Cüneyt Arkın: “Mehmetçiğin hakkını ödeyemeyiz”

Cüneyt Arkın: “Mehmetçiğin hakkını ödeyemeyiz”

Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Cüneyt Arkın, Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin, “Mehmetçik var ya her şeye layık. Bu çocukların haklarını ödeyemeyiz” dedi.

Üsküdar Belediyesince düzenlenen “Pelin Çift ile Yeşilçam Söyleşileri” programının bu ayki konuğu Cüneyt Arkın oldu.

Ünlü Yeşilçam oyuncusu Cüneyt Arkın, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, hayatının bilinmeyen yönlerini ve sinema dünyasında yaşadıklarını anlattı.

Hatıralarıyla seyircileri bol bol güldüren Arkın, “Bir gün Londra’da birini gördüm, ‘Sen Türk müsün?’ dedim. ‘Nereden bildin abi?’ dedi. ‘Türk güzel bakar, yüreğinin güzellikleriyle, iyilik dolu bakar’ dedim, tıpkı sizin bakışlarınız gibi.” diye konuştu.

“ONLAR HER ŞEYE LAYIK”

Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin de açıklamalarda bulunan Arkın şöyle konuştu:

“Mehmetçik var ya her şeye layık. Bu çocukların haklarını ödeyemeyiz. Evlerimizde rahat rahat televizyon seyrediyorsak o çocuklar gencecik hayatlarını feda ettikleri için. Benden genç olabilirler ama onların ellerinden öpüyorum. O anneler ne aslanlar, ne yiğitler yetiştirmiş. O mübarek şefkatiniz merhametiniz yok mu? Biz sizin yüzünüzden yaşıyoruz. Türk annelerinin sevgisi bütün dünyaya yeter. O Türk anneleri ne dertler çeker ses çıkarmazlar. Onların ellerinden öpmek lazım.”



“YÜRÜYORUM AMA UÇAMIYORUM”

Arkın, Pelin Çift’in sağlık durumuyla alakalı sorusuna, “Yürüyemiyordum, fizik tedavi oldum. Şimdi yürüyorum ama uçamıyorum.” şeklinde cevap verdi.

Filmlerinde hiç dublör kullanmayan Cüneyt Arkın, “Neden kullanayım ki? Ben kendim yaparım. Neden bu güzel halkımı aldatayım? Başkası benim yerime tehlikeye girecek, atlayacak, bana yakışır mı?” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kozan’da Defineciler Binlerce Yıllık Kültürel Varlıkları Talan Ettiler

Arkın, hareketli filmler çekmeye “Karaoğlan”la başladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Medrano Sirki geldi İstanbul’a, ben oraya girdim. Benim sanatçı olduğumu bilmiyorlar. Havluları taşıttırıyorlar, yerleri sildiriyorlar, çay kahve getirtiyorlar. O sirkte ne yapılıyorsa yavaş yavaş öğrenmeye başladım. Sonra bir gün onlar Taksim’de dolaşırken benim bir afişimi görüyorlar. Akşam bana bir saygı, benim havlumu onlar taşımaya başladı. Yetmedi Kazak Sirki geldi orada da atlı aksiyon sahnelerini öğrendim. Altı yıl karate çalıştım, siyah kuşak oldum. Bunların hepsini aldım ve sinemaya uyguladım. Yani kolay olmuyor, iki tane güzel laf edeyim, saçlarım bozulmasın derseniz kalıcı olmaz.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın