KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Dost Yiğitlerle Sohbet – İlim ve İslam

Dost Yiğitlerle Sohbet – İlim ve İslam

Cenabı Allah’ın insanlara ilk emri:” oku seni yaratan Rabb’inin adıyla Oku” Alak suresi 1. Ayet olmuştur.

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:” ilim Beşikten Mezara kadardır” buyurmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:” intisabı ile Müşerref olduğum İslam dini en büyük dindir. Benim değilim şuura muhalif terakkiye Mani değildir.”

Bu sohbetimi Herkesin kendi hayatından birer hatıra hatırlayacak şekilde yapmak istiyorum.

İnsan doğumundan bir süre sonra anne kucağında iken anne de.. baba de… dede de… Allah de.. kimin kulusun… Allah’ın.. kimin ümmetisin.. Hazreti Muhammed’in.. Türk milletindensin…vs. öğrenmeye başlıyor. Yani öğrenme beşikte başladı. Sonra çocuk kendisini bir aile ortamında olduğunu kavramaya başlıyor. Babasını kardeşlerini tanıyor… yani bir aile tarifi terbiyesi de alıyor. Bu terbiye okul hayatına paralel olarak da alınmaya devam ediyor. Öğrenme bitiyor mu? Elbette ki bitmiyor bundan sonra okul Ocağı başlıyor.

1958-1959 eğitim öğretim yılı ilkokula başladım. Bilgi öğrenmenin temeli olan Okuma yazmayı öğrenmeye başlamıştım. Ancak o günün alfabelerinde ilk sayfada şöyle yazıyordu:” Uyu uyu yat uyu.” Küçücük beynimle şunu düşünüyordum. Biz okumaya geldik Bize neden uyumak öğretiliyor?….

İlkokul 3 sınıfta Rahim sakin adında Bilecikli bir öğretmenimiz vardı.( öldüyse Allah rahmet eylesin) bize çok iyi matematik öğretiyordu. Hatta o günün 4 ve 5 sınıfları ile yarış yaptırırdı. Büyük bir sabırla ilkokul bilgilerini Öğrettiler. Allah onlardan razı olsun.

İlkokul biterken Ben hep İmam Hatip okuluna gideceğim diyordum. Babam bu isteğimi yerine getirdi. Bundan sonra kim ilim öğrenme yolculuğu dana İmam Hatip okulunda devam edecekti.

. Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor:” ilim tahsil etmek için yolculuğa çıkan kimse evine dönünceye kadar Allah yolundadır.” Tirmizi ilim 2.

1963 1964 öğretim yılı İmam Hatip okulu ocağına başladım. Tören alanında Toplandık. Konuşmalar yapıldı. Özellikle benim dikkatimi sınıflara giriş kapısının üzerinde yatay dikdörtgen şeklinde Tabelada büyük harflerle şu sözler yazılıydı. ” intisabı ile Müşerref olduğum İslam değil en büyük dindir. Benim dinim şuura muhalif terakkiye Mani değildir.
Mustafa Kemal Atatürk.

7 sene bu sözü okuyarak sınıflara girdim. Yıllar geçtikçe hem dini mesleki hem edebi hem fenni bilgilerimiz artıyordu. Bu arada 4 sınıfa gelmiştik. Özellikle İngilizce öğretmenimiz Ayhan Aksu Akaid öğretmenimiz Mustafa Yılmazer edebiyat öğretmenimiz Necdet Özkaya hocalarımızın etkisi ile Adana Kültür Derneği ne gitmeye başlamıştık. Böylece genel kültür bilgileri de alıyorduk. Bazen gece saat 23 lere kadar Seminerler sürerdi.

Bizim jenerasyonun Adana hücrelerinin yetişmesinde bana göre en çok emeği olan 3 isim. Farklı alanların kültürde aynı hedefe en güzel şekilde yürütülen hizmeti. Allah onlardan razı olsun. Ayhan hocamla Mustafa hocam rahmetli Allah gani gani rahmet eylesin.

Mekanları cennet olsun.

Necdet Özkaya hocamın son durumunu Bilen varsa bana yazarsa sevinirim.

Lise kısmına geçince biyoloji ve psikoloji derslerini çok sevmiştim. Biyoloji dersinde bilimin iki görüşünü öğrenmiştik: birincisi statik görüş yani mevcut bilgileri öğrenme yolu. Ikincisi dinamik görüş maddenin Özünde var olan gerçeklerin araştırılması yolu… bu yolda kontrollü deney çalışmaları vardı…

Bu durum bende Fen Fakültesi biyoloji bölümünü okuma Hevesimi geliştirdi. Liseyi hep bu heves Arzu ile okudum…
Gün oldu Rabbimin izniyle 1972-1973 öğretim yılı Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi biyoloji bölümünü kazandım. Bundan sonra öğrenme Ocağı Fen Fakültesi idi.ĺ bir taraftan bilgi dağarcığını geliştiriyor duk. Diğer taraftan da öğretmenlik ve Araştırma yolları ile ilgili bilgilerimizi artıyor artırıyor duk.. Ayrıca p**** lisede ilgi duyduğum milliyetçi-ülkücü hareketin içerisine üniversitede daha çok girmiştim. Doktor asistan Mustafa Özdemir hocamız kimya öğretmeni ocakta Türk tarihi seminerleri verdiriyor du. Bu şekilde hem meslek bilgileri hem genel kültür bilgileri hem Vatan millet bayrak sevgisini öğrenmiyorduk..

Bir sınıfta ülkücülerin sınıf başkanlığı ikinci sınıfta Bölüm Başkanlığı verildi. 3 sınıfta fen fakültesinin Başkanlığı verildi. 3. Sınıfın 2 döneminde Erzurum Ülkü Ocakları yönetimini alındım ve bu görevde de 2 dönem bulundum.

Nihayetinde okul bilgi ocaklarını da 1975-1976 yılında bitirdim. Böylece uzun bir bilgi edinme süreci tamamlandı.
Bundan sonra hem bilgileri anlatma ve bilgi edinme süreci devam edecekti.

Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor:” bir kimseye bildiği bir konu sorulduğunda Cevap vermezse kıyamet gününde ağzına ateşten bir gem vurulur.”
Tirmizi ilim 3.

Görüldüğü gibi İrem statik de olsa dinamik de olsa sürekli bir hareketlilik gerektiriyor. Bilim adamı ilmi arttıkça mütevazileşir. Çünkü ilmin sonsuzluğunu görür. Ilim bir okyanustur. Bilim adamının bildiği nihayetinde bir bardak suyu geçmez. Bir bardak su Okyanus karşısına geçip ben şöyle böyle deryayım diye hava atıyorsa burada bir sorun vardır…..

Cenabı Allah Fatır Suresinin 28 ayetinde:” Allah’tan kulları içerisinde ancak ilim sahipleri olanlar korkar.” Buyuruyor.
Korku çeşit çeşittir. Kime azabından korkar. Kime mükafatından mahrum kalacağından korkar.. Kimi de sevdiğini gücendirmek ten korkar… zaten insan hayatını Ümit korku ve kurtuluş düşüncesi ile geçirmelidir.

Cenabı Allah 1 ayetinde şöyle buyuruyor:” hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Zümer Suresi 9. Ayet. Taha Suresi 114 ayetinde ise
:” de ki ey Rabbim ilmimi artır.”

Diğer bir ayetinde ise:” Allah içinizden iman edenlerin ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir.” Mücadele Suresi 11 ayet………..

Peygamber Efendimiz bir hadisinde ilim Çin’de dahi olsa alınız buyuruyor. Diğer bir hadis-i şerifinde ise ilim Müslümanın kayıp malıdır nerede bulursa alsın.” Buyuruyor………

Dinimizin ilimle ilgili bazı hükümlerini verdim. Şimdi soruyorum geri kalmışlığın nedeni İnancımız dinimiz mi? Yoksa Müslümanım deyip inancını yaşamayanlar mı?……

Gelecek sohbetinde bilginin aktarılmasından yani öğretmenlikten bahsedeceğim mi belirterek sohbetini bitiriyorum. Bu arada Yunus Emre’nin şu dörtlüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim.

İlim ilim bilmektir.

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktır.

Hoşça kalın dostça kalın Benim dost Yiğit kardeşlerim. Allah’a emanet olun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın