KozanBilgi.Net 15 Yaşında... SİZLERLE BİRLİKTE NİCE 15 YILLARA...

Ejderha Mızrağı

Ejderha Mızrağı

Antimodes beyaz cübbeli bir büyücüydü.

Yolculukları sırasında beyaz cübbesini asla giymezdi ki Mızrak Savaşı’ndan önceki o dönemlerde büyücülerin çoğu kimliklerini belli eden cübbelerini giymekten sakınırlardı. Çünkü insanlar büyüden ve büyücülerden korkuyorlardı. Bu yüzdende saldırdan ve hoş olmayan tavırlar sergiliyorlardı.

Fakat Antimodes’in cübbesini giymemesinin sebebi cübbenin beyaz olması ve çabuk kir göstermesiydi. Antimodes korkmuyordu. Zaten korkması içinde bir sebep yoktu. Sonuçta o güçlü bir büyücüydü. Güçlü bir Başbüyücü.

Antimodes Wayreth’te bulunan Yüksek Büyücülük Kulesi’ne gidiyordu. İsteseydi Balifor Limanı’ndaki evinden büyünün koridorlarından geçerek çok kısa bir zaman zarfında kuleye ulaşabilirdi. Ama o uzun yolu seçmişti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu ondan Beyaz Cübbeliler Tarikatı’nın başı ve Büyücüler Meclisi’nin başkanı olan Par Salian’dan rica edilmişti.

Antimodes ile Par Salian iyi dostlardı. Bu sebeple Par Salian normalde yapacağı gibi emretmemiş, bunu ondan rica etmişti. Sonuçta dostlukları bu kuleye ilk geldikleri güne, Sınav’a kadar uzanıyordu.

Antimodes’in yolculuğu sırasında gerçekleştirmesi gereken iki görevi vardı. Bunlardan ilki her karanlık köşeye bakmak, her gizli kapalı konuşmayı dinlemek ve kapalı her kapı pencerenin ardında ne olduğunu öğrenmekti. Bu tehlikeli olan görevdi çünkü insanlar işlerine karışılmasından pek hoşnut olmuyorlardı. Özelliklede saklayacakları bir şeyleri varsa. İkincisi ise yeni yetenekler aramaktı. Antimodes ikinci ilkinden daha tehlikeli buluyordu aslında. İş çocuklarla uğraşmaya gelince her zaman için casusluğu tercih ederdi.

Abisinin hediyesi olan beyaz eşeği Jenny’nin üzerinde giderken Par Salian’a vereceği raporu günlük halinde ve temiz bir el yazısıyla tutuyordu.

Antimodes o geceyi Solace’ta geçirecekti. Bahar ayındaydı ve Solace’a vardığında hala güneş vardı. Aslında devam edebilirdi. Ancak Solace’ı severdi. Tabi Solace’ın meşhur hanı olan Son Yuva Hanı’nı da. Yola ilk çıktığı günden beri Otik Sandath’ın baharatlı patateslerinin ve hanın mükemmel soğuk siyah birasının hayalini kuruyordu.

Solace afet zamanında kurtulan ve evlerini terk etmek zorunda kalan insanlar tarafından kurulmuş bir şehirdi. Diğer kasabalardakinin aksine buraya gelen yabancılar hoş karşılanırdı. Bunun yanı sıra Solace üzerinde bulunduğu Ansalon kıtasının iki yakasını bağlayan ana yol üzerinde olan bir kasabaydı. Bu nedenle de çok fazla yabancı gelip gidiyordu.

Antimodes hiç fark edilmeden girdi kasabaya. Fakat onun fark edilmemesinin sebebi kasabanın yabancılara aldırış etmemesi değil, kimsenin onu görmemiş olmasıydı. Solace devasa vallen ağaçları üzerine kurulmuş bir kasabaydı ve yolların hepsi yerden yüksekteydi.

Antimodes gözü yukarılarda devam ederken önüne bir grup velet fırladı. Hepsinin ellerinde tahta kılıçlar, hayali canavarlarla ve birbirleriyle savaşıyorlardı. Jenny bir büyücü bineğiydi. Bir savaş atı değil. Bu nedenle onun alışkın olması gereken tek şey ağır baharat kokusu –ki büyü malzemelerinde geliyordu- ve ara sıra çakan şimşeklerdi. Jenny o kadar huysuzlandı ki neredeyse Antimodes’i sırtından atıyordu.

Diğerlerine nazaran biraz daha büyük olan bir oğlan uzanıp eşeğin gemlerini tutup onu sakinleştirdi ve diğerlerine kılıcını sallayarak dağılmalarını söyledi. Oğlanlar dağıldılar ve başka yöne koşmaya devam ettiler. Eşek sakinleştikten sonra çocuk Antimodes’ten özür Solace’a ait olmayan şivesiyle özür diledi. Antimodes çocuğu inceledi. Genç adamın saçları sadece Solamniya popüler olan bir şekilde kesilmişti. Genç adam bilinçli olarak soylu bir davranış içindeydi. Antimodes onun bir Solamniya Şövalyesi’nin çocuğu olabileceğini düşündü ama bir Solamniya Şövalyesinin oğlu olsaydı böyle bir durumda Solace sokaklarında kir pas içinde olmazdı.

Çocuk Antimodes’in büyücü olduğunu anladığında bunu hor gördüğünü belli eden bir ifadeyle izin istedi ve ayrıldı. Antimodes o anda başka bir oğlan çocuğunun daha kendilerini izlediğini fark etti. Genç adam oradan ayrılırken diğer oğlana bağırdı. “Kit. Geliyor musun?”

“Bir dakika Sturm,” diye yanıtladı oğlan ve o anda Antimodes aslında onun bir oğlan olmadığını anladı. Antimodes daha yakından incelediğinde aslında sadece bir kız değil, çekici bir kız olduğunu farketti. Kızlar, özelliklede genç ve güzel olanları Antimodes’in zayıf tarafıydı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın