DOLAR 8,8230-0.51%
EURO 10,3329-1%
ALTIN 496,46-0,51
BITCOIN 380691-1,22%
Adana
27°

AÇIK

05:25

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cennet Nedir, Nasıl Oluşmuştur? 

ABONE OL
23 Eylül 2014 22:35
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayatımızın her safhasında ‘cennet’ sözcüğünü duyarız ve söyleriz. Beklentimiz öldükten sonra oraya kavuşmaktır. Ölmeden cennete girmek, cennet hayatı yaşayabilmek kimsenin aklında gelmez.

 

Ehl-i ilim bildiğim bir zat, dünyada iken cennet yaşantısını kavramış olmalı ki, çevresindekilere cennetten bahseden ayetleri okumuş. Ehl-i ilim zat, çevresindekilere cennet hakkında konuşmuşsa, ya bozulmuş toplumda, yaşamı düzgün olanların o düzgünlüğü muhafaza etmelerini, ya da çok haktan mahrum edildiği hengamda umudunun kaybolmadığını belli etmek istemiştir.
Ehl-i ilim zatın okuduğu ayete bakalım: ”Allah, sadece, iman etmiş ve salih amel işlemiş olan kimseleri altından nehirler akan cennete koyar. Reddetmiş kimseler ise, mevcut durumdan faydalanırlar, davarlar gibi yerler. Halbuki ateş onlara konaktır”. (Muhammed: 12)
Bu ayetteki terimleri anlamaya çalışalım:
İman etmiş kimseler: (Ellezîne âmenû) Olumlu teklifler sunulduğunda, kabul edip hayra erişeceğine inanan kimselerdir. İnanan kimseler, sunan kişide yalan, dolan, üçkağıtçılık gibi hasletlerin olmadığını farketmişlerdir.
O zaman teklif sunan Hz. Muhammed’dir. Teklife inanma ne derece olmuştur biz bilmiyoruz.
Salih amel işleyen kimseler: (Amilü’s-salihat) Bunlar, davranışları olumlu olan, düzenli yaşamaya götürücü işler yapan kimselerdir.
Fert bazında oluşan iman ve işlenen salih amel, o ferdi mutlu ederse de, toplum bazında oluşup işlendiğinde, medeniyetin belirmesine sebep olur.
Mesela, ulaşım için kullanılan basit yolun geliştirilmesi…
Mesela, imkan bulunduğunda kullanılacak suyun arıtılıp leziz duruma getirilmesi…
Mesela, ağaçlandırma…
Mesela, gıdaların sağlıklı yaşama uygun üretilmesi…
Mesela, becerisi olanların araştırması, bulması, yaşamın güzelleşmesi için bulduklarını topluma sunması.
Mesela, kurallar konması, hukukun işletilmesi.
Bu tip amellerin sonucunda insanlar refaha kavuşacak, olumlu tekliflere getirilen iman ‘cennet’ şeklinde tezahür edecektir.
Cennetler: (Cennât) Yaşamın mutlu olduğu yerlerdir. Yaşamı sağlıklı devam ettirecek beslenme ortamıdır buraları. Buralarda ihtiyaçların temini kolaylaşmışır.
Altından ırmak akması: (Tecrî min tehtiha’l- enhâr) Toplumun konuşlandığı yer yüksektedir ki, aşağı tarafta doğal olarak nehir veya ırmak akar. Su pırıl pırıldır. Yıkan, iç ve kullan. O günlerde terim böyle anlaşılmıştır. İleriki zamanlarda, topluma kolaylıkla eriştirilen su yolları ve arkları olabilir bu. Günümüzde ise belediyelerin yol altına döşedikleri dağıtım sistemlerini hatıra getirir.
Reddeden kimseler: (Ellezîne keferû) Bunlar, toplum düzeni için sunulan olumlu teklifleri reddedenlerdir. Bunlar, ya düşünme melekesine sahip değillerdir, ya da kabul ettiklerinde, kendi uhdelerinde tuttukları çok nimetin ellerinden gideceğine endişe edenlerdir. Günümüzde örnekleri görülüyor.
Reddeden kimseler, yani kafirler, mevcut bozuk düzende ısrarcıdırlar. Bütün dertleri davar misali yemek, uygun yere gübrelemektir. Halbuki gübreleri davarlarınki gibi işe yarar değildir. İçinde bulundukları nimetlerin bir zaman sonra kaybolacağını da akıllarına getirmezler. Eksilmeyle karşılaştıklarında sadece kendilerini düşünürler, başkalarının istifadesini engelleyip zulme başlarlar. Halbuki bu, ateş oluşumunun başlangıcıdır.
Salih amel işlemeyi şiar edinenler bu tiplerden mutlaka uzaklaşmak isteyeceklerdir. Bu, yurttan kaçmayı veya kovulmayı getirir. Kim ne bilir ki, kaçanlar veya kovulanlar, belki nimet dolu beldeye yerleşirler. Kalanların ise, kendilerinden intikam alınacağı korkusundan başka taşıyacakları haslet yoktur.
Öyle olmamış mıdır, Hz. Muhammed’i ve O’na inananları Mekke’den kaçırttıklanda?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Ben ne yapayım ?

İbrahim Faik Bayav

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.