Endüstri Mühendisliği Öncüleri

Endüstri Mühendisliği Öncüleri

ADAM SMITH (1723-1790)
İskoçyalı ekonomist ve filozof olup Glasgow ve Oxford üniversitelerinde eğitim görmüş; Glasgow Üniversitesinde ahlak felsefesi profesörü olmuştur. Klasik iktisat okulunun kurucusudur. “The Wealth Of Nations” adlı kitabı endüstri mühendisliğine yaklaşım ve esaslarına yönelik ilk çalışmadır. Endüstri devrimi öncesi “iş bölümü”, yani bir ürünün üretimi ile ilgili farklı özellikteki işlerin birbirlerinden ayrılarak farklı kişiler tarafından yapılması ile verimliliğin artacağı fikrini ortaya atmıştır. Fabrika sistemi modelini önermiştir. Tam rekabet sistemine güvenmekte v bu sistemin kaynakların optimum dağılımına yol açacağına inanmaktadır. Ekonomik büyümede iş bölümü, sermaye birikimi, toplumsal, kurumsal, hukuksal çerçevenin doğru yapıda olması gerektiğini savunmuştur.

ROBERT OWEN (1771-1858)
İdealist, sosyalist okula mensup bir İngiliz iş ve fikir adamıdır. İşçi olarak başladığı tekstil fabrikasının müdürlüğüne kadar yükselmiştir. Önce işverenler nezdinde teşebbüse geçmiş ve işçilere sosyal yardımlarda bulunmalarını tavsiye ve teşvik etmiştir. Daha sonra sosyal fikirlerini gerçekleştirebilmek için bizzat harekete geçen R. Owen İskoçya’da ve ABD’de komünist koloniler kurmuştur. Ancak bu teşebbüsleri tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Buna rağmen fikirlerinin doğruluğundan şüphe etmeyen R. Owen Birmingham’da iş mübadelesi esasına dayanan bir mağaza açmıştır. Burada her üretici kendi ürününü diğer mallarla değiştirdiğinden işçi-işveren kavramlarının tamamen ortadan kalkacağını düşünmüştür. Fakat bu teşebbüs de kesin bir fiyaskoyla sonuçlanmış, satılmayan bir yığın mal mağazanın depolarını doldururken, aynı yerde günlük ihtiyaç maddeleri bulunmaz olmuştur.

Uygulamadaki başarısızlıklarına rağmen Robert Owen fikirleri itibariyle bir çok sosyal gelişmenin öncülüğünü yapmıştır. Sermayenin kârını ortadan kaldırmak arzusu sonraki yıllarda başlayan kooperatifçilik hareketinin esasını teşkil etmiştir. Ayrıca işçilerin korunması için iş yeri seviyesinde tedbirler alınmasını istemesi ve kanun koyucuları bu hususta müdahalelerde bulunmaya çağırması kendisine ilk büyük sosyal siyasetçi sıfatını kazandırmıştır. Hatta işçilerin sadece ulusal seviyede değil, uluslar arası planda da korunması gerektiği fikrini Avrupalı devlet adamlarına telkin etmiştir. Bu bakımdan Robert Owen, Uluslar arası Çalışma Teşkilatının (İLO) fikir babasıdır.




CHARLES W. BABBAGE (1792-1871)
İngiliz matematikçi ve ilk otomotik sayısal bilgisayarı tasarımlayan mucit. Hesap makinalarını gerçekleştirmeyi sağlayan ilk incelemeleri yapmıştır. Bilgisayarların bilimsel temeli de onun araştırmalarıdır (1830). Üretimin çeşitli yönleri v özellikle imalat düzeni ile ilgilendi. Bu konudaki çalışmalarını 1832 yılında “İş Tezgahları ve İmalatın Ekonomisi” adlı bir kitapta topladı. İş bölümünün yararını ve bundan elde edilen ekonomik yarara işaret etti. Adam Smith’in iş bölümü konusunu daha bilimsel bir şekilde inceledi. Toplu iğne yapımındaki işlemleri 7 temel işleme ayırıp her işleme harcanan zaman ve bu işlemin hangi seviyede bir işçi tarafından yapılacağının belirlenmesi ile ilgilendi ve iş bölümünün yalnız üretimi artırıcı bir yol olmakla kalmadığını aynı zamanda “İmalat Maliyeti” ni de son derece düşürücü bir sistem olduğunu ortaya koydu. Böylelikle çalışanlara işe kattıkları oranda bir ücret ödeme fikrini geliştirmiş oldu.

