DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 362741-0,33%
Adana
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Dünya iş ve kazanç yeridir
56 okunma

Dünya iş ve kazanç yeridir

ABONE OL
06 Ocak 2015 07:28
Dünya iş ve kazanç yeridir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya iş ve kazanç yeridir

Sual: Boş vaktim çok. Vakitlerimi tavla ve satranç gibi oyunlarla

geçiriyorum. Bazen onlardan çay içiyor, bazen de onlara içiriyorum.

Mahzuru var mıdır?

CEVAP

İnsan, dünyaya oyun ve eğlence için gelmemiştir. Dünya iş ve

kazanç yeridir. Peygamber efendimiz, (Dünya ahiretin tarlasıdır)

buyurmaktadır. (Deylemi)

Burada ne ekilirse, ahirette o biçilecektir. Boş vakit fırsat ve

ganimettir. Faydalı iş yapmadan vakit geçirmek, vakti öldürmek olur.

Dünyada yapılan her işin, her nefesin hesabı kıyamette muhakkak

sorulacaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kıyamette, herkes ömrünü ve gençliğini nerede

geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve

ilmi ile amel edip etmediğinden sorguya çekilecektir.) [Tirmizi]

Ömür, ilim, mal ve beden, Allahü teâlânın kullarına verdiği bir

sermayedir. Bu sermayeyi Allahü teâlânın bildirdiği yerlerde

harcamalıdır. Vakit geçtikten sonra pişmanlığın faydası olmaz. Onun

için gençliğin, malın, sağlığın kıymetini bilmeli, dünyada ahireti

kazanacak işler yapmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil! İhtiyarlıktan önce

gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş

vaktin, fakirlikten önce zenginliğin ve ölümden önce hayatın

kıymetini bil!) [Ebu Nuaym]

Peygamber efendimiz, tavla oynayan bir grup insana buyurdu

ki:

(Oyunla meşgul olan el ve kalblere, boş ve bâtıl sözlere

yazıklar olsun!) [Beyheki]

Böyle oyunları parasız oynamak da uygun değildir. Çünkü

hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Satranç ve dama oynayan, ellerini domuz kanına

bulaştırmış gibi olur.) [Müslim]

(Tavla oynadıktan sonra kalkıp namaz kılan, irin ve domuz

kanı ile abdest alıp namaz kılana benzer.) [İ. Ahmed]

(Satranç, tavla ve benzeri haram olan oyunları oynayanlara

rastladığınız zaman, selam vermeyin! Selamlarını da almayın!)

[Deylemi]

Yukarıdaki hadis-i şeriflerin açıklaması olan fıkhi hüküm ise

şöyledir:

(Tavla, satranç,14 taş gibi oyunları oynamak tahrimen

mekruhtur. Devamlı oynanırsa haram olur. Eğer bir farzı yapmaya

mani olursa yahut para için oynanırsa yine haram olur.) [Redd-ülmuhtar

c.5, s.253]

Parasız olarak ara sıra oynamak harama yakın mekruh,

devamlı oynanırsa haramdır. Çayına da oynamak kumar olduğu için

yine haramdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Bir kimsenin boş şeylerle vakit geçirmesi, Allahü teâlânın

onu sevmediğinin alametidir.) [Mektubat-ı Rabbani]

İmam-ı Malik hazretleri buyurdu ki:

(Satranç ve dama oynayan Allah ve Resulüne âsi olmuş sayılır.)

[U. Kübrâ]

İmam-ı Gazali hazretleri ve İmam-ı Şafii hazretleri, ara sıra

satranç oynamanın mubah, devamlı oynamanın ise tenzihi mekruh

olduğunu bildirdi. İmam-ı Şafii hazretleri, (Satranç oynamak, din ve

mürüvvet sahiplerinin âdeti değildir) buyurdu. (İhya)

Bu yazılardan anlaşıldığına göre, Hanefilerin satranç dahil

bütün oyunları oynamaları doğru değildir. Şafiilerin ise, ara sıra

yalnız satranç oynamaları caizdir.

Dine uymak

Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:

(Allahü teâlâ, insanları başıboş bırakmadı. Her istediklerini

yapmaya izin vermedi. Nefslerinin arzularına tâbi olmalarını, böylece

felaketlere sürüklenmelerini dilemedi. Rahat ve huzur içinde

yaşamaları ve sonsuz saadete kavuşmaları için gereken faydalı

şeyleri yapmalarını emretti. Zararlı şeyleri yapmalarını yasak etti.

Saadete kavuşmak isteyen, dine uymaya mecburdur. Nefsinin

ve tabiatının, dine uymayan arzularını terk etmesi gerekir. Dine

uymazsa, sahibinin, yaradanının gadabına, azabına düçar olur.

Dine uyan kul, mesut, rahat olur. Sahibi onu sever. Dünya ziraat

yeridir. Tarlayı ekmeyip, tohumları yiyerek zevk ve safa süren,

mahsul almaktan mahrum kalacağı gibi, dünya hayatını, geçici

zevklerle, nefsin arzularını yapmakla geçiren de, ebedi nimetlerden,

sonsuz zevklerden mahrum olur. Bu hâl, aklı başında olanın kabul

edeceği bir şey değildir. Sonsuz lezzetleri kaçırmaya sebep olan

geçici ve zararlı lezzetleri tercih etmez.

Dine uymak için, önce Ehl-i sünnet âlimlerinin, Kur’an-ı

kerimden ve hadis-i şeriflerden anlayıp bildirdikleri (Akaid)e uygun

iman etmek, sonra haram, yasak edilmiş olanları öğrenip bunlardan

sakınmak, daha sonra, yapması emr olunan farzları öğrenip yapmak

gerekir. Bunları yapmaya (İbadet) etmek denir. Haramlardan

sakınmaya (Takva) denir.) [c.2, m.11]


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.