DOLAR 18,5561 0.25%
EURO 18,1602 -0.02%
ALTIN 995,230,76
BITCOIN 3625700,62%
Adana
27°

AÇIK

16:18

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Bu kış daha kötü geçecek!
58 okunma

Bu kış daha kötü geçecek!

ABONE OL
04 Eylül 2022 18:48
Bu kış daha kötü geçecek!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sabah, mahalle sütçüsünün söylerken kıvrandığı “yeni zam” yapma düşüncesine, süt bidonu dolan kadından tepki geldi:
“Sustuk sustuk buramıza geldi! Haftada beş kilo alırken, iki kiloya düşürdüm! Bunu da alamazsam çocuklara ne diyeceğim?”
“Benim yapacağım bir şey” dedi.
Üreticinin girdi bedellerindeki “akılları zorlayan” artış kadar, sütçünün “ürünü” tüketiciye ulaştırıncaya değin elektrik/ akaryakıt/ araç masraflarını üst üste koyduğunuzda “sütün ederi” kabarıyor!
Sıtmaya çözüm aramak için salt sivrisineğe karşı durmak, sivrisineklere dönemsel ilaçlar uygulamak bilimsel olarak da açıklanıyor, sıtmaya karşı koymanın yolunun “bataklığı kurutmaktan” geçtiği biliyor!
Aynı mantıkla davranmak gerekiyor; sorun süt üreticisinde ya da sür satıcısında değil, sorun girdilerin büyümesi!
***
Mahalle sütçüsü, yalnız kaldığımızda “yılbaşından bu yana elektrik faturası üçe katladı, şu an bir ay gecikmeli yatırabiliyorum, gelecek ay ne olur bilmiyorum” dedi!
Üzerinde durulması gereken “sorun” bu, biliyor musunuz?
Süt satıcısı masrafları döndüremediği için “işi” bırakırsa, üretici toplayıcı bulamadığı için üretmekten vaz geçer/ süt hayvanını kesime gönderirse…
Hem “ne olur” demeyin, hem de “böyle bir olasılık var mı” diye de sormayın!
Ne mi olur? Sütü daha az sayıda hayvancı üretir, sütün ederi şimdikinden daha da yüksek olur, mevsimlik meyve/ sebzelerin birçoğu gibi evlere giremez olur!
“Olasılık” mı? Bunu biz şeker fabrikalarının “iktidarca” işbirlikçilerine peşkeş çekilmeyle birlikte hem pancar üreticisinin, hem de şeker tüketicisinin hangi ağlatılı duruma düştüğünü gördük; ederin beşe/ altıya katlanmasına tanık olduk!
***
En son, birkaç gün önce gerçekleşen elektrik/ doğalgaz zamlarıyla birlikte duydum, mahalle sütçüsünün büyüyen masraflardan yakınmasını…
Daha bu ne ki;
Şimdilik ısınmak için gereksinmeyen doğalgaz kombileri, havaların soğumasıyla birlikte açılacak, faturalar geçtiğimiz yıla göre “en az” birbuçuk kat artacak! Sanayiye gelen zamlar temel gereksinmelere yansıyacak! Mutfağa giren her ürün, karşılaşılan her ürünün ederi katlanacak!
“İktidar” bıkmadan/ usanmadan; yurttaşın ucundan/ köşesinde etkisini görmek bir yana dursun, her geçen gün ekmeğinden çalındığını görmüyor/ anlamıyor/ yaşamıyor gibi “büyümeden” söz ediyor!
Değişmeyen yineleme:
“Büyüdük! Kişi başı ulusal gelir 9500 dolar oldu!”
Emeğinizin çalındığını görmüyorsanız sevinin!
***
Şunu belleklerimize kazımamız gerek:
Eğer soluk aldırmadan zamlar yapılıyorsa, eğer en çok emekçiler/ emekliler/ dar gelirliler etkileniyorsa, eğer yeni vergiler çıkartılıyorsa, eğer cezalar artırılıyorsa, eğer yasaklar getiriliyorsa, eğer durduk yere gerekçeler üretiliyorsa…
İşler “iyi gitmiyor” demektir, duvara toslamamak için son şanslar deneniyor demektir!
Evlerde yüzde yirmi, sanayide yüzde elli olarak gerçekleşen zamma ilişkin Ticaret Bakanı Mehmet Muş, işin doğrusunu söylüyor.
Diyor ki:
” Bu artışlar, artık bütçenin imkanlarının daha fazla elvermediği için yansıtılmak durumunda kaldı. Bunun dışındaki yansıtılmak zorunda kalıyor. Bir de bu bütçe nereden oluşuyor onu da söyleyeyim. Bizim bir enerji kaynağımız yok, onu bütçeye kaynak oluşturmuyoruz. Dolayısıyla toplanan vergilerden oluşuyor bu bütçe” dedi!
Bakan Muş “bütçenin imkanlarının daha fazla elvermediği için yansıtılmak durumunda” kalındığını söylüyor!
Sözüm ona “büyüme/ şahlanma/ dünyayı zorlama” gibi sözlerin bir “yakıştırma/ hayal/ olanaksız” olduğunun altını çiziyor!
Ayrıca, “zamları” anımsatmış olmak için; bir kez daha/ açıkça “bütçenin, vergilerden oluştuğunu” gizleyemiyor Bakan Muş!
***
Kötü, hem de çok kötü yönetiliyoruz!
Bunca sıkıntıya karşın “iktidarın” elle tutulacak “ekonomi politikası” olmaması, “içeriden” gelen “kirli kokulara” çözüm üretememesi, yolsuzlukların üzerine gidememesi, adı karışanları korumaya çalışması, bu yurdun sevenlerinin sorunlarını “muhalefet” yaklaşımıyla ötelemesi, bankacılık sisteminin korkunç kazanç sağlamasına göz yumması…
Tüm bunlar kış aylarının “çok daha kötü” geçeceğini gösteriyor!
Lambalar yanmayacak, kombiler çalışmayacak, mahalle sütçüsü olmayacak; haberiniz var mı?


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.