HENRY METCALFE (1847-1917)
İmalat Maliyeti Ve Kamu Ve Özel Atölyeleri Yönetimi isimli kitapta gözlem ve deneylerin kaydedilip bunu yöneticiler tarafından rehber olarak kullanılması gerektiğini savunmuştur. Maliyet ve malzeme kontrolünün önemine değinmiştir.

HENRY ROBINSON TOWNE (1844-1924)
Yale and Towne Manufacturing şirketinin kurucusudur. Amerikan Makine Mühendisleri Derneği (ASME)’ye başvurarak çeşitli şirketlerin yöneticileri arasında bilgi ve deneyim alışverişi sağlayacak bir organizasyonun ASME tarafından gerçekleştirilmesini istemiştir. Ayrıca teşvikli ücret (prim) sistemi konusunda çalışmalar yapmıştır.

FREDERİCK WİNSLOW TAYLOR
Endüstri mühendisliğinin kurucusu sayılan Amerikalı mühendis Taylor bilimsel işletme sistemini (Taytorizm) kurdu. Taylor’ın işbölümü anlayışı, üretimde bant sistemine geçişin (1913) temelini attı; bu sistem günümüzde insancıl olmayan bir çalışma dünyasının tipik örneği sayılmaktadır.

Taylor bir avukatın oğlu olarak Philadelphia’da dünyaya geldi. Önceleri babasının izinden gitmeyi düşünen Taylor,1872′de New Hampshire’deki Phillips Exeter Akademisi’ne yazıldı. Ne var ki, bu okulda derslerinde gösterdiği başarıdan çok, beyzbol alanındaki üstün performansıyla göze battı. Harvard Üniversitesi’nin giriş sınavını kazandıktan sonra, geçirdiği ağır bir göz rahatsızlığı yüzünden eğitimine ara vernıek zorunda kaldı. Görmesi 1875′te düzelince Taylor, Philadelphia’da bulunan bir çelik fabrikasında makine ustalığı ve zımba model üretimi alanlarında staj gördü.

1881′den Sonra: Zaman ve Hareket Araştırmaları Taylor 1878′de Midvale Steel Company’ye (Çelik Şirketi) işçi olarak girdi. Kısa zamanda grup şefliğine ve sonunda birinci usta başılığa yükseldi. Boş zamanlarında spor yapan Taylor, 1881′de çiftlerde ABD Tenis şampiyonu oldu. Hırslı bir kişiliğe sahip olan Taylor, gece derslerine devam ederek Stevens, Teknoloji Enstitüsü’nden 1883′te makine mühendisliği diplomasını aldı. Ertesi yıl Midvale şirketinde başmühendisliğe getirildi ve burada kenditasarılarına uygun bir makine atölyesi kurdu. Yine 1984′te Louise Spooner ile evlenerek üç üvey çocuk sahibi oldu.

Geliştirdiği 40′tan fazla makinenin patentini alan Taylor’un, bir mucit olarak kariyer yapması mümkünken, ilgi alanı çalışmanın rasyonelleştirilmesine yönelikti. Ustabaşı olarak çalıştığı dönemde bile, çalışma sürecini zaman ve hareket araştırmaları (1891′den sonra) sayesinde ayrıntılı bir biçimde incelemiş ve büyük bir zaman kaybının söz konusu olduğunu saptamıştı. Her işçinin en etkin biçimde çalıştırılması üzerine hesaplar yaptı. Çalışma sürecini, zamanı hesaplanmış belirli küçük işlere ayırmayı önerdi.

1901: Meslek Hayatından Ayrılması Taylor 1890′da Manufacturing Investment Company’ye yönetici olarak girdi ve burada üç yıl çalıştı. Ardından,1901′e kadar çeşitli işletmelerde mühendis olarak çalıştı ve bu dönemde başkaları yanı sıra pik demirin elde edilmesine ve işlenmesine ilişkin metotları denedi ve yüksek hız çeliğini geliştirdi. 45 yaşına geldiğinde, artık çalışmasına gerek bulunmadığını ileri sürerek düzenli meslek yaşamına son verdi. İş hayatından çekilmesinin bir nedeni de sağlığının bozulmuş olmasıydı.

FRANK BUNKER GILBRETH (1868-1924) & LILIAN MOLLER GILBRETH
Amerikalı bir çift. Mühendis olan Frank ile psikolog olan lilian birbirlerinin bilgilerinden yararlanarak ve özellikle taylor’ın yazılarından etkilenerek bir işin yapılmasında en etkin ve verimli hareketlerin (özellikle insan açısından en kolay) neler olduğu konusunda tam bir takım çalışması oluşturmuşlardır. Bu çalışmada taşıma, tutma, arama, monte etme gibi iş hareketleri 17 adet therblig denilen sembollerle ifade edilerek, işi yapmanın en iyi metodunun belirlenmesinde ve iş eğitimlerinde bu sembollerin kullanılmasını önermişlerdir. Frank’in geliştirdiği teknikler inşaat, kanal yapımı, eğitim, tıp ve savunma konularında uygulanmış ve eşinin katkılarıyla insan faktörüne daha fazla önem vermiştir.




HENRY LAURANCE GANNT (1861-1919)
Taylor ile çalışmış Amerikalı mühendistir. Taylorizmin sosyal yönünü geliştirmiştir. İş yönetiminde yararlanılan bir çok grafik geliştirmiştir. Bunlardan bir tanesi kendi adını taşır. Yapılacak işlerin birbirlerine göre zaman ve öncelik ilişkisini gösteren Gannt şemasını, standart üretim miktarı üzerindeki üretimler için işçilere ödenecek bir prim sistemini (teşvikli ücret sistemini) geliştirmiştir.

RALPH M. BARNES
Endüstri mühendisliği alanında ilk doktora tezini 1933 yılında ABD Cornell Üniversitesi’nde metod etüdü konusunda yapmıştır. Bu tez daha sonra Metod ve Zaman Etüdü adıyla kitap haline getirilmiştir.

H. MUNSTERBERG
Çalışanların iş yerlerindeki sosyal ve psikolojik özelliklerini inceleyen çalışmalar yapmıştır. 1913 yılında bu konuda “Psikoloji ve Endüstriyel Verimlilik” isimli kitabı yayınlanmıştır. Bu konu daha sonraları endüstri psikolojisi, endüstri sosyolojisi, işçi sağlığı ve iş güvenliği, ergonomi-insan faktörü mühendisliği dalları ile çeşitlenmiştir.

Walter SHEWART
1924 yılında ABD’de Bell Telefon Laboratuvar’larında çalışan doktor Shewart istatistiği üretimin çeşitli noktalarında örnekleme yaparak ürün kalitesinin ekonomik bir şekilde kontrolü amacıyla kullanmıştır. “Economic Control Of The Quaşity Of Manufactured Product” isimli kitabı 1931 yılında yayınlanmıştır. Bu konu daha sonra geniş ölçüde kullanılmaya başlanmıştır.

F. W. Harris
1914’te ekonomik imalat miktarlarının saptanmasında matematiğin önemli olduğunu savunmuştur.

F. E. RAYMOND
1931’de matematiğin envanter kontrolü modellerinde kullanılmasının yararlı olduğunu savunmuştur.

G. W. IRESON
1930’da mühendislik ekonomisi formüllerinde matematikten yararlanmıştır.

NORBERT WIENER(1894-1964)
Sibernetik biliminin kurucusudur (1947). Bu bilim günümüz otomatik kontrol ve otomasyonun temel özelliğini gösterir. Veriyi alma, işleme, bilgi haline dönüştürme ve kullanma safhaları ile geri beslemeli bir çevrimi ifade eder.

L. VON BERTALENFFY
Sibernetiğin tüm sistemlerin ortak bir özelliği olduğunu göstermiştir (1951). Yani teknolojik sistemlerin yanı sıra yönetim sistemlerinde de sibernetiğin önemli katkıları olacağını söylemiştir

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın