Emekli Zahit

Emekli Zahit

Onu herkes tanır ama bilmezdi. Zahit geldi, zahit gitti derlerdi de hakkında kimsenin bilgisi olmazdı. Zahit resmi dairelerin, evlerin ve özel iş yerlerinin tam bir gediklisiydi. Yıllarca altında eski bir mobilet ve üzerine yüklediği küçük ev eşyaları, o kurum senin bu daire benim gezer durur kendince satışlar yapardı.

Öyleki mobiletle yakın ilçelere de gittiğinden oralarda onu görmek mümkündü.

“Yetmez mi, artık yorulmadın mı? Biraz da dinlen cümleleri artık ona çok yabancı gelmiyor, bu cümle karşısında yalnızca gülümseyerek; “Ben bu işi seviyorum. Bu işi yaparken dinleniyorum” gibi beylik laflar ediyordu.

Bu mazlum haliyle zahit herkesin sevgisini kazanmış, herkesin dostu olmuştu. Kendince tırmalıyor, yaşamanın en çetin kavgasını veriyordu. Gardiyan emeklisi bir memurdu zahit. Emekliden aldığı toplu paranın üstüne bir de kredi çekip bir ev almıştı yıllar önce. Yavaş yavaş ödeyecekti planı buydu.

Ama hayat acımasız ve beklemezdi.

Kanser hastalığına yakalandı zahitin eşi. Çok paralar döktü, çok doktorlar gezdi zahit. Ama Allah’ın dediği olurdu mutlaka. Kabullendi her şeyi, içine akıttı bütün derdini. Kimselere söyleyemedi. Hep mücadele etti. Eşi evde yatalak bir halde, üç çocuk, okul masrafları, kredi borçları… Ama Emekli zahit pes etmedi.

Sahi seviyordu emekli zahit. Mobilete binip Resmi dairelerde satış yapmayı! İlçelerde soğuk kış günleri mobiletle gezmeyi ve herkese güler yüz göstermeyi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kehf Suresi'nde Zülkarneyn ve Güneşin Doğduğu Yer 

İçi kanıyordu zahitin, içten içe ağlıyor ama herkese mecburen gülümsüyor, Çaresizliğin en kestirme yolunu arıyordu. Her gün ek iş yapıp, ailesine bakmayı, her şeye rağmen kanser olan eşinin tedavisi için mücadele etmeyi, çocuklarını okutmayı seviyordu zahit.

Borçlarını ödeyip, başı dik olarak gezmeyi, sevdikleri için kendisini feda etmeyi, ailesi için ödün vermeyi seviyordu zahit. Yoksa o da isterdi, Son demlerini hayatının huzurla geçirmeyi, torun sevmeyi ve en çokta sevilmeyi. Ama olmazdı, olamazdı! Çalışmak elzemdi ve zahit bu işe mecburdu, Çaresizce soğukta donan gözyaşları ile her gün ağladı ve her gün mecburiyetten çalıştı Zahit.

Adnan DENİZ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın