DOLAR 9,3186-0.15%
EURO 10,86290.08%
ALTIN 532,330,49
BITCOIN 5825002,57%
Adana
27°

AÇIK

15:55

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Çukurovanın Soy Ağacı

Çukurovanın Soy Ağacı

ABONE OL
04 Ekim 2016 12:41
Çukurovanın Soy Ağacı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Yazar Cezmi Yurtsever
Pazartesi, 24 Mart 2008
   -Aytaç Durak’ın atalarnın Ermeni dönmesi olduğu görüşlerinin açıklamamı  isteyenlere tepki olarak sürdürdüm aşiret ve aile kökenleri araştırmasını.    -Kanuni’nin 1530 tarihli “Kovan vergisi” aldığı tapu defterini çözerek yüzlerce aşiret ve binlerce ailenin kökenlerini ortaya çıkardım.    -Çukurova Türkmenleri kitabı ile Batı’nın etnik kompozisyonu’na bakışını sorgulamak ve eleştirmek istedim. Öncelikle Çukurova tarihinde aşiretler ve ailelerin soy ağaçları hakkında bilgiler elde etmek istediğimde önümde aşılmaz gibi görünen engeller çıktı. 1970’li yıllarda Osmanlı Arşivinde sürdürdüğüm araştırmalar esnasında 1500’lü yıllarda tutulmuş Tapu-Tahrir defterlerini bulmuştum. Bunlar içinde 998 no’lu ve 1530 yılına ait olanı Adana ve Maraş eyaletlerindeki sancaklarda yaşayanlar hakkında ayrıntılı bilgiler veriyordu. Şehir ve köylerde yaşayanlara reaya deniliyordu ki “halk” anlamına gelen… Yaylak ve kışlak arasında dolaşan göçebeler ise taife, cemaat gibi gruplara ayrılmıştı. Taifenin anlamı “oymak”, cemaatın karşılığı “oba” demekti.     Kendi kasabam olan Kadirli’nin isminin “Karsı Maraş” olduğunu öğrenmiştim.Şehirde 19 mahalle vardı. Bu mahallelerin isimleri de zamanla ortadan kalkmıştı. Sonraki yüzyıllarda Kars-ı Maraş  şehri aşiret saldırıları ile ortadan kalkmış,  1865 yılında Fırka-i Islahiye reformu sonrasında “Kars-ı zülkadriyye” adını almıştı. Kendi ailemin dayandığı topluluğu aradım ama bulamadım. Ama Kadirli tapu dairesinde bulunan Rumi-1288 (miladi-1872) tarihli Halep Tapu defterleri ile Askerlik Şubesindeki kur’a defterlerinde cephelere giden askerlerin sülale isimlerini buldum.     Adana şehrine gelince… 1530 yılında tutulan defterde Adana şehir merkezi ve kaza ve köylerde yaşayanların yaşadığı yerlerin listesi verilmişti. Karaisalı kazasında yaşayanları inceledim, Durak ailesinin yaşadığı Maraşlı Çömelek köyünün kurucularının “Bulgar taifesine (oymağına)” bağlı oldukları açıklanıyordu. Aynı defterde Karaisalı yöresine yerleşerek yurt tutan çok sayıda Bulgar adını taşıyan obaların varlığı ortaya çıktı.  Zaten  Durak ailesinin Karaisalı’da güçlenmesi de aynı yörede derebey/ayan durumunda olan menemenci beylerinin İstanbul’a sürgün olmalarından sonra gerçekleşmişti. Durak Veli, 1880 ve 90’lı yıllarda Karaisalı’nın önde gelen arazi sahibini zengin bir insanı idi.  Durak ailesinin kökenleri hakkında araştırmalar yaptığım sırada  bazı şahıslar benimle görüşerek  Aytaç DURAK’ın atalarının “Ermeni dönmesi ve Fransız işbirlikçisi olduklarını” açıklamamı istediler. Hatta böylesi bir açıklama karşılığında para bile teklif ettiler.Bir insanı tarihi gerçekleri tersyüz ederek soyundan dolayı suçlamak ne kadar ahlaki olurdu!