Dost Yiğitlerle Sohbet – Sabır ve Öğretmenlik – 1

Dost Yiğitlerle Sohbet – Sabır ve Öğretmenlik – 1

Sabır insanın yaratılışı ile kendi cevherinde bulunan bir enerjinin dışarı vurmasıdır. Yapılması istenen doğru hayırlı bir çaba da insanın karşılaşabileceği Zorluklara karşı dayanıklı olmayı direnmeyi azmi ve cesareti ifade eder. Iyi harekette devamlılık da bir sabırdır.

Sabır haksızlara karşı boyun eğmek değildir. Haksızlıklara karşı tepki göstermemek de değildir. Aksine haksızlıklar karşısında susmayıp gerekeni yapmaktır. Sabır Er haksızlıklar karşısında susmak olsaydı:

Peygamber Efendimiz:” sizden biriniz bir kötülük gördüğü zaman onu eliyle Men etsin, buna gücü yetmezse diliyle emanetsin, Buna da gücü yetmezse Kalp ile buz etsin. Kalp ile buz ise imanın en zayıf mıdır.” Buyurmazdı.

Tirmizi fiten 11, İbni mace fiten 20

Her Haksızlık karşısında susmak sabır olsaydı, rasulullah’ın ve sahabelerin kılıçları olmazdı….

Dünyada karşılaştığımız, kazandığımız, kaybettiğimiz, sevilmemiz ve üzülmemizi gerektiren her olay… zenginliği verilmesi, sonra fakir leşmek, sağlık, hastalık, kaza hepsi imtihan içindir. Cenabı Allah bir ayetinde şöyle buyuruyor:” sizi korku,, mallardan camlardan ve ürünlerinizden biraz eksiltmekle Elbette deneriz. Sabredenleri müjdele.” Bakara Suresi 155 ayet.
Allah’ın emir ve yasaklarına da uymak ve bunda devamlı olmak bir sabırdır. Şeytanın vesvesesine ve aldatmasına karşı direnç göstermek de bir sabırdır….

Cenabı Allah bir ayetinde:”. Işte onlara sabırların dan dolayı vezirleri ( sevapları) iki defa veririlir; onlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarf ederler”diye buyuruyor. Kasas Suresi 54 ayet.

Peygamber Efendimiz kendisinin bir öğretmen olarak gönderildiğini belirtmiştir.DM357 darımı. Diğer bir hadis-i şerifinde:” öğreten, öğrenen, dinleyen ya da ilmi seven destekleyen ol! 5S’i olma helak olursun.” Buyurmuştur.

DM 254 darımı.

İlim öğrenmek için araştırmalar yapmak hem ibadet hem sabırdır.

Sevgi en büyük sabırlar dandır. Mesleğini sevmeyen kişi o mesleği gereği gibi yapamaz. Meslek adeta ona bir eziyet olur. Demiri kızartıp şekil vermek isteyen Demirci istediği şekli vermekte zorlanıyorsa demire kızamaz. Demire kızan Demirci ise o mesleği devam ettiremez…

Esnaf için müşteri ne ise öğretmen için öğrenci odur… müşterisine kızan esnaf bir süre sonra iflas etmeye mahkum olur…
Bir okulda müdürde olsa, öğretmen de olsa, müstahdem de olsa, hepsinin okulda olma nedeni öğrencidir. O halde eğitiminin Odak noktasında öğrenci vardır… okul bir bahçe ise bahçenin gülleri öğrencilerdir. Bunların içinde aşıgülü de olabilir Yabangülü de… dikeninden dolayı güle kızılmaz.

İşte bu derece önemli gelecekte vatanımızın 50-60 sene nöbet tutacak olan bu değerlerin iyi yetiştirilmesi gerekir. Bu konuda öğretmenlerle ilgili olarak Atatürk şöyle diyor:”

Ülkemizi gerçek hedefe gerçek mutluluğa kavuşturmak için 2 orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu,daha diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran bilim kültür ordusu” demiştir.




Geleceğimizi oluşturan bu değerlerin değiştirilebilmesi için öğretmen ne gerekiyorsa yapmalıdır. Insiyatif kullanmasını iyi bilmesi gerekir. Bana göre öğretmen Hem iyi bir Senarist hem de iyi bir oyuncu olmak zorundadır… senaryoyu bazan tüm öğrencilere göre, bazen sınıfa göre, Hatta bazen kişiye özel anında beyninde senaryoyu yazıp oynaması gerekebilir. Senaryolar tamamen öğrencinin beynine hitap edecek şekilde yazılmalıdır.

Bu arada anlatmak istediklerimi Açıklar nitelikle bulduğum başımdan geçen 2 olaydan bahsedeceğim. Birincisi 1976 yılında ilk atandığım Trabzon ile Arsin ilçesi Arsin Lisesi lise 2 fen kolunda yaşadığım olay:

Bu yıllar ülkemizde anarsinin hat safhada olduğu dönem… meslek hayatımın ilk sınavı. Yönetmeliklere uygun olarak duyurusu yapılmış bir sınav. O zaman Fotokopi yok. Soruları yazdırıyoruz. Ben soruları yazdırmaya başladım. 3 öğrencim sana sınav yaptırmayacağız diyorlar ve diğer öğrencilerin yazılı kağıtlarını yıkıyorlar.( Metin güzel Haydar Usta Ömer Müzeyyen Sungur) yanlış yaptıkları noktasında nasihat edip Bir daha deniyorum. Yine yatıyorlar. 3 defa denedim yine yırttılar. Okul müdürüne gittim. Müdür sınıfa geldi anlasın gibisinden sözler etti… hemen müdüre Hocam dışarı çıkalım dedim. Ve müdüre:” beni kimle anlaşma masasına otutturuyorsun. Biliyorsun ki bu iş kasıtlı yapılıyor. Bu sınav mutlaka yapılacak… Eğer yapılamaz ise sen bu okulda eğitimin öğretimin yapılamadığını ilçeye haykırarak ilan edeceksin” dedim.

O zaman hocam Sen ne yaparsan yap dedi.

Tekrar sınıfa girdim. Biraz daha nasihat ettim. Bakın çocuklar bu sınav mutlaka yapılacak buna allahkulu engel olamayacak dedim. Bu arada soru sayısını kafamdan 3E düşürdüm. Konuşmadan birazcık etkilenen bu öğrencilerimiz de 3 soruyu yazdılar. Ben hemen kağıtları toplamaya başladım. Durumu fark eden bu 3 öğrencim de bir taraftan yazılı kağıtlarını yırtmaya başladılar. Yarı yırtık sınav kağıtlarının hepsini aldım. Sınav geçerli.

Buraya kadar Allah sabredenlerle beraberdir ayetini içinden okumaya okuyarak sabrımı koruyordum….

Sonra bu 3 öğrenciyi yanıma aldım. Omuzlarına vurarak Aferin size dedim. Bana karşı yaptığınız bu hareketi:1_ inancınız idealiniz Uğur ne yaptıysanız severim ben inancı iddialı uğruna bir şeyler yapmak isteyenleri…

2- birilerine söz verdiğiniz için yaptıysanız aferin size delikanlı sınız. Severim ben sözünde durakları.. ( benim kanaatim bu yönde yani birileri tarafından yaptırıldı)

3- Siz delikanlı sınız söyleyin o söz verdiklerini Z delikanlılar sa karşıma kendileri çıksın…

Cenabı Allah Asr suresinde şöyle buyuruyor:” asra yemin olsun ki insan kesin bir Hüsran içindedir. Iman edip alih ameller İşleyen birbirlerine Hakkı öğütleyen ve yine birbirlerine sabrı öğütleyen ler dışında” ayet ,1 2 3

Bu üç tespit öğrencilerde şok etkisi yaptı. Ben inanıyorum ki bundan sonra en sevdikleri hocalardan oldum… ilk sınavımdı. Sabırla olayı bu sayfaya getirmeyin kavga etseydin adeta okulda görev yapmam imkansızlaşırdı.

Bu olayla bir liselinin ihanet içerisinde olamayacağını ne verirsen onu alacağını daha meslek hayatının başında öğrendim.
Bundan sonra 33 sene ve halen bir öğrenci suç işliyorsa kabahatin en az yüzde 60’ının öğretmende olduğunu düşündüğüm için hiç disipline öğrenci vermedim. ..

2 olayım Adana Erkek Lisesi 1987 fen kolu son sınıf. Blok ders( 2 saat üst üste) bir öğrencim zil zurna sarhoş sınıfa girdi. Lütfi hoca Şimdi ne yaparsın. Değişik senaryolar üretilebilir. Sınıftan atmak okul idaresine haber vermek gibi. Ben bunları yapmadım. Hiçbir şey olmamış gibi dersime devam ettim. Anlattıklarımı sarhoş hali ile itiraz ediyordu. Ben de kendisine uyarak sarhoş taklidi ile He senin dediğin Halil diyordun. Böylece dersi bitirdim.

Bu öğrencim 3 gün yanıma geldi. Özür diledi. Ne yaptın ki Yiğidim özür diliyorsun dedim. Bana aynen şöyle dedi:” hocam beni üç gündür ezdin zaten Ne olur hala ezmeye devam etme”

O zaman peki Özgür’ün başım üstüne de bu olayı neden yaptın dedim. Arkadaş kurbanı olduğunu söyledi ve devam etti. Ben sınıfa girerken yaka paça sınıftan atılıp disipline gideceğimi düşündüm… sen bunu yapmadın. Dersten çıktıktan sonra disipline çağır alacağımı düşündüm. O da olmadı. Herhalde diğer günler çağırırım dedim O da olmadı. Bunun üzerine ben kendimi yargıladım ve özür dilemeye karar vererek geldim dedi. Ve şunu ekledi: Hocam sana söz veriyorum yaşadığım sürece içkiyi kesinlikle ağzıma almayacağım…




Ben bu öğrencimi kazandığımı düşünüyorum.

Öğretmenlik bir sevda işidir. Sevda ise sabır gerektirir.

Sevda ve sabırla görevini sürdüren Öğretmen arkadaşlara selam olsun. Selam olsun Hayatta en hakiki mürşit ilimdir diyen Atatürk’e.

Bizler dünya misafiriyiz. Selam olsun bu kutsal vatanımızda görevler nöbetini gelecekte devralacak öğrencilerimize… selam olsun dost yiğitlere.

Hoşça kalın dostça kalın Benim dost Yiğit kardeşlerim. Allah’a emanet olun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN