Eden kendine eder

Eden kendine eder

*Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Eden kendine eder. Hata kusur görmemeli, olmuşu da affetmeli.

*Hazret-i Muaviye’ye dediler, efendim siz valilikte çok kaldınız,

hiçbir halife sizi değiştirmedi bunun hikmeti nedir? Buyurdu ki:

Resulullah efendimizin bir hadis-i şerifine sarıldım, çok rahat

ettim, herkes benden memnun kaldı. Cenab-ı Peygamberden işittim

buyurdu ki:

(Ya Muaviye, iyilik edene iyilik et, kötülük edeni affet.)

*Peygamber efendimiz yine buyuruyor ki:

(Bir odada bir iplik haramdan olsa, bu odada kılınan namaz

kabul olmaz.)

*Büyükler buyuruyor ki:

Bir dank, yani bir kuruş, üzerinde kul hakkı olan Cennete

giremez. İnsanın giydiği elbisenin tamamı helal olsa, bir düğmesi, bir

ipliği haram olsa, bu elbiseyle kılınan namaz kabul olmaz, yani

namaz borcu ödenmiş olursa da, sevab verilmez.

*Peygamber efendimiz yine buyuruyor ki:

Ahirette sırat köprüsünde her Müslümana yedi sual

sorulacaktır:

Birincisi imandan,

İkincisi namazdan,

Üçüncüsü oruçtan,

Dördüncüsü hacdan,

Beşincisi zekâttan,

Altıncısı gusül abdestinden sorulacaktır.

Yedincisi kul hakkıdır. Orada bu sualden Peygamberler bile

korkmuştur.

*İşte, kul hakkının da hesabı verildikten sonra karşı tarafa

geçiliyor, Cennete girebiliyor.

*Kul haklarından bir tanesi, gıybet ve dedikodudur. Kalbi

kırılacak bir lafı, bir kimsenin arkasından konuşmak gıybettir. Gıybet,

zinadan bile günahtır, kul hakkına girer, kalb kırmaya girer. O halde,

kesinlikle, hiçbir Müslümanın, gıybetini yapmamalı. Onun hesabını

Cenab-ı Hak görecektir.

*Gıybetin yol açtığı en büyük günahlardan biri de, kalb kırmaktır.

Küfürden sonra en büyük günah, kalb kırmaktır. Kâbe’yi yıkmaktan

daha büyük günahtır. Kalbi kırılan bir müminden, onun

bedduasından çok korkmalıdır. Kalb, nazargâh-ı ilahidir. Cenab-ı

Hak insan vücudunda, en yakın kendine komşu olarak kalbi

yaratmıştır. Eğer kalb incitilirse, yanındaki de incitilir. O halde

Müslüman olsun, kâfir olsun, hiç kimsenin kalbini kırmamalı. Aksine,

iyilik yapmalı.

* Allahü teâlâ iyilik murat ettiği kullarını iyilikte, felaket murat

ettiği kullarını felakette kullanır. Müslüman için en büyük felaket,

nimetin kıymetini bilmemek olur.

* Şan şöhret insanı rahatlatmaz. Para olur, şöhret olur; fakat

huzur olmaz.

* Bir kişi, [etraftakiler duysun diye, riya olarak] yüksek sesle

besmele çekerek dükkanını açsa kazancı uygun olmaz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın