DOLAR 18,6443 0.02%
EURO 19,4227 -0.04%
ALTIN 1.051,02-0,01
BITCOIN 306637-0,40%
Adana
16°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Cumhuriyet Döneminde Vergi Sistemi

Cumhuriyet Döneminde Vergi Sistemi

ABONE OL
05 Kasım 2022 17:27
Cumhuriyet Döneminde Vergi Sistemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Devlet, ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşmak amacıyla, mali araçları kullanarak ekonomik hayata müdahalelerde bulunmakta, maliye politikası da bu müdahaleleri incelemektedir. Söz konusu olan mali araçların en önemlisi ise vergiler olmaktadır.
Liberal ekonomistler devletin ekonomik hayata müdahale etmemesi gerektiğini savunurken, 1929 dünya ekonomik krizi devletin ekonomiye müdahalesini zorunlu hale getirmiş, bunun etkileri ülkemizde de hissedilmiştir. Farklı bir ifadeyle ülke içi
gelişmelerin yanında, dış dünyada meydana gelen değişiklikler de ülkemiz ekonomisinin seyrinde önemli değişikliklere neden olmuştur. Nitekim yabancı sermayenin ülke çıkarlarına hareket etmemesi, özel teşebbüsün kamu çıkarlarını çiğnemesi, artan gümrük gelirlerinin devletin iktisadi müdahale imkanlarını artırması, askeri savunma ihtiyacı ve büyük buhranın patlak vermesi nedeniyle 1930-1939 yılları korumacı-devletçi sanayileşme dönemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

1930-1939 döneminde uygulanan ekonomik politikaya devletçilik ilkesi hakim olurken, vergi politikasında da gelişmeler yaşanmış; aşarın kaldırılmasıyla azalan kamu gelirlerinin artırılması yolları aranmıştır. Dönem içerisinde vergi politikası,
iktisadi gelişmeyle ilgili kamu hizmetlerinin finansmanı için kaynak sağlamak amacına yönelmiş, gelir sağlama anlayışının zorunlu ve hakim olması, sistemli ve bilimsel bir vergi reformuna gidilmesini engellemiştir. Zira, mevcut vergilerde
yapılan değişiklikler ve yeni getirilen vergiler, bir vergiyle toplanamayan gelirin başka bir vergiyle toplanmaya çalışıldığını göstermektedir. Yeni getirilen vergiler özellikle ücretlilere yüklenilmiştir.

Bu çalışmada amacımız 1930-1939 döneminde izlenen vergi politikasının incelenmesidir. Bu çerçevede vergi sistemindeki değişiklikler, vergi gelirlerinin dağılımı ve vergi yükünde meydana gelen değişiklikler ortaya konulacak; vergi gelirleri içerisindeki önemi dolayısıyla gümrük vergileri ve iktisadi gelişme politikasına etkilerinden dolayı tarım sektörü ve özellikle yeni getirilen vergilerden etkilenen kesim olarak ücretlilerin durumu sergilenecektir.

1. 1930-1939 Döneminde İzlenen Politikalar

Dünya ekonomisinin gelişimi, ülkemiz ekonomisinin gelişiminde de rol oynamaktadır. 1929 Dünya ekonomik krizi, dünyada bu tarihten sonra uygulanacak ekonomi politikalarının değişimine neden olmuştur. 1930’lu yıllarda hükümet tarafından devlet işletmeciliği yeniden örgütlenerek yerli burjuvazinin dış rekabete karşı korunduğu kapalı bir ekonomik yapı oluşturma yoluna gidilmiştir (Küçük, 1985: 2004).

1930-1939 dönemi, dünya ekonomisinin büyük buhran içinde sürüklenirken, Türkiye ekonomisinin dışa kapanarak ve devlet eliyle bir milli sanayileşme denemesine girdiği ve bu denemenin ana hatlarıyla başarılı olduğu bir dönem olmuştur (Boratav, 1993: 45). Bu açıdan 1930-1939 döneminde uygulanan ekonomik politikaya devletçilik ilkesinin hakim olduğu belirtilebilir. Ancak, bu devletçilik, sosyalizm anlamında bir ideoloji değil; milli ekonominin gerekleri, ülkenin hızla kalkınması ve sanayileşmesi ihtiyacıyla sınırlı olan ve özel teşebbüsün tam güvenlik ve istikrar içinde varlığını sürdürebilmesini de gerekli gören bir devletçiliktir (Öner, 1981: 104). 1930’lu yıllarda hakim olan devletçilik, genel olarak devlet işletmeciliğini de zorunlu bir unsur olarak gören müdahaleci bir iktisat politikası anlamında kullanılmıştır . Devletçilik, bir iktisat politikası anlamına gelmekle birlikte; zaman zaman bir iktisadi politika olarak değil, bir iktisadi ve toplumsal sistem olarak yorumlanmıştır.

1920’lerin sonunda tarımsal ve sınai fiyatlar arasındaki oranın sonuncular lehine değişmesiyle ticaret hadlerinin düşmesi ve yerli hammaddeleri işleyerek ülkenin bazı mamulleri ithal zorunluluğundan kurtaracak sanayinin bir an evvel kurulması
gereksinimi devletçilik ilkesinin kabulünde etkili olmuştur. Özel sektör gereken sermaye ve tecrübeye sahip olmadığından ve bu sanayii oluşturmasına imkan görülmediğinden devletçilik ilkesi benimsenmiştir (Yaşa vd., 1980: 82). Devletçiliğe geçiş nedenleri arasında yabancı sermayenin ülkenin iktisadi çıkarlarına uygun faaliyet göstermemesi, özel teşebbüsün kısa dönemli karlar uğruna uzun dönemli kamu çıkarlarını çiğnemesi, 1929’da Lozan Andlaşması’nın sınırlamalarının sona ermesiyle artan gümrük gelirlerinin devletin iktisadi müdahale imkanlarını artırması, büyük buhranın patlak vermesi ve etkilerinin ülkemizde hissedilmesi de etken olmuştur (Boratav, 1982: 97-100). Devletçiliğin kabulünde etkili olan nedenlerden biri de, askeri savunmayla ilgili doğrudan ve dolaylı malları üretecek sanayi bazının oluşturulması olarak karşımıza çıkmaktadır (Kuyucuklu, 1986: 187).

Dönem içinde 1930-1931 yılları salt korumacı önlemlerle yetinilen, iç ekonomiye dönük müdahale önlemlerinin alınmadığı, ancak dış ticaret ve kambiyo rejimlerinin denetlendiği, 1932 yılı devletçi uygulamalara ani bir geçişi temsil eden, 1933-1939 yılları devletçiliğin rayına oturduğu yıllardır (Boratav, 1993: 51).

Yukarıda açıklandığı üzere amacımız, vergi sistemindeki değişikliklerin, vergi gelirlerinin dağılımının ve vergi yükünde meydana gelen değişikliklerin ortaya konularak; tarım sektörü ve ücretlilerin durumunun sergilenmesidir. Bu çerçevede
GSYİH’nin sektörel dağılımının incelenmesi yararlı olacaktır. 1930-1939 döneminde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) içinde sektörlerin paylarında önemli gelişmeler olmuştur.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.