DOLAR 13,5425-0.83%
EURO 15,1149-0.9%
ALTIN 776,11-1,50
BITCOIN 4998981,23%
Adana

AÇIK

06:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

FIRSAT TACİRİ

FIRSAT TACİRİ

ABONE OL
04 Ocak 2022 08:42
FIRSAT TACİRİ
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Üzeyir Lokman ÇAYCI

Bor’da şehrin giriş kısmında bekleyen uyanıklar, pazar öncesi köylülerin mallarını ucuz fiyatla alıp, onları köylerine geri gönderiyorlardı.  Ucuz fiyata aldıkları malları da yüksek fiyatla pazarda satıyorlardı.
Necmi Efendi, seksen yaşındaydı,  bembeyaz sakalı vardı. İnsanları kâlbiyle izler, hata yapanları da sık sık uyarırdı…

Salı günü o,  pazar yerindeki bir tezgahın önünde durdu. Tezgâh sahibinin gözlerinin içerisine baktı. Fırsat taciri bu anlamlı bakışın altında henüz kendisine bir şey söylenmeden iyice ezilmişti.

Necmi Efendi ona  «Sen hiç utanmıyor musun» dedi.
Adam önce hiçbir şey anlamadı. Yüzü kıpkırmızı, kesilmişti… Sert bakışlarla bu suçlamanın gerisinin gelmesini bekledi.
Onun çok pişkin bir şekilde anlamamış görünmesine aldırmadan Necmi Efendi sözünü sürdürdü : «Bana bak… Kainat sahipsiz değil… Para ve dünya için alçalarak elde edilenler insana, kazanç değil,  ancak dert getirir.  Haramların, kusurların, günahların altında ezilirsin, kazandığın paralar seni kurtaramaz! Köylünün mallarını  sabah erkenden şehrin dışında ucuza al, burada pahalıya sat… Yaptığın bu işe biz «irtikap» diyoruz.  Bu hareketin ahlâka uygun mu? Senin hiç insafın yok mu?
Fırsat taciri cevap veremedi.

Ertesi hafta salı pazarı öncesi, erken saatlerde yine şehrin giriş kısmında köylüleri karşıladı. At arabasına satın aldıklarını yükledi ve Bor pazarına getirdi.

Necmi Efendi yine fırsat tacirini uyardı. Ona : « Sen de hiç insaf yok mu?  Fakir insanları sömürerek, emeklerini hiçe sayarak kazandığın paraların sana ne gibi çaresizlikler yükleyeceğini aklından bile geçirmiyorsun! Merhameti olmayanın dini olmaz. Söz dinlemeyen yolunu kaybeder… Haramla yuvandakileri besleme gafletinden ne zaman vazgeçeceksin?»

O kıpkırmızı  kesilmişti. Yine cevap veremedi.

Fırsat taciri salı öncesi yatağa düştü.  Ağır hastaydı. Karısına ve çocuklarına : «Gidin Necmi Efendi’yi çağırın. Bana dua etsin, dua etsin ki iyileşeyim…» dedi.

Karısı Dudu Hanım gece yarısı Necmi Efendi’nin evinin kapısını çaldı.
Necmi Efendi : «Ne o hayır ola! Derdiniz ne?
Dudu Hanım : Necmi Efendi Kocam ağır hasta, bana git, Necmi Efendi’yi çağır, çağır da bana bir dua etsin. Belki hastalığıma çare olur, dedi.

Necmi Efendi : Bilir bilmez onun bunun arkasından konuşanlara, annelerini ve babalarını kapılarının dışlarına koyanlara, milletin mallarını şehrin girişlerinde ucuza kapatanlara, ucuza aldıkları malları fahiş fiyata satanlara, halka, millete ve insanlığa zulmedenlere dua yapılmaz. Eğer gaflete düşüp böyle bir dua yapılır ise bu kötülük sahiplerinin kötülüklerini sürdürmelerine katkıda bulunulmuş olur. Bu ise başka bir zulümdür.  Aksine Müslümanlara zarar verenlere beddua etmek Kur’an-ı Kerim’in emridir… Ben kocanı ilk kez uyardığım zaman hiç aldırmadı. Hatasını sürdürdü… Eğer yaşıyorsa şimdi git… sen ona “hakikati inançsızlık yok eder; sağlık ve huzur haram para ile elde edilmez, kötülük yapan zulüm sahibi dirilmez… Haksızlığın karşılığı gelir aheste aheste…  günahkârların evlerine dua etmek için girilmez”  de.

Çok geçmeden mahallede ağıt sesleri ve fırsat tacirinin öldüğü duyuldu…
İmam cenaze namazını kıldırırken cemaate fırsat taciri için «merhumu nasıl bilirsiniz?» diye sordu. Cemaat birlikte «iyi biliriz» yanıtını verdi.

Cenaze gittikten sonra Necmi Efendi imama yaklaştı : Hoca efendi, tanımadığın günahkâr bir adam için senin sorduğun soru da, cemaatten aldığın cevap da gerçeği ifade etmedi… Yani hepiniz günaha girdiniz. Yarın sen teneşirde iken böyle bir soruyu senin için de sorsalar, senin gibi, cemaat de, cenaze namazını kıldıran imam da yalana alet olmuş olacaklar! Yapacağın tövbe dahi seni kurtaramayacak…Çünkü ok yaydan çıktı!

İmam da renkten renge girmişti. Necmi Efendi’ye güzel okuma haricinde Kur’an-ı Kerim’in  anlam bakımından inceliklerini bilmediğini ve sık sık büyük hatalar yaptığını itiraf ederek istifa etti ve Bor’u terketti.

Bor, 11 Haziran 1966

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

hiltonbet