DOLAR 17,8906 -0.08%
EURO 18,4380 0.81%
ALTIN 1.028,68-0,45
BITCOIN 4234272,46%
Adana
32°

HAFİF YAĞMUR

04:22

İMSAK'A KALAN SÜRE

ERZURUM’DAN KOZAN’A
115 okunma

ERZURUM’DAN KOZAN’A

ABONE OL
22 Temmuz 2022 10:57
ERZURUM’DAN KOZAN’A
1

BEĞENDİM

ABONE OL

ADNAN DENİZ

EĞİTİMCİ / YAZAR

Doğu Anadolu’nun Dadaşlar kenti Erzurum’a Sabahın Loş ışıklarıyla indiğimizde soğuk bir hava beklerken ılıman bir hava karşıladı bizi. Aklıma hemen Büyük Selçuklu devleti ile 1048’de Bizanslıları yendiğimiz Pasinler Ovası, Saltuklular, Osmanlılar ve Anadolu Selçuklu hâkimiyetleri ve ortaya koydukları eserler geldi. Palandökeni gezmeli, camileri tek tek dolaşmalı, Erzurum Kongresinin yapıldığı binayı gezerek kurtuluş kararlarının alındığı ortamı iyice içimize çekmeliydik.

Erzurum Hizmet içi binasına indiğimizde palandöken dağları karlı bir ortamda bizleri karşıladı. Hemen toparlanarak Palandöken atlama kulelerine ulaştık. Gerçekten çok heybetliydi ve tesislerle beraber Erzurum’a ayrı bir hava katıyordu.

Erzurum tabyalarına vardığımızda 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında Erzurum’u düşmana karşı savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen askeri yapıları gördük. Erzurum kalesindeki saat kulesi ve kulenin üzerinde dalgalanan Türk Bayrağı Erzurum’a ayrı bir güzellik katmıştı.

Anadolu Selçuklu devletinden kalma çifte minareli Medresedeki Çift başlıklı kartalın görüntüsü sanki Anadolu Selçuklularının üç boyutlu resimle yıllar önce tanışmış olabileceği izlenimini veriyordu.

Şehirdeki camileri tek tek gezerken, sanki bütün kutsiyetin üzerimize indiğini hissedebiliyorduk. Yakutiye Medresesi ön duvarındaki çift başlı kartal figürü dikkatimizi çeken en önemli özelliklerden biriydi. Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi Erzurum’un bir kültür merkezi olduğunu adeta ispatlar mahiyetinde dimdik ayakta duruyordu. Üç kümbetleri, kümbetlerin üst kısımlarında 12 hayvanlı Türk Takviminin her yılının kümbetlerin çevresine işlendiğini adeta duvarlara kazınarak Türk Kültür ve Uygarlığının izlerini günümüze yansıttığını gördük. Taşhan parkında dolaşırken, Oltu taşından tespihlerin çeşit çeşit vitrinleri süslediğini ve Rus taşı ile adeta yarış halinde satıldığına tanık olduk. Taşhan parkında sergilenen eski tarım aletleri, kızak ve araba tekerlekleri geçmişi anlayabilmek için görülmeye değerdi.

Tortum şelalesine yaptığımız gezi sırasında yüksek dağ silsilelerinin içerisindeki çok geniş bir alan içinde yer alan o eşsiz mavi güzellik Tortum gölünden başkası değildi.

Erzurum Arkeoloji Müzesi, Erzurum Atatürk evi Müzesi, Erzurum Türk-İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi Gezi Güzergâhımız üzerinde yerini aldı. Kurtuluş Mücadelemizde belirleyici rol oynayan Erzurum Kongresinin yapıldığı lisenin içerisini gezerken duygulanmamak mümkün değildi. Havuz başı şehir meydanında Milletimizin Kurtuluş Mücadelesinin bir özeti gibi duran”Ya İstiklal Ya Ölüm”ibaresi bizim Kurtuluş ruhumuzun birer yansımasıydı sanki.

Bütün bu geziler sırasında sürekli Erzurum’a özgü yiyecekleri tattık. Ayran aşı dedikleri(yayla çorbası) her yerde rastladığımız yemek türüydü. En Ünlüsü ise cağ kebabı idi. Otantik Erzurum evleri ve bu evlerin turizm’den pay almak için yapılan çalışmaları, Kümbetler civarındaki otantik evlerin dekorasyonları ve bu evlerde içtiğimiz kahvelerin tadını,tarihi ve doğal güzelliklerini ve seni hiç unutmayacağız Erzurum


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.