Duydunuz mu?… Egemen Bağış, Bize Ülkemizi Bağışlamış

Duydunuz mu?… Egemen Bağış, Bize Ülkemizi Bağışlamış

9 AKBABA+4 KIRIKOK+1KURT… 5 Ocak 2015 günü oturup; pazarlık yapacaklardı…Hangi konuda derseniz?… Elbette ki 4 adet “paraya”bakan zatı-ı muhteremin; “kirini arıtmaya gerek var mı, varsa hangi deterjanla konuyu aklar, paklar, haklarız, en zararsız bir şekilde konuyu nasıl hasır altı yaparız?” konusunda kafa yoracaklardı…

Eee, düşmez kalkmaz bir Allah…Bugün sizeyse, yarın bize…Ne olur, ne olmaz?…Kaderde varsa; hani bize de nasip olursa bir “yüce divan”…Bıçakları çekmeden iyi düşünmeli demişlerdir.

Bir zamanlar da nasıl aklanmıştı ANAP-DSP-MHP koalisyonunun Bayındırlık Bakanı MHP’li koskocaman kurt Koray Aydın???…Bugünlerde ne İYİlikler yapmağı düşünüyordur kim bilir bu ülkeye?…Hep birlikte göreceğiz elbette…

Kim bilir 15 Ocak 2015 günü yaklaşırken; maziye bakıp da nasıl da endişeliydik o günlerde diye düşünen muhalifler ne demişlerdir acaba?…

Örneğin, mesela (yeni Osmanlıca’yı herkes böyle kullanıyor da; ben de kullanmış oldum) demişlerdir ki:

-Takmayın kafanızı; yaparız size bir kıyak da…Yeter ki çaktırmayalım seçmenimize; sonra atmasınlar bize sandık başında dayak…
Durup, dururken neden anımsayıverdim 15 Ocak 2015 gününü biliyor musunuz değerli okularım?… Hani şu AKBABALAR’ın o ünlü 4 adet “paraya”bakanlarının en baş kahramanı, artık bu ülkeden çalamayacak, bu ülkenin paralarını ayakkabı kutularında saklayamayacak, hele ki Zarraf efendi ile ortaklık yapamayacak… Neden mi?…Çünkü o artık Türk vatandaşlığından çıkmış (kendi isteğiyle) ve başvurmuş “sözde” yavru vatan KKTC devletine, demiş ki onlara; alın beni koynunuza, sizleri de katayım bundan sonraki türlü, çeşitli çalıp, çırpma, soygun işlerime…İşte böyle demiş midir, dememiş midir bilemem ama Egemen Bağış;artık bir KKTC vatandaşı.

Takvim yaprakları ilerlese de zamanda, bazı konularda takılı kalır belleğim, geçmişin o unutulmaz anlarında…Ve karıştırıveririm güncemi… Ülkenin hiç değişmeyen gündemi; çalma, çırpma, yolsuzluk, suistimalli işlerini.. Bakar mısınız,lütfedip okur musunuz?…Yoksa külfetli bulup, aldırmaz mısınız?…Elbette ki değerli okurun özgür istencine kalmış.
Ama…

Takvim yaprakları ilerlese de zamanda, bazı konularda takılı kalır belleğim, geçmişin o unutulmaz anlarında…Ve karıştırıveririm güncemi… Ülkenin hiç değişmeyen gündemi; çalma, çırpma, yolsuzluk, suistimal içerikli işlerini…

Biliniz ki Egemen’in;KKTC yurtdaşı olup da bu ülkeyi bizlere bağışlayıp gidivermesinden çok etkilendim, çok duygulandım, birazcık da huylandım. Zarraf; konuşur da, sorgulama sırası bana gelirse,ABD belki de Fetoş’la beni takas ederse vs. gibi kaygılarla, uluslararası alanda “yok hükmünde bir devlet” ya da “korsan devlet” ve de bazen de “işgalci devlet” olarak tanımlanan şu KKTC’de olursam, hukuken yok saydıkları bu ülke ile, hukuksal ilişkileri nasıl kuracaklar, beni nasıl alacaklar diye düşünmüşdür bu kurnaz…
İşte 15 Ocak 2015 günü, namus borsasında tavan yapanların, bir başka deyişle 4″paraya” bakanın kaderinde; “yüce divan” var mı, yok mu diye fallarına bakanların, sonra da bu konunun üzerine ölü toprağı atanların sayesinde, bugün Egemen Bağış yapmış büyük bir kaçış KKTC devletine…Ve işte o sorgucu topluluğunun içinde yer alan 4 kırık ok ki onları CHP’li milletvekilleri olarak tanıyoruz TBMM ortamında…İşte onlar bugünün CHP ‘si ve onların içinde ergiyip giden “DYP’li koalisyonunun” SHP’si ve bu ikili koalisyon döneminde yaşananlar… Ne zaman AKBABALAR her hangi bir konuda dillere düşerlerse; ben de anılarımın içine düşüyorum ve bu ülkeyi AKP’ye mecbur bırakanları ve onların eylemlerini anımsamadan duramıyorum. Bu anılarımdan bir kuplecik şakıyayım okurlarıma;hey gidi günler hey cıvıltıları eşliğinde…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SEN DÖNÜNCEYE KADAR!

Veee

Şöyle bir dönelim takvim-i tarih sahnesinde birazcık gerilere…
*Bayındırlık Bakanlığı’na bağlı İller Bankası adlı kuruluşun, 90’lı yıllardaki müdürlerinden Funda CİVELEK (ki gece kulüplerindeki uvertür kızların adıyla benzerliğine aldanmayınız, zat-ı muhterem erkektir), SİMGE inşaat patronu Nezir’le (ki kendisi de zamanında PTT’nin memurcuklarındandı ve Tanrı “yürü ya da yürüt ya kulum” demiş olmalı ki ona, (neredeyse 90’lı yıllar boyunca tek yetkiliydi Bursa’nın inşaat şantiyesine dönüşmesi anlamında bu Nezir Ağa)…İşte bu ikili; bir takım fırıldaklar çevirmekteydi “ihaleler bağlamında” ve de İşbankası’nın o yıllardaki Halil adlı müdürü de aralarında… Adı geçen bankaya yatırılan; İLBANK paraları nedeniyle bir takım kar payları/yüzdeler anlamında ortak çalışmaları vardı aralarında CİVELEK Funda ile çapkın müdür Halil’in “günahları boyunlarına”… Amma ve lakin ERDAL Selma adlı bir kadın karıştırdı ortalığı HACIÖMEROĞLU Fikret adlı inşaat mühendisi iş arkadaşının yardımıyla ve de düşürdü yazıya (KURTLAR VADİSİ dizisinde adı Cavit AKARSU diye geçen Bursalı bir media patronunun gazetesinde tam da DYP-SHP koalisyonu döneminde)… “SOL GÖSTERİP, SAĞ VURANLAR… HALKIN CEBİNE SALDIRANLAR” izleği ve de “Türkiye’nin Bir Özeti: BURSA” başlığı altında yazıya düşünce ayrıntılar, kuşkusuz yazılar kesildi Müdür Funda CİVELEK ve de yardımcısı/yalakası Fevkani KAYA şikayeti/yakınması sonucu solcu geçinen yazı işleri müdürü Erol BİLENSER eliyle…
Ve ardından “sen memursun, nasıl yazı yazıp da para kazanırsın gazetelerden ?” diye bahanelerle süründü yıllarca memurcuk ERDAL Selma İDARİ YARGI’nın önünde…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?

Ve de o dönemde SHP’li Bayındırlık Bakanı (İmar İskan Bakanı diye tanımlanırdı o günlerde bu mevkii) Onur KUMBARACI’nın danışmanı geldi Bursa’ya, ERDAL Selma’yı tehdit edip, susturmaya; “ya kes bu yazıları, karıştırma ortalığı ya da süreriz seni Bursa dışına”…

Bu toz duman ortamında İşbankası’nın sorumluluk hissiyatındaki yönetimi saldı sorgucularını/müfettişlerini Bursa’ya, öğrenince CİVELEK Funda eşliğinde çevrilen “ticari içerikli” dönen fırıldakları çektiler Müdür Halil’i kızağa… Ve dediler ki;

– Sen haklısın kamu yararını düşünmekle ve bu kaygılarınla dönenleri yazılarına düşürmekle… Biz olsak tutmayız bir an bile CİVELEK Funda’yı…Ama sizin yönetim tam bir kabadayı… Geçer akçe kamuda böyleleri… Tanrı korusun sen gibi “ki kadın da olsan” babayiğitleri… Gerekirse bizden bir yardım; esirgemeyiz senden… Kurtulmamıza katkın oldu kurumumuzun aracı olarak kullanılması düşünülen böylesi yavşaklıklardan…
Kuşkusuz kamuda işler; çok başka türlü işler… Kovuşturulması gerekirken CİVELEK’in cilveleri, kızağa sürüldü memurcuk ERDAL Selma… Refah partisi gelinceye değin iktidara CİVELEK Funda ve taifesi sürdü sefa… Makam aracıyla gitti köpeği veterinere aşıya… Ve de en az Müdür CİVELEK Funda kadar müdür eşi(eş durumundan “müdür” sanıyordu kendisini haspa) gün geldi kuaföre, prensesi, kızı da bırakıldı makam aracıyla okula… İşte bu hengame, bu kargaşa ortamında geçmişde MHP’li bildiğimiz ÜSTÜNEL Mehmet Ali adlı bir inşaat mühendisi “sözde” arkadaş, ERDAL Selma’nın yazılarını dosyaladı koydu REFAH’ın önüne, sürdü refahı, gönenci; oturunca bölge müdür yardımcılığı koltuğuna… Kıyak yaptı kendine, kıyak yapmayı düşünmedi bile bu yolsuzlukları ortaya döken kadına, o kadın sürünürken İDARİ YARGI’da…

Bunlardan bize ne diyeceklere…Biliniz ki bugünkü iktidar işte böylesi adamların varlığıyla; var…

Ve AKBABALAR onlara ne kadar da minnettar; “BİZLERİ, SİZLER VAR ETTİNİZ” derken, onların sayesinde nasıl da oldular bahtiyar…
Hey gidi günler hey…Hala taptaze canlıdır o anılar bende be hey…

Bellek, bellek…Belge, belge…Yok henüz onları “delete” edecek silgi de …

Bu siyasiler birbirine HIRSIZ dedikçe; tencereler ve dipleri konusunda atasözleri düşmekte usuma…

Az sabır diyorum şu geveze gönül kuşuma; bunca bildiklerin, bunca yaşadıkların sende saklı kalmayacak, az kaldı, az kaldı düşeceksiniz kitap sayfalarına…

Ama neyse ki geçmiş olsun cümleten hepimize; Egemen Bağış,yapdı bizlere çok özel bir bağış,ülkemizi bize bırakıp, bu ülkeden kaçdı…Hayırlısıyla ayağını sürüye; benzerleri de kalmasın ardından geriye…AMENNNN…

Selma ERDAL; Didim, 15 Kasım 2017

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın