Dil Aileleri

Dil Aileleri

Dünyada konuşulan dillerin tamamı bir Dil Ailesine mensuptur. En doğru sınıflandırma, kökene göre yapılmış olan ‘dil aileleri’ sınıflandırmasıdır. Yani aynı dil ailesine mensup dillerin, aynı kökenden, belki de aynı ilkel dilden türediği kabul edilir.

Çoğu dilin yazılı tarihi çok kısa olduğu için, çok az dilin kesin kökeni bilinmektedir. Dil ailelerinin belirlenmesi, uzun bilimsel çalışmalar sonucunda mümkün olmuştur.
Dil aileleri ağaç şeması olarak gösterildikleri için kendilerine dil ağacı da denir. Bu sebeple, alt bölümlerinde de dil kolları denir. Bazı diller, hiçbir kola bağlı değildirler ve bu yüzden onlara soyutlanmış diller denir. Örneğin Yunanca, Hint Avrupa Dil Ailesine mensup soyutlanmış bir dildir.
Kökenlerine göre temel dil aileleri şunlardır:
Konu başlıkları

1 Hint–Avrupa Dilleri Ailesi
1.1 Avrupa Kolu
1.2 Asya Kolu
2 Hami-Sami Dilleri Ailesi
2.1 Sami dilleri
2.2 Mısır dilleri
2.3 Libya ve Berber dilleri
3 Çin–Tibet Dilleri Ailesi
4 Bantu Dil Ailesi
5 Kafkas Dilleri
6 Ural–Altay dil grubu
6.1 Ural Dil Ailesi
7 Altay Dil Ailesi
8 Kaynakça
Hint–Avrupa Dilleri Ailesi

Avrupa Kolu
Germen dilleri: İngilizce, Almanca, Flemenkçe, İskandinav dilleri.
Roman dilleri: Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rumence. (Bu kolun ana dili, Lâtincedir.)
Slav dilleri: Rusça, Sırpça, Lehçe, Bulgarca.
Baltık dilleri: Prusça (ölü bir dildir), Litvanca, Letonca.
Soyutlanmış diller: Yunanca, Arnavutça ve Keltçe.
Asya Kolu
Hint–İran dilleri: Sanskritçe, Hint dilleri, Farsça.ve kürtçe
Anadolu dilleri: Hitit dili, Lidya dili, Likya dili. (Bu diller artık kullanılmayan ölü dillerdir.)
Soyutlanmış diller: Ermenice
Hami-Sami Dilleri Ailesi

Sami dilleri

Arapça, İbranice, Aramice, Suriye ve Tunus dilleri, Habeş–Zenci dilleri ve ölü bir dil olan Akadca.
Mısır dilleri

Eski Mısır dili, Kıptî dili.
Libya ve Berber dilleri

Libya dili, Berber lehçesi.

Çin–Tibet Dilleri Ailesi

Çin, Tibet ve Burma dilleri.
Bantu Dil Ailesi

Orta ve Güney Afrika’da konuşulan Bantu dilleri.
Kafkas Dilleri

Abazca, Çerkezce, Çeçence, Lezgi, Gürcüce, Lâzca dilleri. (Bu dillerde ses sistemleri ve iç yapıları bakımından öteki dil ailelerine göre büyük farklılıklar vardır.)

Ural–Altay dil grubu

Ural Dil Ailesi
Fin–Ugur kolu: Fince, Lapça, Macarca, Ugurca.
Samoyet kolu: Samoyet dilleri.
Altay Dil Ailesi

Türkçe, Moğolca, Mançuca, Tunguzca, Korece ve Japonca.

Tanım

Doğal Dil İşleme, yaygın olarak NLP (Natural Language Processing) olarak bilinen Yapay zeka ve Dil bilimi alt kategorisidir.Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca gibi doğal dillerin (insana özgü tüm diller) işlenmesi ve kullanılması amacı ile araştırma yapan bilim dalıdır.
Dip Not:Ayrıca, NLP kısaltması ile anılan, (Neuro Linguistic Programming – Duygusal İletişim Planlama) dil ile iletişimin psikolojik yansılarını ve bu konu ile ilgili teknikleri kapsayan yeni bir alan daha vardır. Dil ile ilgileri olması açısından birbirine benzemekle birlikte çok farklı olan bu iki kavram birbirine karıştırılmamalıdır.
Uzman Sistemler ve Doğal Dil İşleme

NLP yani Doğal Dil İşleme, doğal dillerin kurallı yapısının çözümlenerek anlaşılması veya yeniden üretilmesi amacını taşır.Bu çözümlemenin insana getireceği kolaylıklar, yazılı dökümanların otomatik çevrilmesi, soru-cevap makineleri, otomatik konuşma ve komut anlama, konuşma sentezi, konuşma üretme, otomatik metin özetleme, bilgi sağlama gibi birçok başlıkla özetlenebilir. Bilgisayar teknolojisinin yaygın kullanımı, bu başlıklardan üretilen uzman yazılımların gündelik hayatımızın her alanına girmesini sağlamıştır. Örneğin, tüm kelime işlem yazılımları birer imla düzeltme aracı taşır. Bu araçlar aslında yazılan metni çözümleyerek dil kurallarını denetleyen doğal dil işleme yazılımlarıdır.
Batı dillerinde SAPI (Microsoft şirketinin konuşma sentezleyici üretmek amacı ile satışa sunduğu geliştirici program) tabanlı Konuşma sentezleyici bileşenleri, yazılımcıların multimedia (çoklu ortam) sunuları hazırlamaları için hizmete sunulmuştur.
Konuşma ve komut anlama yazılımları ise gelecekte insan ve bilgisayar arasındaki klavye, fare gibi veri girişi aygıtlarını ortadan kaldıracak yazılımlardır. Bu gelişmeler makine-insan iletişiminde yeni ve devrimci değişimlere yol açacak ve bilgisayarların daha çok insan tarafından kabul görmesine yol açacaktır.
Yapay Zeka ve Doğal Dil İşleme

Gelecekte, konuşma sentezleyiciler ve konuşma anlama alanındaki gelişmeler ve makine-insan iletişiminin gelişmesi, insanın makineden beklentilerini yükseltecektir. İnsanlar makinelerin kendisini anlamalarını isteyecek, karmaşık kullanımı olan makineler pazar bulamayacaktır. Giderek gelişen ve insanı anlayan makinelerin daha zeki olması insanın yaşam kalitesini yükselteceğinden, vazgeçilmez olması kaçınılmazdır. Zeki makine kavramı, yapay zeka çalışmalarının hızlanmasına yol açmıştır. Geleceğin en önemli sektörlerinden biri olan yapay zeka ile insanın iletişim kuracağı tek araç dildir.
Antropoloji, Dil Bilimi ve Düşünme

0.Yüzyıl ‘ın başlarında önemli bulguları değerlendiren antropoloji bilimi, insanın evrimini araştırırken Homo Sapiens’ten önceki türler olan Homo Habilis, Homo Erectus, Homo Neanderthalensis gibi erken dönem insanlarının gırtlak (larenks) gelişimlerininde konuşma ile ilgili mutasyonlar gördüler. Daha kollektif bir yaşam süren Erectus ve Neandertal gibi türlerde gırtlak bölümü, örneğin Pythecanthropus türüne göre çok daha gelişmişti. Kollektif (sosyal yardımlaşmaya dayalı) yaşam, gelişmiş bir iletişim gerektirmekteydi ve basit içgüdüsel sesler bu etkili iletişim için yeterli değildi.

Gelişmiş çok sayıda ses ancak gırtlak ve akciğerlerin gelişimi ile mümkündü. Evrimleşen akciğerler gırtlağa gelişmiş sesleri çıkarması için yeterli havayı sağlayana değin kafatası da evrimleşti ve inceldi, konuşma merkezlerini besleyecek çok sayıda sinirin geçebilmesi için yeterli bir açıklık oluştu, ses telleri ve damak ise konuşmaya uygun şekilde mutasyona uğradı.
Bu gelişimin sonucunda dili icad eden insan, çok daha önemli bir gelişimin eşiğine geldi. Daha önce tıpkı hayvanlar gibi görsel ve işitsel kavramlarla düşünen insan, dilkodları olan kelimeler ve şablonlar ile düşünmeye başladı. Böylece kavramların arasında dil aracılığı ile yeni bağlar kurdu ve soyut düşünme yeteneğini kazanarak kavramların arasında çok daha hızlı işlem yapmaya başladı. Doğal becerilerini ve deneyimlerini diğer insanlara dil sayesinde öğretti ve daha kollektif bir yaşam biçimine kavuştu.
Dil, insanoğlunun uygarlaşmasını sağlamakla kalmamış, onun zekasının doğada daha önce görülmemiş şekilde parlamasını sağlamıştır.Kültür dediğimiz insanlık birikimi, dil kullanan ve iletişim kuran insanın sosyalleşme sürecinin ürünüdür.
Dilin Matematik Modeli

Dilin işlenmek üzere çözümlenebilmesi için, matematik modelinin oluşturulması gerekmekteydi.
Genişletilmiş Geçiş Ağları

ATN Genişletilmiş Geçiş Ağları (Augmented Transition Network),Woods tarafından 1970 ve 1973 yılları arasında geliştirilmiş bir yaklaşımdır.
Genişletilmiş geçiş ağları (GGA) üç bileşenden oluşur:
En az başlangıç ve son (/s) durumları olan sonlu sayıdaki durumlar kümesi,
Belli bir metindeki mümkün olan harflerden oluşan alfabe (e),
Sonlu sayıdaki bir durumdan diğer bir duruma geçişi sağlayacak geçişler kümesi.
Genişletilmiş geçiş ağlarında, bir durumdan diğer bir duruma geçmek için gerekli harf okunur ve bu harf geçilecek olan duruma geçmek için gereken harfle karşılaştırılır; uygun ise diğer duruma geçilir. Geçiş ağlarında doğru bir yol, bir başlangıç durumundan başlayıp, son duruma ulaşan geçişler sağlandığında tamamlanır. Harflerin birbirine eklenmesiyle oluşan metin, ağın kabul etmesi için verilen metin ise, bu metin ağ tarafından kabul edilmiş demektir.
Yanda : “Bal” metnini kabul eden Genişletilmiş Geçiş Ağı.

Fonetik ve Fonoloji

Fonetik, konuşulurken, dil, gırtlak, ses telleri, damak, dişler ve dudaklar ile çıkarılan sesleri ve bu seslerin dil ile olan ilişkilerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir.Doğal dillerde anlam ayırıcı olarak kullanılan en küçük ses fondur (phon ) dur. Fonetik terimi bu kökten gelmektedir.
Fon kavramı evrensel değildir ve her dilde farklı seslere kaşılık gelir. Farklı dillerdeki fonların tek ortak özelliği ayırıcı temel sesler olmalarıdır.Sesle ifade edilen dili, yani konuşmayı kaydetmek için yazı icad edilmişti.Konuşmayı yazı ile ifade etmek için ses birim veya fonları harflerle eşleştirmek gerekmekteydi. Bazı dillerde, örneğin Türkçe, Fince ve Japoncada, sesbirimler doğrudan harflere karşılık gelmektedir. Bu tip dillere fonetik diller denir.İngilizce, Almanca, Fransızca gibi dillerde ise Fonlar harflere kaşılık gelmezler.Bu yaklaşımın yerine uluslararası olarak geçerliliği olan fonetik bir alfabeses birimleri ifade etmek için kullanılır. Ses birimlerin simgesel olarak ifade edilmesi sonucu olusan simgeler fonem (phoneme)

olarak adlandırılır. Bir başka deyişle aslında fonemlerin seslendirilmesiyle ses birimler (phon) oluşur.
Dildeki ses birimler belirlenirken iki yaklaşım kullanılır.Bunlar,
Parçalı sesbirimler (segmental) ve,
Parçalarüstü ses birimler (supra-segmental, prosodic) dir.

Dilin Morfolojisi

Dil bilime terim olarak 1859 yılında August Schleicher tarafından kazandırılan morfoloji, dilde biçimi oluşturan ögelerin türlerini tanımlamak ve özetle dil bilgisi kuralları denen biçimsel ögelerin sınıflandırmasını yapmaktır.

Morfolojik Çözümlemede Analitik Yaklaşımlar

Doğal dil işleme çalışmalarında anlam bütünsel çözümleme yapabilmek için, bazı yaklaşımlar belirmiştir.Bu yaklaşımlar aşağıdaki süreçlerden oluşur.

Sözdizimsel (Sentaktik) Analiz

Yapay Konuşma

Morfolojik çözümleme aşamalarından sonra sözdizimsel kurgu veya yapay konuşma süreci ile yapay zeka ya veya uzman sistemlere iletişim becerisi kazandırılacaktır. Sözdizimsel çözümlemenin tersi süreçlerden oluşan birleştirme sürecinde, önceki süreçlerde ele geçen bilgi yine morfolojik kurallar dahilinde birleştirilir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın