Deyimler

Deyimler

Dert ortağı: 1. Aynı derdin, sıkıntının içinde bulunanlardan her biri. 2. Bir kimsenin derdini paylaştığı, anlattığı yakın dostu.“Onlar yıllar yılı birbirlerinin dert ortağı olarak yaşamışlardı.”
Duman attırmak: Geride bırakmak, zor duruma düşürmek, birini yıldırmak.“Silahını çeken komutan etrafa duman attırmaya başladı.”
Düğün bayram etmek: Çok sevinç duymak, topluca neşeli bir duruma kavuşmak.“Ağabeyim savaştan sağ salim dönünce ailece bayram ettik.”
Dünyayı toz pembe görmek: İyimser olmak, üzücü durumlara bile iyi gözle bakmak.“Bırak artık şu dünyayı toz pembe görmeyi, aç gözlerini!”
Başından büyük işlere girişmek (kalkışmak) : Bilgi, beceri ve yetkisi ni aşan işleri yapmak istemek, bunlara yeltenmek.
Çiçeği burnunda: Çok taze, yeni koparılmış. “Çiçeği burnunda bir haber getirmek için yarışa girdi muhabirler.”
Yaş tahtaya (yere) basmamak: Kolay kolay tuzağa düşmemek, uyanık davranmak.”O, benim yaş tahtaya basmayacağımı iyi bilir.”
Gözü ısırmak: Bir kimseyi sanki tanır gibi olmak.
Kapağı atmak: Sıkıntılı bir yerden kurtulup rahat edeceği bir yere kavuşmak; uygun bir yere yerleşmek, işe girmek.”Evimize kapağı attık mı tamam, gel keyfim gel o zaman.”
Kâğıda dökmek: Düşüncelerini, duygularını yazıya geçirmek.
Kelleyi koltuğuna almak: Ölümü göze alarak bir işe kalkışmak.”Kelleyi koltuğuna alıp düşman karşısına çıkmak her babayiğidin harcı değil.”
Sivri akıllı: Kimsenin aklını beğenmeyen, düşünceleri kimseninkine benzemeyen, acayip fikirleri olan.”Hangi sivri akıllıya uydunuz da böyle yaptınız!”
Yer yarılıp içine girmek: 1. Çok utanmak. 2. Yitirilen şey bir türlü bulunamamak.”Yer yarılıp içine girdi sanki, önceki gün şurada duruyordu.”
Eli ayağına dolaşmak; heyecandan, telaştan ne yapacağım şaşırmak anlamına gelir.
Mal canlısı: Paraya çok düşkün, mülkü çok seven.

Ektiğini biçmek:İnsanların yaptıklarına karşılık buldukları hal ve hareketler için söylenmektedir.Kötülük yapanların kötülük,iyilik yapanların ise,iyilik bulduklarını anlatmaktadır.

Kendi Derdine düşmek: Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak.”Sana ne ki o işin derdine düştün?”
Derdini anlatamamak: Derdini istese de anlatamaması durumudur.
Makaraya almak: Alay etmek anlamının olduğu gibi insanların saflıklarından faydalanarak,onları şaka yollu aldatmak ama sonunda şaka yapıldığını bildirmektir.
Büyüğünü küçüğünü bilmek: İnsanların yaşam şartları içinde kendi kültürlerine göre büyük ve küçük kavramlarını bilmesi büyüklere saygı ve hürmet, küçüklere sevgi ve hoşgörü içinde olmak anlamlarına gelmektedir.
Hayır duasını almak: İnsanlara iyilik ve yardım etmek sureti ile onların gönüllerini hoş edip onların güzel ve hayırlı dua etmelerini sağlamak anlamlarına gelmektedir.
Sağlam ayakkabı değil:
1.Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur
Kıtlıktan çıkmış gibi: Çok acıkmış olarak (yemek)
Etekleri zil çalmak:

Çok sevinmek, işler yolunda olmak.”Yazılı sınavı umduğundan iyi geçen Halit`in etekleri zil çalıyordu.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın