DOLAR 15,4792 0.61%
EURO 16,1193 0.67%
ALTIN 901,680,27
BITCOIN 4681573,12%
Adana
22°

HAFİF YAĞMUR

20:21

AKŞAM'A KALAN SÜRE

ÇEKİLMİYOR YABANIN TAFRASI…KUTLU OLSUN YERLİ MALLAR HAFTASI…

ÇEKİLMİYOR YABANIN TAFRASI…KUTLU OLSUN YERLİ MALLAR HAFTASI…

ABONE OL
01 Şubat 2022 10:29
ÇEKİLMİYOR YABANIN TAFRASI…KUTLU OLSUN YERLİ MALLAR HAFTASI…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Önsözümüzdür:
12-18 ARALIK GÜNLERİ YERLİ MALLAR HAFTASI…
KALMASA DA KAPALI ÇARŞILARIMIZ’DA GERÇEK İPEK TAFTASI…
UNUTTURULSA DA BU HALKA SÜMERBANK MERİNOS KUMAŞI…
ARTIK HALK TOPLAYAMAZ OLSA DA TARLASINDAN SOFRASINA AŞI…
SATILSA DA YABANA ÜLKENİN TOPRAĞI, TAŞI…
EY HALKIM; SEN, SEN OL BİNDİĞİN DALI KESME!…
BEBENİ DE,GEBENİ, DE, DEDENİ DE; KENDİ SOFRANDAN BESLE !…
ATILMA YABANIN RENKLİ, YALAN DÜNYASI ÜRÜNLERİNE AÇGÖZLÜ BİR HEVESLE…
TİTRE, TİTRE; “EYVAH DOĞALGAZ KESİLİRSE SOĞUKTA NE YAPARIZ?” DÜŞÜNCESİYLE DEĞİL…
ŞÖYLE BİR BAK GEÇMİŞE, GERİYE DOĞRU EĞİL; KENDİ YAĞINLA KAVRULDUĞUN GÜNLERE DOĞRU…
TİTRE, TİTRE; RAMAZAN’DA BEKLEMEK İSTEMİYORSAN KİMSECİKLERDEN ZEKAT, FİTRE…
TİTRE, TİTRE, DÖN KENDİNE !…
DÖN TAŞINA, TOPRAĞINA !…
DÖN KARA TEZGAHLARDA ÜRETİLEN BEZİNE, DOKUMANA !…
DÖN BAĞINDAKİ ÜZÜME, ZEYTİNE, İNCİRE !…
DÖN KARASABAN BUĞDAYINA, EKİNİNE !…
KARABASANLAR BASMASIN UYKULARINI, ÜLKENİ, ULUSUNU DİYE; DÖN YERLİ MALINA, TÜRKÜN MALINA !…
VE ANMAKLA YETİNME; YERLİ MALLAR HAFTASINI…
ÇALIŞ, ÇABALA…
YALNIZCA İŞTE YALNIZCA BU AMAÇLA DÖN GERİYE;
YENİDEN DEĞER VER ÜLKENDE ÜRETMEYE, ÜLKENDE ÜRETİLENLERİ TÜKETMEYE YENİDEN BAŞLA!…
YAŞAM BOYU SÜRSÜN YERLİ MALLARININ SEFASI ŞU DÜNYA CENNETİ ÜLKENDE !…
EL AÇMADAN YABANA, GÜVEN TARLANDAKİ SABANA, DESTEK VER DAĞDAKİ ÇOBANA; KENDİ OLANAKLARINLA YAŞA!…
*Orta sözümüzdür:
Osmanlı’dan beri dokumacılıkla anılan, “Bulunmaz Bursa ipeği”ni Dünya’ya armağan eden Bursa’da dut ağaçları kesilmiş, Bursa ipekçiliği sentetik dokumacılığa yenilmiş, sun’i/yapay ipliklerle Bursa artık bir TEKSTİL kenti olmuştur.
Oysa Türkiye gibi bir ülke için olması gereken tarımsal üretime dayalı sanayileşmedir; hammaddesini dışarıdan almayıp, kendi üreten bir ülke olarak varolmaktır ki dutlukları kesilerek yapılaşmaya açılan, ATATÜRK’ün SÜMERBANK’ı, MERİNOS’u kapatılan bir ülkede olanaksızdır tarıma dayalı bir sanayileşmeyi gerçekleştirmek…
Dolayısıyla Bursa dokumaları, ipeklileri varken; “basma da fistan giyemem diye türküler söyleyen Bursalı’yı; Hintli’nin, Çinli’nin çaputlarına muhtaç etmek aklın alacağı işler değildir…
1950 sonrasında Marshall yardımıyla birlikte, NATO’ya giren ülkemize, tarımda makinalaşma bağlamında traktörün girmesinin ardından tarım ülkesi olarak tanımlanan Türkiye; sanayileşme dolayısıyla da gelişme özlemleriyle tarım alanlarını teker, teker yitirmeye başlamıştır. Kuşkusuz bu durum kimilerince gelişme sayılmış, sanayileşme ülke kalkınmasının önkoşulu olarak belirlenmiştir. Oysa bilinmektedir ki en verimli yatırım; toprağa ve insanın eğitimine yapılan yatırımdır. Bu düşüncenin tersi işleyen bir sürecin sonucunda da Ulu Önderimiz ATATÜRK’ün tanımlamasıyla bu ulusun efendisi köylü, köleliğe düşürülmüştür.
Ve sonsözümüzdür:
“Rusya doğalgazı keserse ?” diye; tir, tir titreyenlerin kulakları çınlasın ve YERLİ MALLAR HAFTASI KUTLU OLSUN diyedir sözlerimiz…
12366380_1105026949516912_7950727474919694136_nII. Dünya Savaşı yılları; yaşayanlar bilirler… HITLER; tüm Balkanlar’ı ezip geçip de, Trakya’dan Kuzey’e neden yöneliyor ?… Çünkü Alman Büyükelçisi Von PAPEN Türkiye’yi ve Türkler’i çok iyi tanıyor. HITLER’e; “Türkler’i askeri gücünüzle korkutamayacağınız gibi, açlıktan da öldüremezsiniz. Çünkü en az 10 yıllık buğdayları silolarında” diyor. İlerleyen yıllarda bizler “Yerli malı, yurdun malı; her Türk onu kullanmalı” ilkesiyle yetişiyoruz. Daha sonra Kıbrıs Barış harekatı ya da Türklük onurunun ve gücünün dosta, düşmana bir kez daha anımsatılışı… Ardından gelen ekonomik ambargolar ve o dönemde kendi yağımızla kavruluşumuz… Bir benzerini Türk Ulusu’nun BAĞIMSIZLIK SAVAŞI’nı verirken 1920’lerde yaşadığı gibi… Ve bir başka benzerini II. Dünya Savaşı yıllarında, 1940’larda yaşadığı gibi… Ve bugün de, bu ekonomik açmazlarımızdan çıkmak için, bir kez daha yaşamamız gerektiği gibi; KENDİ YAĞIMIZLA KAVRULMAK… Çünkü biz Türkler; Dünya cenneti bir ülkede yaşıyoruz. Doğal kaynaklarıyla, iklim koşullarıyla Tanrı/Doğa vermiş de vermiş… Ama bizler bu varlıklarımızı görmezden gelip, gözü çöplükte çapkınlar gibi, sürekli yabancı mallara özlem içindeyiz..
İç pazardaki malların fiyatlarını denetlemek için ithal ikamesine girişiyoruz, ardından yerli üretimimiz gerilemek şöyle dursun, bütünüyle pazardan siliniyor. İşte çikita muz ve neredeyse yok olan Anamur muzu örneği… İşte Amerikan pirinci ve Trakya’nın kuruyup giden çeltik fabrikaları…İşte tütüncülüğümüzün öldürülüşü, pazarımıza giren Japon ve Amerikan tütünleri… İşte kuş gribi bahanesiyle köy tavukçuluğunun bitirilişi… İşte Bursa zeytinciliği üzerine son yıllarda oynanan oyunlar… İşte açık süt içilmesin kampanyasıyla, dev şirketlerin Pazar payının artışı… Her şey; rahmetli Kemal SUNAL’ın “Küçük Bakkal, Süpermarkete Karşı” filminin öyküsü gibi… Sonuçta; küçük ve belki de orta ölçekteki işletmelere yaşam hakkı tanımama, uluslararası ya da ulus-ötesi Dünya devlerinin açık pazarı olma yolunda hızla yol alışımız…
Sözün özü, ulusal kimlik arayışlarında sapmaları olanlar için kullanılan, Orta Asya’dan atalarımızdan bir deyim bu ama; bu kez ekonomi bağlamında kullanılsa yerinde olacak gibi… İşte şöyle demek istiyorum: EY TÜRK ULUSU, TİTRE VE KENDİNE DÖN… Kendi kendine yeterli ekonomini yeniden canlandır, sanayileşme ve kentsel yerleşim alanlarına dönüştürerek topraklarını kirletme… Yerli malı kullanmanın erdeminden söz et yetişen çocuklarına… Ve üretmeden tüketmenin bir yanılgı olduğunu, sonuçta dışarıya avuç açmanın zorunluluk olacağını anlat… Ve de ÜRETİM TOPLUM MODELİ’ne ulaşmayı ilke edin, çok gelişmişlerin/sömürgenlerin açık pazarı olmayı değil…Yoksa bu karmaşık ortamda, düzen arayışlarındaki düzenbazların elinde; ekonomik bağımsızlığınla birlikte, ulusal bağımsızlığın da sözde kalacaktır.
Selma ERDAL

 


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.