 cami,

19 mescit, 17 ilkokul, 10 medrese ve tekke, 11 hamam, 12 fırın,

2517 ev, 1146 dükkan birçok han ve depo yandı.

* 1700 senesinde, Edirne 350 bin nüfusu ile dünyanın en büyük

birkaç şehrinden biriydi. Bunlar; İstanbul, Paris, Londra ve Edirne

idi. On sekizinci asırdan itibaren gerilemeye başladı. 1745

senesinde çıkan büyük bir yangınla 60 mahalle kül oldu. 1751

yangını da 1745’deki yangın şiddetindeydi.

* 28 Eylül 1755’de İstanbul’da Hoca paşa semtinde çıkan

yangın, dört kola ayrılarak büyük bir âfet hâline geldi. Yaklaşık otuz

altı saat süren yangın sonunda Paşa kapısı da yandığından, sadâret

dairesi bir müddet Kadırga Limanındaki Esma Sultan Sarayına

nakledildi.

* 6 Temmuz 1756’da, Sultan Üçüncü Osman devrinin ikinci

büyük yangını oldu. Bu yangın İstanbul’un dörtte üçünü kül hâline

getirdi. Cibâli taraflarında başlayan yangın, on üç kola ayrıldı.

Unkapanı, Süleymaniye tarafları, Vefa’dan itibaren Şehzadebaşı,

eski yeniçeri odaları, Langa tarafları, Zeyrek, Saraçhane,

Etmeydanı, Aksaray, Davutpaşa İskelesi, Fatih, Sultanselim, Ali

Paşa Çarşısı, Aya kapısı semtleri harabe hâline geldi.

* 7 Temmuz 1795 gecesi çıkan yangında İstanbul’un mal

depoları büyük ticarethaneleri yandı. Uğranılan zarar tahmini olarak

o zamanki Osmanlı Devletinin iki yıllık geliri kadardı.

* 1908, 1911, Mart ve 13 Haziran 1918’de çıkan dört yangın

Sultanselim, Fatih, Halıcılarda büyük zararlara sebep oldu. Harp

içinde olan devlet bunların yerine hemen yenisini yaptıramadığından

uzun yıllar yanık yerler öyle kaldı.

Babıali Yangınları: Osmanlı Devletinin idari merkezi olan

Babıali’nin; 1740, 1755, 1808, 1826 ve 1839 senelerinde tamamen,

1878 ve 1911 senelerinde ise kısmen yanmasına sebep olan

yangınlardır.]

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın