Eğitime parmak değil el atalım lütfen

Eğitime parmak değil el atalım lütfen

Çağ değişiyor, teknoloji gelişiyor ama bizim kafa değişmiyor.

Bu değişmeyen kafayla da yap-boz tahtasından başka bir şey yapamıyoruz.

Her hükümet değişmesinde ilk önce mevcut eğitim düzenine el atılıyor. Hatta her bakan değişmesinde ve hatta her müsteşar değişmesinde.

Doğruda yapıyorlar. Eğitimde bir yanlışlık var. Düzeltilmesi gerek.

Ama, bu bir müsteşarın, bir bakanın ve hatta bir hükümetin yapabileceği bir iş değil.

“Yok yaaa!” diyorsunuz değil mi?

Ben 1970 yılından beriyi biliyorum. 1980 yılından 2007 yılına kadar da Milli Eğitimin bir parçası oldum. Bu kırk iki yıl süre zarfında onlarca hükümet, onlarca bakan geldi geçti.

Eğitime parmak sokmayan kalmadı.

Kimi doğru yere, kimi de yanlış yere parmak soktu.

Sonuç; köklü ve kalıcı çözüm olmayınca hep hüsran.

Son anayasamızı askeri darbe sonrası 1982 yılında yapmışız. Geçen süre zarfında da mevcut anayasayı kevgire çevirmişiz. Hala da yetinmeyip yeni baştan bir anayasa yapma çalışmasına başlamışız.

Mevcut haliyle anayasa Türk Milletine dar gelmiyor. Sorun Türk olmayanlarda. Küçük azınlıklar ne versen daha fazlasını ver der tabi. Kürtlere gelince; düne kadar hep beraber aynı okulda okuduk, aynı kışlada askerlik yaptık, aynı iş yerinde çalıştık. Öğretmen oldular, imam oldular, memur oldular, idareci oldular, milletvekili oldular, bakan oldular, başbakan oldular, cumhurbaşkanı oldular.

Dillerini hep konuştular. Türküler çığırdılar. Zılgıtlar çektiler. Bunu çok yaşadım. Hiç yadırgamadım. Can dostlarım oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MECLİSİN RENGİ TURUNCU MU?

Fakat, şimdi Kürtçe bir müziğe tahammül edemiyorum.



Yanlış nerede?

Anayasada mı, eğitimde mi?

Bence eğitimde.

Eğitim bir hükümet politikası olmaktan çıkartılmalı. Tıpkı anayasa gibi tüm siyasi partilerin, tüm sivil toplum kuruluşlarının, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uzlaşısıyla hazırlanacak bir eğitim sisteminin yürürlüğe sokulması şart olmuştur artık.

Böylece iyi eğitilmiş bir nesil anayasa ve yasa yapmakta da hiç zorlanmayacaktır.

****

MİT mi, MATRIX mi?

Birde Uludere olayının başka bir yönüne bakalım.

Yana yana suçlu aranıyor. Şimdilik kabak olay yerine en yakın Tugay komutan vekili olan albayın kafasında patladı.

Asker ya! Vurun abalıya!

MİT zeytin yağ gibi iki dakikada su yüzüne çıkıverdi. Ben istihbarat vermedim.

Oh! Ne güzel.

Ülkenin en kritik sınırından kaçakçılar elini kolunu sallaya sallaya girip çıkıyor. Çünkü bu bir meslek olmuş onlar için artık. Ve bundan Türkiye Cumhuriyeti Milli İstihbarat Teşkilatının haberi olmuyor. Hangi çağda yaşıyoruz.

Bu kaçakçılardan haberin varda haber vermediysen kötü; hiç haberin yoksa o daha da kötü.

Ben istihbarat vermedim dediğine göre otuz altı kaçakçının onlarca katırla yurda girmek üzere olduğundan da haberin yoktur.

Çok yazık!

Yabancı ülkelerin istihbarat örgütleri yurdumuzda cirit atarken, eylem yaparken bizim istihbarat örgütümüz basının Ankara temsilcilerine Matrix şov yapıyorsa yazıklar olsun!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın