Edmond Halley 

Edmond Halley 

edmund-halley

(1656 – 1742) 

8 Kasım 1656 da Londra’da doğdu. Aynı isme sahip babası Edmond Halley sabunculuk yapıyordu.

St Paul’s School da okudu. Halley küçükken matematik ile çok ilgiliydi. Daha sonra oxford da The Queen’s College’da okudu. Halley daha öğrencilik yıllarında güneş lekeleri ve güneş sistemi hakkında makaleler yazmaya başladı. 

1675 yılında bir astronom olan Flamsteed’in yanında çalışmaya başladı. Bu sıralarda Merkür gezegeninin tutulmasını gözlemledi.

Halley Oxford üniversitesini bitirmeden 1676 yılında ayrılmıştır. 
Güney yarıküre yıldızlarını incelemek amacı ile güney Atlas Okyanusu adalarından St.Helena ya gitti. 1677 de 341 güney yıldızının ayrıntılarını içeren Catalogus Stellarum Australium adlı eseri yayımladı.

Halley yıldız haritasına yaptığı katkılardan dolayı Tycho Brahe ile karşılaştırılacak kadar ünlendi. Halley Oxford’dan diplomasını aldı ve Kraliyet Cemiyeti üyeliğine(Fellow of the Royal Society) seçildi.

1686da seyahatinin ikinci bölümünü yayımladı. Bu bölümde alize rüzgârları ve muson yağmurlarını konu alan bir makale ve harita bulunuyordu. Bu makalede güneşin ısısının dünya atmosferinin hareketlerin deki etkisini gösterdi. Aynı zamanda barometrik basınç ile deniz seviyesinden yükseklik arasında bir ilişki olduğunu da gösterdi. Bu haritalar bilgiyi görselleştirme tekniklerine önemli katkı sağladı.

Halley 1682 yılında Mary Tooke ile evlendi ve İslingtona yerleşti. Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi.

Kepler’in gezegensel hareket yasaları’nın kanıtlanması kafasını kurcalayan bir problemdi. Ağustos 1684de Cambridge Üniversitesi’nde Isac Newton ile bunu tartışmak üzere buluştu. Newton problemi çözmüş ama çözümü yayımlamamıştı. Halley onu yayımlamaya ikna etti. Newton Philosophiae Naturalis Principia Mathematicayı (1687) yazdı ve Halley’in parası ile yayımladı. Yaptığı birçok katkının yanında Newton’u Principiayı yazmaya ikna etmesi ve masraflarını ödeyerek yayımlanmasını sağlaması, birçokları tarafından bilime yaptığı en büyük katkı sayılmaktadır.

1690’da uzun süre su altında kalabilen ve sualtı araştırmaları için penceresi bulunan bir araç olan dalma çanının planlarını tamamladı. Halleyin dalma çanında hava, yüzeyden gönderilen ağırlık bağlanmış varillerle sağlanıyordu.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın