DOLAR 16,7542 0.32%
EURO 17,4961 -0.48%
ALTIN 971,630,20
BITCOIN 3252081,62%
Adana
29°

HAFİF YAĞMUR

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Ermeni Sorunu İddialar – Gerçekler – Türk – Ermeni İlişkileri 26. Bölüm
101 okunma

Ermeni Sorunu İddialar – Gerçekler – Türk – Ermeni İlişkileri 26. Bölüm

ABONE OL
23 Eylül 2018 13:47
Ermeni Sorunu İddialar – Gerçekler – Türk – Ermeni İlişkileri 26. Bölüm
0

BEĞENDİM

ABONE OL

1. KURULUŞU VE ÖRGÜT YAPISI

ASALA, 1975 yılında kurulmuştur. 6 – 7 üyeden oluşan kurucuları içerisinde, terör örgütünün en hareketli iki üyesinden biri olan Agop Agopyan, örgütün bilinen lideridir. İkincisi ise cinayet eylemlerini bizzat gerçekleştiren, terör olaylarının faili bulunan ve Agop Agopyan’ın yokluğunda örgütün ayakta kalmasını sağlayan Agop Tarakçıyan’dır, 1981’de ölmüştür. Agopyan ise çeşitli yaralanma, tedavi gibi sürelerin dışında örgütün lideri olarak kalmıştır. Filistin Kurtuluş Örgütlerinin elemanı olarak tanınmış ve “Mücahit” ismini taşımıştır.

Örgütün yapısı, geleneksel Ermeni terör örgütleri modeline uygundur. Lûbnan Merkez Komitesi, örgütün üst yönetimini üstlenmiştir. Özellikle, 1980 yılında bu komite, Lübnan’da önemli bir şekil almış ve “Büro” niteliğine bürünmüştür. Merkez Komitesine bağlı olarak; Siyasi Komite, Mali Komite, Propaganda ve Yayın Komitesi, İstihbarat Komitesi ve Askeri Komite gibi alt kuruluş ve organları vardır. Askeri komite, eylem timlerinin de bağlı olduğu bir organ niteliğindedir.

2. AMAÇ VE HEDEFLERİ

ASALA, 1981 yılı sonunda açıkladığı “siyasi programıyla” amaçlarını ve hedeflerini dünya kamuoyuna yayınlamıştır. Buna göre ASALA’nın amacı: “Demokratik, sosyalist ve devrimci bir hükümetin önderliğinde birleşmiş bir Ermenistan’ın kurulmasıdır.” Burada tanımlanan hükümetin neresi olduğu da açıkça anlaşılmaktadır. Sovyetler Birliği ve sosyalist devletlerden her türlü yardım istenmekte ve “Sovyet Ermenistan’ı halkın uzun savaşı için bir üs olarak” kabul edilmektedir.

Siyasi programda düşmanlar, iki grupta toplanmaktadır. Bunlardan birincisine “yerel gericiler” denilmektedir ki, bunlar, ASALA karşısında yer alan veya yanında bulunmayan Ermenilerdir. Taşnak da bu grupta yer almaktadır. İkincisi düşman grup ise, “Uluslararası emperyalizmin desteklediği Türk emperyalizmi” olarak gösterilmektedir.
ASALA, “Ermeni topraklarının”(!) kurtarılması için temel yolun, devrimci şiddet eylemlerinden geçtiğinin kabul ve ilan etmektedir. Programına göre; ASALA, üstün sınıfların hegemonyasını reddedenleri destekleyecek ve uluslararası devrimci hareket içinde koalisyonlar kurulup güçlenmesine çalışılacaktır. Bunun için şiddet ve terör vazgeçilmez yöntemdir.

ASALA’da amaçların gerçekleştirilmesi için terör eylemlerinin özellikle Türklere veya Türk dostlarına uygulanması, resmi veya özel şahısların seçilmesi önemli değildir; “terör bir olaydır ve önemli olan olayın boyutu”dur. Hedefler ikinci planda kalabilir. Bu nedenle katliamlar, büyük yankı uyandıracak öldürmeler, bombalamalar ön plana geçmekte; öldürülenlerin çocuk, kadın, Türk veya başka bir milletten olmaları önemli sayılmamaktadır. Ancak, her defasında öncelik Türklere ve Türkiye’ye uygulanacak terör eylemlerine verilmiştir. Ankara – Paris Havaalanlarının, İstanbul, Kapalıçarşı’da girişilen saldırı ve katliamların Orly saldırısının sebepleri, tamamen “olayın” çapı doğuracağı etki ve yankıdır.

3. STRATEJİLERİ, TUTUM VE DAVRANIŞLARI

ASALA’nın temel stratejisi, dünyadaki ilerici Ermeni hareketlerini bir noktada (Lübnan’da) toplamak ve bir merkezden yönlendirmektir. Kısaca, ilerici Ermeniler ASALA çatısı altında birleşecek ve “ASALA Halk Hareketi”ni başlatacaktır. Bu suretle, Ermenilerin ilerici güçleri, birbirleriyle resmi işbirliğine girebilecekler ve güçlerini birleştireceklerdir.

ASALA stratejisinin bu bölümünü 1981 yazında, dünyadaki tüm ilerici Ermenileri Lübnan’da toplantıya çağırmakla uygulamaya çalışmıştır. “İlerici” deyimi “Sosyalist – Marksist” anlamında kullanılmaktadır.

Stratejinin ikinci bir aşaması da, bu güç birliğinin sosyalist hükümetlerinde yardımıyla terörü yayarak, savaş dönemini başlatmasıdır. Ermeni terörü, Ortadoğu’daki kurtuluş mücadelelerinin bir parçasıdır ve Türkiye’nin bütünlüğüne yönelmiş her hareketle bütünleşebilir. Bu stratejinin sonucu olarak ASALA-PKK işbirliği meydana gelmiştir.

4. POLİTİK GELİŞMELER

1975 yılında kurulduğu kabul edilen ASALA’nın politik gelişmeleri iki safhada değerlendirilmelidir. ASALA, 1979 yılında Paris Ermeni Konferansı sırasında sağladığı yeni güçlerle kuvvetlenmiştir. Bu süreç 1981’de zirveye çıkmış, ancak örgüt 1983 yılında ikiye bölünmüştür.

ASALA’nın ilk eylemi, kurucularından Agop Tarakçıyan’ın 16.2.1976 tarihinde Beyrut Türk Büyükelçiliği Başkâtibi Oktay Cerit’i öldürmesidir. ASALA, 1979 yılına kadar, Filistinlilerin kendi aralarındaki çatışmalara karışmış ve lider Agopyan yaralanmıştır. 1979 yılında Paris’te toplanan Ermeni Konferansı sırasında, Fransa’daki Ermeni teröristlerle irtibat kurulmuş; böylece örgüte yeni elemanlar katılmıştır. Bunların içerisinde en ünlüleri Alex Yenikomşiyan ve Monte Melkiyan’dır.

1981 yılında birçok terör olayı gerçekleştiren ASALA, bir taraftan İsviçre’yi, diğer taraftan Fransa’yı tehdit etmeye, başlamıştır. Fransa’daki “Yeni Ermeni Direniş Örgütü”, Kanada’daki “Azad Hay” ve İngiltere’deki “Gaitzer” grupları ASALA’ya katıldıklarını ilan etmişlerdir. Terörün büyük bir etkinlik ve yaygınlıkla devam ettiği bu yıllar içinde merkez kadrosunda ihtilâflâr başlamıştır. ASALA’nın masum insanlara da yönelmiş olan terör eylemleri, örgütün dünya kamuoyundaki konumunu derinden sarsmıştır.
İsrail’in Lübnan’ı işgaliyle ASALA yöneticileri, Filistinlilerle birlikte Lübnan’ı terk etmek zorunda kalmışlardır. Örgüt, Temmuz 1983 tarihinde ikiye bölünmüştür. Bunlardan Agop Agopyan Grubu, Yunanistan ve Ortadoğu’ya yerleşmiş; kadın-çocuk ayırımı yapmadan terör eylemlerine devam etmiştir. Bu dönemdeki en çarpıcı eylemi, Orly katliamıdır.

Örgütün Batı Avrupa’daki grubu ise, “ASALA devrimci hareketi” ismini almıştır. Daha ılımlı bir yol izleyen bu grup, terör eylemlerinde yalnızca Türk hedeflerine yönelmiştir. Bu hareketin önde gelen liderlerinden biri Monte Melkoyan, diğeri ise Ara Toranyan’dır. Toranyan, Merkezi Paris’te bulunan “Ermeni Ulusal Hareketi” adlı grubun liderliğini yapmıştır. Bu grup, Orly saldırısını “tamamen faşist bir saldırı” olarak nitelemiştir.
Melkonyan ise Ermeni mücadelesinin siyasi zeminini oluşturmayı amaçladığını açıklamıştır. Buna göre harekâtın iki yönü vardır:

1) Ermenileri harekete geçirmek,
2) Türkiye’ye karşı harekete geçmiş diğer güçlerle işbirliğinde bulunmak. İran doğumlu Melkoyan, ikinci aşamada “ittifaklar” kurma stratejisini ileri sürmüştür.

Bu arada Agopyan da faaliyetlerini devam ettirmiştir.




5. DESTEK VE İLİŞKİLERİ

ASALA, amaçları ve izlediği politikalar gereği üç yönlü destek bulmuştur. Bunlar şöyle sıralanabilir:

1) Sovyetler – Doğu Bloku ve Sosyalist ülkeler,

2) Türkiye’yi dış ve iç tehdit ve terörle yıpratmayı jeopolitik beklentileri bakımından politikalarının esası sayan Yunanistan, Suriye gibi ülkeler,

3) Komünist partiler, dolaylı olarak Hınçak Ermeni terör örgütü ve sempatizanları, karşı görüşlere sahip bulunsalar da Ermeni kiliseleri.

ASALA’nın ilişkileri, uyguladıkları stratejiye paralel olarak, Türkiye için tehdit oluşturan kesimlerle yoğunlaşmıştır. Bunlar 1975 -1980 evresi içinde Filistin Kurtuluş Örgütü, Komünist partileri eylem grupları ve bazı devletlerin gizli örgütleridir. 1980 yılında Nisan ayında Sidon/Lübnan’da yapılan PKK ile ortak eylem anlaşmasıyla ASALA ilişkilerini genişletmiştir. Bu yolla ASALA-PRK arasında görüş ve eylem birliği kurulmuştur.
1983 yılından sonra başlayan evrede ise ASALA ilişkileri Monte Melkoyan’ın stratejine uygun şekilde gelişmiş, Türkiye içinde terörün uygulanmasına ağırlık verilerek, bu stratejiyi doğrudan veya dolaylı şekilde eylemleştirecek imkân ve kabiliyette bulunan her örgütle ilişkiler kurulması esas alınmıştır. Bunların başında gene PKK ve benzeri kuruluşlar ile TKP ve diğer komünist örgütler gelmektedir.

6. YAYINLARI ve HABERLEŞME ARAÇLARI

ASALA’nın en önemli ve resmi yayın organı “HAYASTAN”dır. Ayrıca, “Hay-Baykar”, “Armenia” ve Londra’da yayınlanan “Kaytzer” adlı dergiler de yayın organlarının başlıcaları arasındadır.

ASALA ilk radyo yayınlarını 1981 de Beyrut’ta başlatmış, “Lübnanlı Ermenilerin Sesi” adı altında günde bir saatlik yayınlar yapmıştır. Bunların dışında, ilişkili olduğu ülkelerin haberleşme araçları da ASALA’ya yayın yönünden destek sağlamaktadırlar.

YOĞUN FAALİYET ALANLARI

ASALA Ermeni Terör Örgütü, şimdiye kadar Türk Temsilciliklerine yönelik silahlı eylemlerini en çok Fransa’da gerçekleştirmişlerdir. Lübnan’dan sonra en büyük hareket üssü olarak bu ülkeyi kullandıkları gözlenmektedir. Bu ülkede hareket serbestliği bulunan Ermeni militanlar, Fransız yönetiminden ve çeşitli Ermeni kuruluşlarından almış oldukları büyük destekle rahatlıkla eylem yapabilmektedirler. Ayrıca ABD, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Suriye, İran ve Kanada gibi devletlerde de faaliyetlerini sürdürmektedirler.

ÖRGÜTÜN SON DURUMU VE KOPMALAR

ASALA’nın, İsrail işgali nedeniyle Lübnan’daki 3 eğitim kampını kaybettiği, İtalyan makamları arasındaki görüşmeleri aracılık eden bazı Filistinli yöneticilerin ASALA’yı arkadan vurmaya çalıştıkları, gerici Ermenileri kiralayarak ASALA’ya karşı kullanmak istedikleri, ASALA liderlerinden Agop AGOPYAN tarafından Beyrut’un Batı kesiminde yaptığı röportajın radyoda yayınlanan metninde ifade edilmiştir.

ASALA’nın merkezlerinin; Lefkoşe’nin Rum Kesimi, Atina ve Şam olarak üç ayrı mihraka bölündüğü haberinin alındığı, ayrıca, Tahran’da Ermeni cemaati içinde teşkilatlanmış oldukları, İsviçre Dışişleri Bakanlığı’nca bildirilmiştir.

Filistin Saika Örgütü Siyasi Daire Başkanı, ASALA militanlarının Cezayir, Tunus, Sudan ve Kuzey Yemen’e gittiklerine dair bazı haberleri duyduğunu ifade etmiştir. Bu arada, l980 yılında İngiltere’de kurulmuş bulunan ve çeşitli ülkelerden bağışlar yapılan ASALA’nın yan kuruluşu olan Siyasi Mahkumları Destekleme Komitesi ise dört prensipte çalışmaktadır.

Bunlar; mahkumlara maddi ve manevi yardım, cemaat içinde propaganda, cemaat dışında propaganda, Ulusal Kurtuluş Harekatı’na yardım şeklindedir.

ASALA Örgütü Lideri Agop Agopyan tarafından Türkiye’de eylem yapmakla görevlendirilen Monte Melkonian l983 tarihinde İstanbul Kapalı Çarşı olayını gerçekleştirerek, kız arkadaşı Suzy Mashararjıan ile birlikte kaçmayı başarmıştır.

l5 Temmuz l983 tarihinde Orly Havaalanı THY Bürosu Eşya Kontrol Bölümü’ne bir bavul içerisine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu Türk vatandaşı Halit Yılmaz ile birlikte 8 yabancı ölmesi ve 20’si ağır olmak üzere 56 kişinin de yaralanması olayını telkin eden Monte Melkonian, ASALA’nın bu hareketini kör terörizm olarak değerlendirerek, Ağustos l983 tarihinde ASALA’dan ayrıldığını ve ASALA/DEVRİMCİ HAREKETİ adlı örgütü kurduğunu açıklamıştır. Orly Havaalanı olayını Ulusal Ermeni Hareketi Lideri Ara Toranyan da telkin ederek, bundan böyle ASALA’dan desteğini çektiğini açıklamıştır.

ASALA Lideri Agop (Hagop) Agopyan’ın 28 Aralık l988 tarihinde Atina’da öldürülmesinden sonra örgüt ASALA-MR (DEVRİMCİ HAREKET), ASALA-PMLA (HALK HAREKETİ) ve SASSOON diye üç gruba bölünmüş, l9 Aralık l99l tarihinde Türkiye’nin Budapeşte Büyükelçisine karşı girişilen saldırıyı SASSOON adlı grup üstlenmiştir.
ASALA-PMLA’nın, Yunanistan’ın Egina adasında bir gizli askeri üssü bulunduğu, burada PKK örgütü mensuplarına da askeri eğitim verildiği ve eğitimi Yunanlı General Matafias’ın bizzat verdiği öğrenilmiştir.

Lübnan’da ise ANJAR Kasabasında “Ermeni İzciler Derneği” olarak tanıtılan askeri bir karargahları olduğu; yine, BAR ELLIAS’da (Bekaa Alanı) ASALA ve JRA militanlarının silahlı eğitim yaptıkları, Kıbrıs Rum Kesimi’nde ASALA mensubu yaklaşık 60 kişinin bulunduğu, bunların Rum Ordusu denetimi altında EYANAPA bölgesinde bir kamplarının bulunduğu ve sorumlu Harout Ağbachyan’ın PKK ve DEV-SOL ile iyi ilişkiler içerisinde olduğu bilinmektedir.

Asala-MR

ASALA’dan koparak 1983 Eylül ayında Fransa’ya geçen Monta Melkonian (Meykonyan) ASALA-Halk Hareketinin Askeri Aparatı ASALA-İhtilalci Hareketi (ASALA-MR) örgütünü kurduğunu açıklamıştır. Fransa hükümeti ile bozulan ilişkileri düzeltmek en önemli amaçları olmuştur. Eylemleri Türkiye’de yapacağı düşünülürken ASALA-MR Kuzey Amerika ve Batı Avrupa kanadını tamamen kontrolü altına almış, bu bölgedeki militanları kendi safına çekmiştir. Melkonian, 1993’te Dağlık Karabağ’da Azeriler’le çarpışırken öldürülmüştür.

JCAG

ASALA ve Hınçak Partisi’ne rakip olarak Taşnak Partisi ve bunun ABD uzantısı Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından 1975 yılında Beyrut’ta kurulmuştur. Örgüt Taşnak Partisinin Askeri Aparatı olarak faaliyet göstermekte olup, ilk defa 22 Ekim 1975 tarihinde Viyana Büyükelçimiz Daniş Tunalıgil’in öldürülmesi olayı ile adını dünya kamuoyuna duyurmuştur. Örgütün amacı, bağımsız Büyük Ermenistan Devleti’ni kurmak olarak açıklanmıştır.

ARA

Fransa’da kurulmuş olup ilk defa 14 Temmuz tarihinde Brüksel Büyükelçiliğimiz İdari Ataşesi Dursun Aksoy’un öldürülmesi olayını ASALA ve JCAG ile birlikte üstlenerek adını duyurmuştur. ARA’nın ırkçılığı savunduğu, ASALA’nın metodlarına ve fikirlerine tamamen karşı olduğu, Taşnak Partisi-Ermeni “Soykırım” Adalet Komandoları (JCAG) ve ASALA haricindeki Ermeni Terör Örgüt ve kuruluşları tarafından da desteklendiği, teorik ve pratik olarak JCAG’nin paralelinde hareket ettiği bilinmektedir.

Büyük Ermenistan Hayali

“Büyük Ermenistan” Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan tarafından ortaya atılmıştır. Halep doğumlu olan Ter-Petrosyan’ın geçmişi ve düşünceleri, SSCB döneminde ülkede faaliyet gösteren tek siyasî parti olan Ermenistan Komünist Partisi’nin 1 ilkelerine dayanmaktadır.

Ter-Petrosyan, Dağlık Karabağ meselesini alevlendiren ve 1987 yılından itibaren Ermenistan’da yoğunluk kazanan nümayişlerin baş organizatörüdür. Onun Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a bağlanmasını sağlamak amacı ile Şubat 1988’de kurduğu “Karabağ Komitesi”, 1989 Kasım’ında ad değiştirerek “Ermeni Millî Hareketi” adını almıştır.

Partileşme sürecinde, Mayıs 1990 seçimlerinde en fazla oyu toplayan ve 4 Ağustos 1990 tarihinde Ermenistan Yüksek Sovyet Başkanı seçilen Ter-Petrosyan, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandıktan sonra, 1991 yazında Ermenistan’ın bağımsızlığını ilân etmiştir. 21 Aralık 1991 tarihinde Alma-Ata (Almatı) Deklarasyonu’nu imzalayarak Bağımsız Devletler Topluluğu’na katılan Ermenistan, 1992 başında da AGİK (AGİT) ve Birleşmiş Milletler’e üye olmuştur.




Aynı dönemde, Ermenistan Cumhuriyeti, milletlerarası antlaşmaları, kendi yükümlülüklerini, Helsinki ve AGİT ilkelerini çiğneyerek, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı bir özerk bölge olan Dağlık Karabağ’ı fiilen işgal etmiştir. İşgalin de ötesinde buradaki Azeri Türkleri’ne karşı açık bir “soykırım” uygulamıştır.
Ter-Petrosyan, 1990 seçimlerindeki ilk demecinde, milletlerarası kuruluşlara, sözde 1915 “Soykırımı’nı” tanımaları çağrısında bulunmuştur.

Ter-Petrosyan, 8 Ağustos 1994 tarihinde, ABD Başkanı Bill Clinton’ı Beyaz Saray’da ziyaret etmiştir. Toplantıya katılanlar arasında, Taşnak Partisi liderleri ile Ermeni kilise mensuplarından Papaz Rafael andonyan, Başpiskopos Mesrob Aşcıyan, Başpiskopos Hayag Barsamyan ve Başpiskopos Vahe Hovsepyan yer almışlardır. Burada konuşulan ağırlıklı konular, Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın Ermenistan’a çıkardığı güçlükler ile sözde Ermeni “soykırımının” tanınması olmuştur.

Ter-Petrosyan’ın Clinton ziyareti, dikkat çekici olmuştur. Çünkü son on yıl içinde, bir ABD Başkanı tarafından ilk defa böyle bir toplantı yapılmıştır. Ayrıca, bir ABD Başkanı ile Ermeni liderleri arasında sözde Ermeni “soykırımının” tartışılması, yeni bir durum olarak değerlendirilmiştir.

Devamı


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.