DOLAR 17,9685 0.17%
EURO 18,3269 -0.44%
ALTIN 1.026,62-1,21
BITCOIN 431934-1,81%
Adana
32°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:03

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Devşirme Yobazlar
89 okunma

Devşirme Yobazlar

ABONE OL
07 Mayıs 2016 15:52
Devşirme Yobazlar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yıl 1921, aylardan Şubat…
Yüzbaşı Sinan Bey komutasındaki 15-20 atlı, İzmir”in 40 kilometre kuzeyinde bulunan Sarıca Köyü”ne vardıklarında şafak söküyordu. Günlerdir yoldaydılar, ne mideleri sıcak yemek, ne sırtları yumuşak döşek görmüştü. Yorgundular, içlerinden bazıları yaralıydı, atlarının nalları düşmüş, tırnakları yarılmıştı.
Sinan Bey köy meydanında atından indi ve kendilerine yanaşan birkaç köylüye, köyün muhtarıyla görüşmek istediğini söyledi. Karınlarını bir parça doyurup atlarının bakımını yaptıktan sonra tekrar yola çıkacaklardı. Muhtarın yardımcı olabileceğini düşünmüştü.
Kısa bir bekleyişten sonra köy birden hareketlendi ve haykırışlar duyulmaya başladı. Köyün imamı Feyzullah Efendi, arkasında kalabalık bir grupla köy meydanına doğru ilerliyor, bir yandan da avazı çıktığı kadar “Din elden gidiyor ey ahâli! Bu küffarları köyümüzden kovalım. Muhammed aşkına vurun!” diye bağırıyordu. Peşinden gelen sarıklı-cüppeli topluluğun ellerinde taşlar ve sopalar, gözlerinde ise kin dolu bakışlar vardı.
Çanakkale”de Mustafa Kemal”in emrinde savaşarak Gazilik mertebesine erişen, Yunanlıların İzmir”i işgalinden sonra da padişahın ordusundan ayrılarak Kuvay-ı Milliye”ye katılan “Dadaş Sinan” lakaplı Yüzbaşı Sinan Bey yüzünde acı bir gülümsemeyle üzerlerine doğru yürüyen kalabalığa baktı. Son aylarda Anadolu”nun birçok yerinde meydana gelen bu durumun sebebini biliyordu. Askerlerine döndü ve:
“Sivil halka silah çekecek halimiz yok. Gün gelir, vatana ihanet edenlerden hesap sorulur elbet. Atlarınıza binin, gidiyoruz.” dedi.
Aradan yıllar geçti… Türkiye Cumhuriyeti”ni bizlere armağan eden nice kahramandan biri olan Tuğgeneral Sinan Türkyiğit çocuklarına şerefli bir isim miras bırakarak bu dünyadan göçerken, İmam Feyzullah”ın çocukları ise Yunanlılarla işbirliği yaptığı için İstiklâl Mahkemeleri”nde “vatana ihanet” suçuyla yargılanarak idam edilen babalarının utancını omuzlarında taşıyorlardı. (“Kurtuluş Savaşı”nın Kahraman Erzurumluları”, Yunus Demirdöven, Sayfa: 58-59)
Yukarıdaki kısa alıntı, —–İslamla alakası olmayan bu gibi düşüncelerin—— tarih boyunca Türk Milleti”ne nasıl köstek olduğunu gösteren binlerce örnekten sadece bir tanesidir. Türk”ün, dünyanın en büyük kahramanlık destanını yazdığı Milli Mücadele yıllarında bu vatanın evlatları her türlü yokluk ve sıkıntıya rağmen kadın-erkek, genç-yaşlı, çoluk-çocuk demeden Gazi Mustafa Kemal Paşa”nın önderliğinde, kendilerinden kat kat güçlü işgal kuvvetleriyle savaşırken; Anadolu”ya kağnılarla cephane taşıyan analar, düşmanı telef ederek vatanı kurtaracak olan top mermilerinin ıslanmaması için kundaktaki bebeğinin üstündeki örtüyü alıp cephanenin üstüne örterken; bir millet düşmana karşı tek yürek, tek bilek halinde kanının son damlasına kadar mücadele ederken; sarıklı-cüppeli yobaz sürüsü de Türk”ün bağımsızlığını baltalamaya çalışıyordu. Yunanlılara “gavur” derlerdi fakat o “gavur”lardan aldıkları altınlar karşılığında Anadolu”da vatan uğruna savaşan Kuvay-ı Milliye”nin Bozkurtlarına, yani kendi din kardeşlerine kahpece saldırdılar. Saldırmaya yüreklerinin yetmediği yerlerde ve zamanlarda ise halkı Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Kuvay-ı Milliye aleyhine kışkırtmaya çalıştılar.
Bunlar güya müslümandı ve “din elden gitmesin” diye uğraşıyorlardı. İşgal ettikleri tüm ülkelerde müslümanlığı yasaklayarak halkı hıristiyanlık dinine inanmaya zorlayan sömürgeci devletlere uşaklık, bağımsızlığı için savaşan müslüman Türklere ise düşmanlık eden bu vatan haini yobazların büyük bir çoğunluğu İstiklâl Mahkemeleri”nde yargılanarak asıldı. 


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.