… Kabul etmedim.Sonradan Adana Müzesi kütüphanesinde bulunan Adana valisi Abdurrahman Paşa’nın Adana şehir mahallerinde yaşayan insanların soy defterini buldum. 1750 yılına ait defterde Adanalı köklü ailelerin geçmişleri hakkında bilgilere yer veriliyordu.     Saimbeyli’de kurtuluş savaşını yaşamış insanların hatıralarını belgeleme çalışmaları esnasında 90 yaşına merdiven dayamış sayın Mehmet Baykal ile görüşmemiz esnasında Erbakan ailesinin kökenleri hakkında bilgiler elde ettim. “Kozanoğulları’nın değirmen kahyalığını yapan Nazırzadeler ailesi 1865 yılında Konya taraflarına sürgüne gönderildi. Aynı aile soy ismini Erbakan olarak değiştirdi. Erbakan’ın ataları Saimbeyli’den gitmedir” demişti, ki anlatılanlar belgeler ile örtüşüyordu.     Yine 2003 yılında Kozan’da iken Kaymakamlık’ta internette dolaşan Devlet Bahçeli ve Kozanlı Çamurdanlı ailelerinin Ermeni dönmesi olduğunu iddia eden bir dosyayı gördüm. Bunun üzerine Çamurdanlı ailesine ait olduğu iddia edilen Çamurdanlı kilisesi’nin bulunduğu yerde araştırmalar yaptım. Tarla içinde harabelik bir yer vardı. Ancak kilise harabesi değil. Hristiyanlıktan öncesine ait kervan durak yeri/menzil olduğunu gösterir tarihi bir harabe buldum. Ancak Osmanlı’nın son döneminde 1879’li yıllarda aynı araziye tapu belgesi veren Osmanlı memurları karşılarında gördükleri narabeyi kiliseye benzeterek “Çamurdanlı’nın kiskesi (kilisesi)” sözlerini yazmışlardı. Kozan’da Çamurdanlı ailesini sevmeyen kişiler suçlayıcı söz olarak “Çamurdanlı’nın kilisesi’nin tapu kaydı var, onlar ermeni dönmesidir” açıklamalarına yer verdiler. Halbuki Çamurdanlı ailesi, milli mücadelede büyük hizmetler veren istiklal madalyası alanlara sahip köklü bir aile idi.     Devlet Bahçeli’nin atalarının ermeni dönmesi olduğu düşüncesini yerinde araştırmalar yapmak üzere Osmaniye’nin Bahçe ilçesine gittim. Tarihi mezarlık içinde iki küçük kubbeli mezar gördüm. Ve yanı başında Osmanlıca yazılı mezartaşı vardı. Araştırınca mezar taşının “Hanedanı kadimden Abdülfettahoğullarından Ağca Bey’e ait olduğunu” öğrendim. Küçük türbelerde yatanların ise isimlerini Ahmet ve Mehmet olarak tespit ettim. Ahmet ve Mehmet, kervanların yol güvenliğini sağlayamamaktan sorumlu tutularak 1856 yılında idam edilmişlerdi. Özetle Devlet Bahçeli’nin ataları Ermeni dönmesi değil, köklü bir Türk ailesine mensuptu.  Ama idam olayı da gerçekti.     Çukurovalı aşiretler ve ailelerin köklerini araştırma çalışmalarım yıllardır sürdü. Tarihi belgeler ile birlikte yaşayan insanlardan da sözlü bilgiler aldım. Bütün bilgi ve belgeleri derleyerek yazdım, Çukurova Türkmenleri kitabını…her ne kadar kulağıma fısıldanan kökenlerle ilgili bilgiler art niyetli olsa da…

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.