Deccal, Mehdi, Şeytan ve Kıyamet 

Deccal, Mehdi, Şeytan ve Kıyamet 

Soruldu: Kendi başına bırakılabilir mi bu dünya? Soran, dindar kesimden biri olduğundan dünyanın insanlarını kast etti galiba. İnsanoğlu başıboş bırakılmayacak uyarısı Kur’an’da var çünkü.

Şeytana verilen süre de hatırlatıldı. Hatırlatan kişi Kur’an mealcilerinden duymuş ezberlemiş olmalı. Ona verilecek süreyi de belirtiyor çünkü Kur’an: Kıyamete kadar.

Bugün bazı kimseler dünyanın muhtelif yerlerindeki kıyamet sahnelerini duyduklarından, aynı sahnenin Türkiye’de de oluşacağını hissediyorlar. Arkadaş da, heyecanlanmış, ‘kıyam-et’ başlıklı yazısıyla kıyametin daha çabuk gelmesini ister durumuna gelivermiş. Ama kıyametin ne için oluşacağını idrak edememiş zavallı Arkadaş.

Kıyamet kıyam etmekle, ya da kıyam ettirilmekle oluşur elbette. Kıyam etmeye çağırış, uğranılan zulüm ortamından kurtulmak için ise, kıyam edenlere sessiz kalınabilir. Ama tasvip edilmez. Kıyama kalkıştırma, insana mutlaka zarar vermeyi arzulayan şeytanın arzusundandır.

Eğer kıyamet hissedilecek kadar yakınlaşmışsa, şeytan devreye girmiş demektir. Şeytanın adımlarına ayak uydurmayın Kur’an emrine (Nur: 21) muhatap olanlar, şeytanın zararından uzak kalmak için Rahman’a sığınmaya çalışırlar. Muhatap olamayanlar ise… Vah ki vah!..

Şeytan önce topluma zulüm yaptırır kendinde güç gören bazılarına. Ama bundan önce deccal aktif rol oynar. Hoş ve renkli olan ama elem getirici olan davranışları alt tabakadan üst tabakaya kadar her kesime empoze eder. Bu, dünyalık edinme meraklılarına zulüm etme fırsatı çıkarır. Ve zulümler başlar. Sonra zulme uğrayanların sabırsızlarına, kıyama kalk dürtüsü verir şeytan. Ateş, yıkım ve kan bir anda toplumu sarar. Belki toplumları sarar. O hengamda şeytan yavaşça uzaklaşmaya başlar. ‘Hey!.. Nereye?.. diye feryad duyulur kıyamcılardan. Şeytan tebessüm ederken, ”Ben sizin göremediğinizi görüyorum; Allah’ın azabı şiddetlidir” cevabını verir. (Enfal: 48)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Kur’an’dan değil de hadis külliyatından kendilerine yol çizmeye çalışanlar, nefislerine yenik düşenlerdir. Külliyatta zıt anlamlı metinlerle karşılaştıklarından hadis gerçeklerini çarpıtmaktan kurtulamazlar. Hakka göre değil arzularına göre hüküm çıkarmaya çalışırlar.

Kıyametin bazı işaretlerinin olacağını hadis külliyatından ezberlemişlerdir bu kimseler. Mesela; deccal çıkacak, toplumları azdıracak ifadeleri vardır hadis külliyatında. Mehdi gelecek, deccalı öldürüp toplumda adaleti sağlayacak müjdesi de vardır. Dar kafalılar, üst makamlarda bulunan beğenmedikleri kişiyi deccal görür, zevklerine hitap edip etkili olanı da mehdi konumuna getirirler. Bu duruma kenarda duran şeytan kıs kıs gülmeye başlamıştır. İnsanı düşman bilen şeytana fırsat çıkar. Aklıyla değil de nefsiyle tavır alanlara usulca yaklaşıp üflemeye başlar. Üflemesi şöyledir: Haydin dindarlar, zulme son verme, zalimlere haddini bildirme vaktidir. İstenen olur; kıyama kalkılır; kıyamet gerçekleşir. Burdan öteye cennet ve cehennem alanlarının planları beklenmediği halde oluşur.

Zamanımızı ‘mehdiyet’ zamanı bellemiş birileri. Eğer zaman mehdiyet zamanı ise, mehdinin görevi mazlum insanlara zulümlerden çıkaracak yolu göstermektir. Aynen Hz. Muhammed’in gösterdiği gibi. Toplum veya toplumlar bu zaman içinde zulümle çevrelenmiş olmalılar. Aynen ‘cahiliye devri’ denen Mekke karanılığı gibi. Bir çok meşru hakkı gasp edilmiş olmalı o toplumdaki insanların, iğrençlikler meşru edilmiş olmalı. Saltanata konma ya da saltanatta kalma hırsı, makam edinmek isteyenlere her tür yalanı mubah ettirmiştir çünkü.

Hak alma, insanları kıyama özendirmeyle olmaz. Çünkü kıyam ile bu zamanda netice alınmaz. Aklı olanlar Gazze’ye baksınlar. Küçücük bir kıyam hareketi, masumların telefine sebep olurken, beldeyi harabeye çeviriyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Mehdi, Allah elçilerinin yolunda bulunandır; yalana da yalan söyleyene de taraftar olmayandır. İlk uyarıları mutlaka yönetimdekileredir mehdinin. İcranın kanunlar çerçevesinde olmasını ister. Mesleği itidaldir. Daima hak olanı söyler. Mazlumlara sabrı tavsiye eder. Aklı başında olanlar buna uyacaklardır; akılları nefislerinde olanlar ise hasaret içine düşeceklerdir. Yani şeytanın arzusunu gerçekleştireceklerdir.

Zamanın mehdiyet zamanı olduğunu söyleyenlere diyeyim: Mehdiyet makamının reçetesinin ‘Asr Suresi’ olduğu idrak edildi mi?

İbrahim Faik Bayav

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın