KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Deniz Feneri/Nükte

Deniz Feneri/Nükte

Kanada’dan hareket eden demir cevheri yüklü gemi, Süveyş’ten geçmiş, Kızıldeniz’de yol alıyordu. Gemiye seyir yaptıran şirket Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı olduğu halde, geminin direğine Türk bayrağı layık görülmemiş, onun yerine, masrafı daha hesaplı sanılan bir başka devletin bayrağını çekilmişti.

Hava iyice kararmış, sancak tarafından gözlenen sahil görünmez olmuştu. Gemi ise gayet yavaş yol alıyordu.

Kaptan;

”Somali açıklarında gidiyoruz arkadaşlar!” diyerek anons etti. ”Caluula Burnu’nu geçtik mi, Hint Okyanusu’na açılacağız!”

Biraz zaman geçmişti ki gemi, içindekilerle beraber sarsıntı geçirdi. Mürettebat telaşla koşuşturmaya başladı. Burun tarafından aşağı tutulan ışıklardan geminin sığ yere takıldığı anlaşıldı.

Bir başka sarsıcı olay daha gördü mürettebat. İki taraftan gemiye çıkan adamların varlığıyla şaşırıp kaldı. Daha önce varlığını duydukları korsanlarla, demek ki yüz yüze geleceklerdi.

Kaptan, hışımla kamarasından çıktı. Gözlerini karanlığa yönlendirip arayış içinde olurken;

”Allah kahretsin! Bu sahillerde denizfeneri yok muydu ya!” diye bağırdı.




Korsanlar, kısa zamanda gemiye girme işini tamamlamışlar, kaptan köşküne doğru hızlı adımlarla yürümeye başlamışlardı.

Korsanbaşı, Kaptan’ın bağırışını duydu. Biraz muziplik olsun diye;

”Vardı ama ışığını kapadık Kaptan Efendi!” diyerek karşılık verdi. ”Zaman değişti. Deniz feneri bu aralar, az kere size çalışırsa, çok kere de bize çalışıyor!”

İbrahim Faik Bayav

(6 Kasım 2008)

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın