DOLAR 17,2350 1.48%
EURO 17,5800 0.56%
ALTIN 976,461,43
BITCOIN 3468523,61%
Adana
31°

AZ BULUTLU

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Dev Uyanıyor
88 okunma

Dev Uyanıyor

ABONE OL
27 Temmuz 2015 22:16
Dev Uyanıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Walker Martin

Kitabin Adi Dev Uyaniyor
Kitabin Yazari Martin WALKER
Yayinevi ve Adresi Altin Kitaplar
Basim Yili 2000

KITABIN ÖZETI

Dev uyaniyor adli kitabin yazari Martin Walker, Oxford’da tarih bölümünde egitim görmüs daha sonra Harvard Üniversitesi’nde uluslararasi iliskiler konusunda çalismalar yapmis, böylece Sovyetler Birligi hakkinda yeterli bir bilgiye sahip olmustur. Egitimin tamamladiktan sonra The Guardian adli gazetede is hayatina atilarak, 1984 yilinda çalistigi gazete tarafindan Moskova muhabirligine getirilmistir.

Kitabin giris bölümünde, Martin Walker’in ailesiyle tasinma süreci, burada yabancilara nasil davranildigi, karsilastiklari zorluklar ve Ruslar’in yasamlari hakkinda kesitler vermistir. Bunlardan kisaca bahsetmek gerekirse, yurtdisindan Rusya’ya çalismak için gelen ailelerin hemen hepsinin basina gizli bir memur vererek gözlem altinda tutmanin Rus yönetiminin baslica bir prosedürü oldugunu görüyoruz. Ikamet eden ailelerin hareketlerini ya da bir yere gitmelerini, direk olarak gerekli mercilere bildirmenin bu gizli memurlarin baslica görevleri arasinda yer aliyor. Moskova disina çikabilmek için ise; ailelerin Disisleri Bakanligindan herhangi bir izin almalari gerekmemektedir. Fakat ailelerin iki gün önceden yetkili kurumlara bu seyahat hakkinda bilgi verme zorunlulugu bulunmaktadir. Rus hükümeti ailenin gidecegi güzergaha göre bir yol çikartarak ve buna göre de belirli noktalara trafik kontrolleri yerlestirerek aileyi gözlem altinda tutuyor. Görüldügü üzere yabanci dahi olsaniz Rusya’da yasamanin ne denli zor oldugu gerçegiyle karsilasiyoruz.

Yabanci bir aile Sovyet standartlarina göre daha iyi bir yasam sürmektedir. Rus ailelere daha büyük ve lüks evlerde yasamak, istedigi gibi alisveris yapma imkanlarina sahip olduklarini görüyoruz. Saglik bakimindan ise yabancilarin kullanacagi özel hastaneler bulunmakta ayrica ilaç bulma bakimindan bir sikinti çekmemektedirler.

Bir diger dikkatimizi çeken nokta geçmis yillarda ve yazarin Moskova’ya gittigi yillarda Sovyetler Birligi kapali bir kutu oldugundan dolayi, ziyaret ve ikamet eden yabancilara Rus hükümetini halkinin iyi bir yasam sürdügü izlenimini verme konusunda bir çabalari oldugu gözden kaçmiyor. Bunu için de gelen yabancilara lüks semtlerden ev vermeye özen gösteriyorlar. Fakat diger semtlere, kasabalara ve köylere bakildigi zaman ne halkin ne denli bir perisanlik çektigini görmek zor degil. Buradan çikardigim sonuç halkin çok çok az bir kesimini olusturdugu elit bir tabakayi (Ruslar bunu “vilasti” olarak adlandiriyor) kullanarak, halkin iyi bir yasam sürdügü izlenimi vermektir. Fakat tatil için degil de, is için gelen yabancilar tarafindan (uzun süre kaldiklarindan) bu rahat yasamin basli basina bir yalan oldugunun kesfedilmesi kaçinilmazdir.

Sovyet vatandaslarinin o zamanlarda çok zor kosullarda yasadigini kabul etmek gerekir. Kisaca bahsetmek gerekirse köylülerin sefalet içinde oldugunu, istedigi çesit yiyecekleri bulamadiklarini, bunda dolayi da yeni nesillerin son derece sagliksiz yetistigi gerçegi ile karsilasiyoruz. Sehirde yasayan halkin tek eglence kaynagi ise sinemadir. Bunun haricinde siradan halkin baska bir mesgaleye (içki hariç) sahip olmadiklarini görüyoruz. Kitap seçimlerinde bile ancak devletin tasvip ettigi yayinlari okuyabilme lüksleri bulunmaktadir. Restoranlarin bir çogunun devlet tarafindan isletildigi böylece gereken kaliteye sahip olmadigi notunu da düsmek lazim. Buna ek olarak batili ülkelerde kolayca bulunan blue-jean, kaset, plak ve video gibi mallarin kara borsa hariç Rusya’da bulmak imkansiz.

Yukarida anlattiklarimi göz önüne alarak, Sovyet halkinin ne denli lüks ve rahat bir yasam sürdüklerini görmenin gözlerden kaçmayacagina inaniyorum.

Ben burada birkaç önemli noktadan bahsedecegim. Öncelikle Stalin’in basa geçtikten sonra kendini kabul ettirebilmek ve sistemi uygulamaya devam ettirebilmek için kiyimlar yaptirdigina deginiyor yazarimiz. Birkaç örnek vermek gerekirse, Stalin zamaninda tam 18,840,000 kisinin tutuklandigi dikkatimizi çekiyor. Yazarin iddiasina göre bu 18,840,000 kisiden 7,000,000’u hapishanede öldürülmüs geri kalanlar ise kamplara gönderilmis. Yazarin bir baska çok önemli iddiasi ise Stalin kurbanlarinin sayisi Hitler’inkinden çok daha fazla oldugudur.

Krusçev zamaninda ise daha çok kiliselerin ve din okullarinin kapatildigi dikkatimizi çekiyor. Buna ek olarak da tarihi bir çok eserin yikildigini görüyoruz.

Sonuç olarak geçmiste cevaplanmasi gereken bir çok soru varken Sovyet yönetimi gelecegini çizemiyor, geçmise gebe kaliyordu.

Tarihte yasanmis en büyük felaketlerden biri olan Çernobil, Sovyetlere ve etrafindaki komsularina korku salmistir. Sovyet tarafindan inceleyecek olursak, facianin basta ne denli ciddi oldugunu anlamak bin hayli zordu, çünkü böyle bir olayla daha önce hiç karsilasmamisti. Dolayisiyla ne Çernobil’de çalisan insanlar (üst düzey hariç) ne de çevrede yasayan halk karsilastiklari durumun farkinda degillerdi. Buna bir de yöntemin örtbas etme politikasi eklenince felaket çok daha ciddi boyutlara ulasmistir.

Sovyet yönetimi halki panige sokmamak ve buna ek olarak çeliskili bilgilerin gelmesi Moskova’yi zor durumda birakiyordu. Bunlarin sonucu olarak da Sovyet yönetimi bu faciaya çok geç tepki verebilmistir.

Son bölümde de yazarin vurgulamak istedigi nokta Sovyetlerin her zaman içine kapanik olmasindan dolayi batinin Sovyetleri yeterince tanimiyor olmasidir. Gorbaçov ile bu aksaklik giderilmeye baslanmistir. Sovyetlerin son derece büyük kaynaklara sahip olmasina ragmen senelerce bu kaynaklari verimli kullanamamasi en büyük handikabi olarak gözükmektedir. Yazarin inancina göre gerçeklesen rejim degisikligi ile yeni kurulan ülke bu kaynaklanin daha etkili ye verimli kullanmaya baslayacaklardir.

Bana göre Sovyetlerin en büyük zaafi ekonomisidir. Ekonomisini sadece kendi sinirlari içinde tutarak kendilerini felakete sürüklemislerdir. Bunu yavas yavas anlamaya baslayan bati Sovyetlerin bu zayif noktasindan yararlanmistir. Söyle ki Reagan’in gerçeklestirmekte kararli oldugu “Yildiz Savaslari” projesi de bir ölçüde zayif olan Sovyet ekonomisini daha da zayiflatmak amaci gütmüstür.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.