‘Düğme iliklemeyi’ bilen varsa…

‘Düğme iliklemeyi’ bilen varsa…

Halk arasında sıkça kullanan bir söz vardır:

‘Düğme baştan yanlış iliklenmiş…’

Evet…

Sorunların nedenleri araştırılmadan, ‘çözüm’ adı altında uygulamaya konulan yaptırımlar ‘ne’ yazık ki yeni sorunları da birlikteliğinde getiriyor!

Nereden, hangi sorunu ele alırsanız alın, onbeş yılı aşkın süredir ‘yerinde saymayı’ bırakın; boylarca geri bırakılmışsa, boylarca büyümesi engellenememişse, boylarca acılar, ağıtlar, bunalımlar büyümüşse düşünülmesi gerekiyor, demektir.

Ya da…

‘Düğme baştan yanlış iliklenmiş…’

***

Yaşam pahalılığı, işsizlik, yarın güvensizliği, doyumsuzluk, paylaşımdaki eşitsizlik, eğitimdeki tutarsızlık, içten olmayan söylem, sağlıktaki oyunlar, üreticinin yalnızlığı, dışalıma önem vermek, büyüyen açık…

Bunların, ya da sayamadığım buna benzer sorunların hiç birini birbirinden ayıramayız…

Pahalılığın işsizlikle, işsizliğin güvensizlikle, güvensizliğin paylaşımla, paylaşımın eğitimle…

Hangisini hangisinden ayırmalı, hangisini hangisinden öteye bırakılmalı ki?

Hiçbirini…

***

Siz hiç ‘eğitimin’; yükselen binaların, komşuda süren savaşın, ormanlarda yapılan talanın, çevreye verilen zararın önüne geçtiğini gördünüz mü?

Siz hiç ‘eğitimin’; yıllardır konuşulan dogmatizmin, tuzağa düşürmek için bir başkasına oynanacak oyunun, büyük anaparalara sahip olmanın önüne geçtiğini gördünüz mü?

Siz hiç ‘eğitimin’; çok kazanma hırsının önüne geçtiğini gördünüz mü?

Siz hiç ‘eğitimin’; siyasetçilerin ayak oyunlarının, futbolcuların röveşata atışlarının, mankenin topuklu ayakkabısının, sosyetenin(!) makyaj malzemesinin önüne geçtiğini gördünüz mü?

Meydanını altını üstüne getirin ‘eğitimle’ ilgili bulduklarınızla, yukarıda saydıklarımı karşılaştırın; lutfen ama!

Sözüm ona; eğitime yeterli zamanı, gerekli anaparayı ayırdınız mı?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  PANDEMİ OLMUŞUZ!

***

Peki…

Bu toplumun beğenilerini, isteklerini, gereksinmelerini; kim neden, nasıl, niçin belirliyor? Yurttaş beğenisini, isteğini, gereksinimini belirlerken ‘özgür istencine’ göre mi, yoksa anaparacıların daha çok kazanması için verilen çabasına göre mi?

İşte ‘yanlış ilik’ burada ortaya çıkıyor!

Eğer ‘eğitim’ için gerekli koşulları oluşturmaz, alt yapısını kurmaz, gerekli harcamayı yapmazsanız; bunların tamamı karşınıza ‘yabancının silahı’ olarak döner!

‘Eğitim’ verdiğim, ‘harcama’ yaptım dediğiniz kuşak; boyalı basının iri puntolu yazıları ile, magazin sayfalarının dışında ilgi duyulacak yer bulamaz!

Bilim derslerinde olduğu gibi, kendi dilini kullanmada bile dünya ülkelerinin gerisinde kalmaya; çevreyi, üretimi, iklimi, bilimi, insanı, yaşamı bilmemeye tutsak!

***

Geçtiğimiz günlerde iki açıklama yapıldı, dendi ki;

‘Enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor’

‘Eğitimi günlük tartışmaların, siyasetin malzemesi haline getirmeye kimsenin hakkı yok!’

***

Bu köşede baştan beri, düğer platformlarda daha öncesinden yinelediğimiz bu değil miydi?

‘Üretmeyen, üretmekten uzaklaştırılan, tüketime zorlanmış, büyümesi yurttaşı esenleştirmeyen, yatırımı binalara yapan, yaşama alanlarını daraltan, dışalım ürünlerine heveslendiren, kentleşmeyi rantlaşmayla eşlendiren’ anlayışın sonunda; yurttaş inim inim inleyecektir elbette.

İşsizlik büyüyecek, geçim zorlanacak, toplumsal travmalar yaşanacak, icra dosyaları kabaracak…

Bakmayın siz alanı boş bulduklarında ‘onbeş yıldır en iyilerini biz yaptık’ demelerine, oysa ‘vatandaş inliyor’ diyen de kendileri!

Bakmayın siz vitrinlerin renkli-balon ürünlerle dopdolu olduğuna; açlık sınırı altındaki asgari ücret maaşla, ayrıca asgari ücretin altında yaşam standardı olanlarla vitrinler çoğu zaman bozulmuyor bile!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?

Geniş çoğunluğa sahip bu dar gelirli halk kitlesi, karnını doyurmakta bile zorlanırken bir de renkli vitrinler ha; güldürmeyin beni!

***

Bir de ‘eğitimin, siyasetin malzemesi olmaması’ konusu…

Bazen duyduklarım karşısında ‘çimdikleyin beni’ dediğim oluyor. İşte yine öyle bir durum…

Bunca yıldır iktidarda olup da; bunca yapılanları başkası yapmış, müfredatı başkası alt-üst etmiş, okulların niteliği kendiliğinden bozulmuş, bilim dersleri sanal bir güç tarafından ötelenmiş, ulusun değerleri bir bilinmezce kitaplardan çıkarılıp ‘siyasi malzeme’ yapılmamış gibi…

‘Düğme iliklemeyi’ bilen varsa çıksın bir adım öne…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın