Dost Yiğitlerle Sohbet – Sabır ve Öğretmenlik – 2

Dost Yiğitlerle Sohbet – Sabır ve Öğretmenlik – 2

( Bu sohbeti mi 2 bölüme ayırmıştım.) (2)

ATATÜRK diyor ki :” eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir.”

Diğer bir sözünde öğretmenlerle ilgili olarak Atatürk şöyle diyor:”

Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğitimciden yoksun bir millet henüz millet namını almak istidadını keşfetme miştir.”

Sabrın ne olduğunu bir önceki sohbetimde açıkladım. Şimdi ise öğretmenlik konusuna devam edeceğim.
Öğretmen esnaf öğrenci müşteridir demiştim. Öyle bir müşteri ki; herhangi bir madde ( sebze meyve vesaire) satın almıyor. Acaba öğretmenim hangi bilgiyi verecek diye ağzına bakıyor, gözüne bakıyor. Bu hal vatanın ilelebet müddet yaşaması için büyük bir değerdir.

O halde bu değerleri; ülkemizi her alanda muasır medeniyetin en ön safın a geçirecek bilgilerle donatmak öğretmenin Asli görevidir. Onun için öğretmen sürekli sabırla alanında kendisini yenilenmelidir. Kendisi bunu yaparken; öğrencilerine de mutlaka öğretmenini geçmesi gerektiği ufkunu sürekli açık tutmalıdır. Kendini geçen öğrenciyi azarlayıp susturmak yerine diğer öğrencilere o arkadaşlarını örnek göstermelidir. Dolayısıyla öğrencileri arasında gizli bir yarış alanı oluşturmalıdır…

Öğretmen sadece alan bilgisi anlatmaktan sorumlu değildir. Öğrencisinin her durumunu denetlenmelidir. Okula geç gelen öğrencinin nedenini araştırmalı, zayıf alıyorsan neden böyle olduğunu soruştur malıdır.
Bu konuda yine kendi hayatımdan bir örnek vereceğim. 1960’lı yıllar dana İmam Hatip okuluna gidiyordum. O zaman hafta tatilleri 1,5 gündü. Babam hafta sonları köyden geliyor 6 gün kendinize çalıştınız bir günde bana çalışacaksınız diyor köye götürüyor. (kendine göre haklı Allah ondan razı olsun)

Okul yönetimi de haklı olarak önünde hafta tatili var diye En zor dersleri pazartesi gününe koyuyor. Ben de o derslere çalışamadım için okuldan Pazartesi Sabahları kaçıyorum. Adana Atatürk Parkı’na gidip öğleden sonraki derslerime çalışıyorum. Devamsızlığımın tamamı aşağı yukarı böyle oluyor.( Atatürk Parkı’nın dili olsa…)

Ben neden bu olayı anlattım.. Ne dersi öğretmenim ne de sınıf öğretmenleri bana şunu sormadı. Arkadaş sen neden hep Pazartesi öğleden önce okuldan kaçıyorsun… bunu hem öğrenciliğim de hem de öğretmenliğinde hep düşündüm. Bu bana olumlu ufuklar açtı…

Eğitimde olumsuz yaklaşıma asla yer yoktur. Öğrenci sözlüye kalktı sorulan soruyu da bilemedi alsana 10 üzerinden 2 veriyorum diyen Öğretmen öğrenciyi çalıştıramaz. Aksine hem kendinden hem de dersinden öğrenciyi soğutur. Bu konuda benim uygulamam hep şöyle olmuştur. Öğrencim 10 üzerinden 2 mi aldı Gel bakalım yiğidim neden bu not aldın… not defterimi çıkararak dolma kalemle al ben sana 8 vererek notunu kurtarıyorum. Bunu düşünmeyeceksin değil mi?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Kesinlikle düşünmeyeceğim hocam diyor.

Ben de Bak eğer düşürürsen senin not geçerli düşürmezsen benim not geçerli diyorum..

Bu yaklaşım sonunda notunu düşüren hiç öğrencim olmamıştır. Bundan dolayı da biyoloji dersinden sınıfta kalan yoktur.

Eğitim Bir Sevda işidir… Adana fen lisesinde öğretmenim. Bir öğrencim benim dersinden 100 üzerinden 30 35 alıyor. Tecrübe ile sabittir. Fen lisesinde biyolojiden Zayıf alan öğrencinin fizik kimya matematik ve geometri derslerininde zayıf olması gerekir. Bir araştırdım. Bu derslerden 80 den aşağı notu yok. Hemen öğrencimin yanına gittim( yanıma çağırmadım) Bu durumun Nedenini sordum. Öğrencim suskun. Biraz argo olacak ama o zaman ki sözümü Aynen yazıyorum: Ulan eğer neden ben isem yüzümü kendine doğru uzattım. Vurulan ağzımın Burnumun kanını birbirine karıştırır. Sorun bitsin” dedim.

Mahcup bir Eda’yla hocam Sende sorun yok. Peki sorun ne dedin.

Ortaokuldaki biyoloji öğretmenimden dolayı bu dersi sevmemiştim dedi.

Peki yiğidim benim suçum ne?…

Bu olaydan sonra aynı öğrencim benden 90’dan aşağı not almadı. Onun için diyorum ki her öğretmen Yerine göre iyi bir Senarist iyi bir oyuncu olmalıdır …

Öğrenci öğretmenine aynı zamanda bir dosttur. En iyi öğretmen denetimini öğrenci yapar. Çocuk deyip geçmeyin değerli öğretmen arkadaşlarım…




En az 1 yıl dersine girdim öğrencilerime yıl sonunda şu 5 soruyu sorardım:

1- bu okulu neden seçtin?

2_ okula geldiğinde ilk hoşuna giden ne oldu.

3- okula geldiğinde ilk Hoşuna gitmeyen ne oldu?

4_ okulumuzda olmasını istediklerin nelerdir?

5_ Lütfü Yılmaz’ı nasıl tanırsınız?

( isterseniz küfür edebilirsiniz ama nedenini mutlaka yazınız. Kağıtlarını za isim yazıp yazmamak da serbestsiniz.)

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Sad Suresi'nde Kanuni Süleyman ve Süleyman Demirel 

Adeta bu Mini anketi 33 yıllık meslek hayatımın en az 25 yılında yaptım. Hala öğrencilerimin verdiği cevapları saklarım. Bana çok şey kazandırmıştır… bu şekilde okulumuzda olumlu ve olumsuz olaylara öğrenci gözüyle Vakıf olmuşumdur…

Ben sırtımdaki kiri göremem.. Ancak onu dost gösterir. Düşman kiri ile geçsin diye düşünür ve bundan zevk alır.

Işte 5 sorulara hep dostça cevap verdiklerini gördüm. Çokemediğin kirlerini gösteren bir dosttur.

Yine tekrar ediyorum, öğretmenlik eğitim Bir Sevda işidir. Sevda ise büyük bir Sabri gerektirir.

Bir gün yine adana fen lisesinde lise 1E gelmiş bir öğrencim el kaldırdı.

Hocam insan Bağırsaklarında nefes alır mı?

Meslek hayatımda hiç karşılaşmadığı bir soru. Belli ki beni test ediyor . Var bunun altında bir bit yeniği diye düşündüm.

Alır dedim.

Nasıl olur hocam dedi.

Belli ki beni test etmeye devam ediyor.

Sindirim sistemi hakkında bilgin var mı dedim.

Var dedi.

Peki bağırsaktan hangi maddeler kana geçer? Dedim.

Aminoasitler, glikoz, yağ asitleri, gliserin vb.

Belli ki kendisine güvenen bir öğrenci.

Peki saydığın maddeler mi daha büyük oksijen mi dedim.

Tabii ki saydığı maddeler daha büyük Hocam dedi.

Büyük Molekülün geçtiği yerden küçük neden geçmesin dedim. Sustu…

Dersine girdiğim sürece beni Can kulağı ile dinlediğini düşünüyorum. Eğer tatmin edici cevap alamaz saydı inanıyorum ki beni isteyerek dinlemeye cekti.,( müfettiş)

Bu öğrencinin girdiği üniversite sınavında fen alanında Türkiye ikincisi oldu.

Değerli öğretmen arkadaşlarım emekli bir öğretmen kardeşiniz olarak Benden size bir tavsiye: hiçbir öğrenciden gelecek olumsuz söz, hareket vb. Halleri asla gurur meselesi yapmayın. Çünkü onlar devlet ebed müddet yolunda bizlerden sonra nöbeti devralacaklar.

50 60 Sn bu nöbeti sürdürecekler…

Önemine binaen bir daha söylüyorum eğitim-öğretim Bir Sevda işidir sevda ise büyük bir sabır gerektirir.

Selam olsun bu tip sevdalanan öğretmenlere selam olsun Bütün dost YİĞİTLERE.

Hoşça kalın dostça kalın Benim dost Yiğit Kardeşlerim. Allah’a emanet olun.

Not: olumlu eleştiri yapılış şekli olumsuzda olsa faydalıdır. Görebilene…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın