DOLAR 16,1920 -0.96%
EURO 17,4658 -0.86%
ALTIN 964,40-0,79
BITCOIN 467578-1,78%
Adana
29°

AÇIK

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Dünden, Bugüne; neler Yaşandı Bu ülkede?…
41 okunma

Dünden, Bugüne; neler Yaşandı Bu ülkede?…

ABONE OL
01 Şubat 2022 10:51
Dünden, Bugüne; neler Yaşandı Bu ülkede?…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son günlerde gündemin öncelikli öznesi; AHMET HAKAN…Dün dost, bugün düşman olanlar…Ve dünden bugüne kalanlar; hepsi yazımda:

Gündeme Düşen Sorunlar

“ Kim bilir daha de kadar karanlık olacak yarınlar ?…”

2007 yılında düşmüştü bu duyum gündeme; “genellikle günümüzde yaşananlara geniş bir perspektif açısından baktığımdan” bugünlerde yaşananları yorumlarken yeniden düştü usuma… Buyruk verdim dilbaz muhabbet kuşuma; kalmasın sende usuna düşenler, düşür yazıya diye..

Anımsanacağı gibi Adana’nın Kozan İlçesi’nde düzenlenen bir kompozisyon yarışmasında “türbanlı bir kız çocuğu” birinci gelmiş, protokolun önünde ödülünü almak için beklerken; başındaki “türban” nedeniyle, Garnizon Komutanı ve Kaymakam tarafından horlanarak kürsüden indirilmişti…

Bu olayın ardından, konuyu o günlerde köşesine taşıyan Ahmet Hakan’ın söylemiyle “bu hoyratlıktan ziyadesiyle etkilenen” RTE ve eşi Emine Hanım; bu kız çocuğunu ve ailesini arayarak yine Ahmet Hakan’ın söylemiyle “müthiş bir dayanışma” sergilemişlerdi…

Yine Kozan İlçesi’nde yaşanan “türbanlı kız çocuğu” olayının birkaç gün öncesinde de kız öğrencilerin etek boylarıyla kafayı bozmuş kadın öğretmenle (gerçekte “hocanım” demek daha yerinde olur) tartıştığı için, kadın öğretmenin yine bir başka okulda öğretmen olan eşi ve onun yanındaki üç serseriden; aynı okulda öğrenci olan kız çocuğunun gözleri önünde dayak yiyen erkek öğretmenin kızını da arayarak, Başbakan “müthiş bir dayanışma” sergileyebilmiş miydi ?…

Hani o herkesin başbakanıydı ya…Yoksa yalnızca “türbanlı” kız çocuklarının başbakanı mıydı ?..

Ve o günlerde bu olayın kamuoyuna yansıtılış biçimi; Garnizon Komutanı ve Kaymakam tarafından “masume ve madure sabi” türbanlı kız çocuğunun kürsüden indirilme sorunsalı…

Halk dalkavukluğu yapmak uğruna; nasılsa kaymakam görevden alınır, alınır da (her ne kadar “mülki amir” olsa da ünvanı, sonuçta Devlet’in memuru, çekersin merkeze), Garnizon Komutanı’na nasıl ceza verilir ?… Elbetteki Komutan halka şikayet edilir… Ki işte o günlerde Ahmet Hakan Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan 30 Kasım 2007 günlü yazısında bu görevi üstlenmişti; türbanlı oy depolarının Garnizon Komutanı üzerinden ordu, asker düşmanlığını körükleyerek…

Ve böyle küçük, küçük olaylar üzerinden “laik” Türk Ordusu’na yapılan saldırılar bir yandan sürerken, diğer yandan da HUKUK düzenimizi değiştirmeye yönelik girişimler…

ANAYASA’nın değiştirilmesi tartışmalarının bir ileri, bir geri gündeme sürülüşü… TBMM’de olmazsa; referandum yapılarak ANAYASA’nın değiştirileceği söylemleri…YASAMA-YÜRÜTME’nin yanı sıra; YARGI’nın AKP’nin rayına oturtulmasına ilişkin istemlerin ötesinde, başlatılan girişimler…

ANAYASAL HUKUK düzeniyle oynayıp, bu ülkede ADALET/HAK/HUKUK kavramlarını gönüllerince biçimlendirmek, yorumlamak…

9 Ocak 2010 Pazar günü Altan TAN; Star’da Ruhat Mengi’nin “her açıdan”ında; “bana göre, bence” söylemleriyle “Müslümanlar için demokrasi ve insan hakları” konusundan ve de Müslümanlar için başkalarının dayatmalarda bulunamayacağından “örneğin; türbandan, miras konusuna değin İslami kuralların geçerli olması gerektiğinden ve her alandaki uygulamanın İslami kurallara göre olmasından söz ediyordu… AİHM Eski Yargıcı Rıza TÜRMEN; demokrasilerde yalnızca “Müslümanlar” için demokrasinin varlığı ve demokrasiye özgü hakların kullanılması, uygulaması olmaz…Çünkü o zaman bu demokrasi olmaz… Demokrasi bütün insanlar için olur diyerek bu şeriatın TARAFlı borazancı başına “demokrasi-laiklik-insan hakları” kavramlarını anlatmaya çalışıyordu…

Ve bir açıklama da Prof. Dr. Ersin KALAYCIOĞLU’ndan geliyordu:

– Demokrasi-laiklik-insan hakları kavramlarının olduğu yerde; bana göre, bence olmaz…

Ve KALAYCIOĞLU sözlerini şöyle sürdürüyordu:

– Sanıyor musunuz ki halkın öncelikli sorunu türban ya da İslami hukuk kuralları ?… Hayır… Halkın yüzde 90’ının en öncelikli sorunu; işsizlik, açlık, ekonomi…

Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan “türbanlı kız çocuğu” olayı… Altan TAN ve türevlerinin İslamiyet adına laik düzene saldırıları… Laik düzenin en birincil koruyucusu, savunucusu Türk Ordusu’na “İslamiyet göndermeli” yıpratmalar… AB’li olma masalıyla Türk Ordusu’nun “darbeci” yaftasıyla anti-demokratik yapılanması nedeniyle eleştirilerek, giderek karalanarak sinsice halkın indinde “kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olurmuş” deyişindeki gibi bir duruma düşürülmesi için her yolun denenmesi…

ORDU’nun sınır savunması görevinden alınacağı duyumları… Devlet’in Ordusu’na karşın; “Latin Amerika ülkelerindekine benzer” Hükümet Yanlısı Ordu, doğrudan Hükümet’e bağlı kuvvetler oluşturulacağının duyumları…

Ulus Devletimiz’in çökertilmesi için gerekli tüm koşullar gündemde; AB’ye giriş koşulları maskesinin ardında gizlenmiş olarak…

Kuşku yok ki bu gidişle SEVR paçavrası da, en az TÜRBAN paçavrası kadar kutsal sayılacak…

Yedi düvele karşı verilmiş bir bağımsızlık, bir KURTULUŞ SAVAŞI ve LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI yok sayılarak, SEVR’in koşullarının uygulanması istenecek… Ve işte o günler geldiğinde de bu DEVLET’i koruyacak bir ORDUSU bulunmayacak…

Ne diyelim ?… Hayırlara vesile olsun… Boşuna mı yürüyorlar bu yollarda beraberce ?… Suskun kala durdukça ulusalcı, milliyetçi cephe…

Selma Erdal


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.