Efendimiz Bayramları Nasıl Değerlendirdi?

Efendimiz Bayramları Nasıl Değerlendirdi?

Efendimiz bayramları nasıl değerlendirirdi? 

Bayramlar, küskünlerin barıştığı, insanların birbirleriyle kaynaştığı neşe ve sürur günleridir. Hiç düşündük mü acaba Rehberimiz Peygamberimiz (sas) bu günlerde neler yapıyordu? Bayramı nasıl karşılıyordu? İsterseniz gelin hadisler ışığında Efendimiz’in bayramlarda neler yaptığına bir göz atalım. 

Evvela Allah Rasulü, bayram namazına gitmeden önce birkaç hurma yiyordu. Ardından bayram namazını kılmaya yürüyerek gidiyor, namaza giderken ve gelirken farklı yolları kullanıyordu. Başka bir hadislerinde ise Allah Rasulü’nün bayram namazına gitmeden önce gusül abdesti aldığı zikredilmektedir. (Buhari, Iydeyn, 4; Tirmizi, Salat, 390; Ebu Davud, Salat, 254) Daha sonra “Bugünümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır” (Buhari, İdeyn, 3; Müslim, Edahi, 7) buyuran Efendimiz’in bayrama, bayram namazını kılarak başladığını anlıyoruz. O, bayram namazını “musalla” adı verilen geniş bir alanda kıldırıyor ve bu namaza kadınlar ve genç kızlar da iştirak ediyordu. (Tirmizi, Cuma, 36) 

Coşku içinde kutlanılmasını istiyor 

Bu geniş meydanda ashabıyla bayramlaşan Efendimiz’in, bayramların kalabalıkla ve büyük bir coşku içinde kutlanmasını arzu ettiğini biliyoruz. (Müslim, Iydeyn, 11, 12, 22; Müsned, V, 84, 85; Darimi, Salat, 223) Bu sebeple Allah Rasulü’nün kaynaklarda zikredildiğine göre folklorik gösterilere izin verdiği, Mescid-i Nebevi’nin toprak zemini üzerinde bir grup Habeşlinin oynadığı mızrak-kalkan oyunlarını eşi Hz Aişe ile birlikte seyredip Hz. Ömer’in müdahalesini de doğru bulmadığını bilinmektedir. (Buhari, İydeyn, 2; Müslim, Salatü’l-Iydeyn, 22; Nesai, Salâtü’l-Iydeyn, 34, 35) Yine bir bayram günü kendisi seyretmemekle birlikte Hz. Aişe’nin yanında kız çocuklarının def çalıp oynamalarına da izin vermiştir. (Buhari, İdeyn, 3; Müslim, Salatu’l-ideyn, 16-20) 

Bu hadislerden bayram günlerinde İslamî ölçüler içinde eğlenilmesi ve bazı oyunların oynanmasının caiz olduğunu anlıyoruz. Bayram günü Hz. Peygamber’in yanında Buas harbine ait hamasî türküler söyleyen iki kız çocuğuna müdahale etmek isteyen Hz. Ebu Bekir’e Allah Rasulü: “Ey Ebu Bekir! Bırak onları söylesinler. Her milletin bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır.” (Buhari, Ideyn, 3; Müslim, Salatü’l-Ideyn, 16) demiştir. Yine Allah Rasulü bayram günleri mescidde mızrak-kalkan oyunu oynayanları seyretmek isteyen Hz. Aişe’ye yardımcı olarak bu gösteriyi onunla beraber seyretmiştir. (Buhari, Ideyn, 2; Müslim, Salatu’l-Ideyn, 17) 

Yeme, içme ve zikir günleri 

Bu arada şunu da ifade etmekte fayda vardır ki, yukarıda da ifade edildiği gibi Hz. Peygamberin’in Ramazan bayramlarında musallaya çıkmadan önce hurma yeme âdeti bir sünnet telakki edilmiş ve bu telakki zamanla bayramlarda tatlı ikramı geleneğini doğurmuştur. 

Efendimiz bir hadislerinde bayramı “yeme, içme ve Allah’ı zikir günleri” olarak tarif ve tavsif etmektedir. (Ebu Davud, Savm, 49; Tirmizi, Savm, 59; Nesai, Menâsik, 195) Buradan hareketle diyebiliriz ki bayram günleri sadece yeme, içme ve eğlence günleri değildir. Bununla beraber bize bayram nimetini yaşatan Rabb’imizi zikrederek O’na şükretmeliyiz. 

ALİ DEMİREL – Zaman

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın