DOLAR 15,8769 0.2%
EURO 16,8435 -0.21%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 4777471,43%
Adana
22°

PARÇALI BULUTLU

20:26

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
63 okunma

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

ABONE OL
31 Temmuz 2015 22:32
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
0

BEĞENDİM

ABONE OL

11 Kasım 1821 tarihinde Moskova`da doğdu. Babası Yoksullar Hastenesinde çalışan eski bir ordu cerrahı, annesi ise bir tüccarın kızıydı. Çocukluğu, zorba ve sarhoş bir babayla hasta bir anne arasında geçti. Dostoyevski annesimin yardımıyla evde başladığı öğrenimine özel bir okulda sürdürdü. Onaltı yaşındayken annesini kaybetti. 1837 yılında Petersburg Askeri Mühendislik Okulu`na girdi. Bu sırada özellikle şiddet ve cinayet konularını işleyen kitaplar okumaya başladı. Okulu bitirdikten sonra, edebiyatla uğraşabilmek için askerlikten ayrıldı, daha sonra babası  köylüler tarafından öldürüldü. Bu sırada parasızlık, sefalet ve sara nöbetleri içinde buhranlı bir hayat sürdü. 1846`da ilk romanı İnsancıklar yayımlandı.

Rusya`daki Çarlık idaresine karşı faaliyetlerde bulunan bir gurubun gizli toplantılarında yer almıştı. 1849`da çarlık yönetimi, bu grup üyelerinin tutuklanmasını emretti. İçinde Dostoyevski`nin de bulunduğu 21 kişinin kurşuna dizilmesine karar verildi. Hükmün uygulanacağı sırada bir çarlık fermanı ile Dostoyevski`ye verilen ceza, Sibirya`nın Omsk bölgesinde dört yıl ağır hapse ve  er rütbesiyle dört yıllık askerlik hizmetine çevrildi. Sibiryadaki dört yıllık mahkumiyet hayatı , büyük işkence ve eziyetle yaptırılan ağır işlerde çalışmakta geçti. Mahkumiyetinin son yıllarını bir askeri inzibat taburunda geçirdikten sonra 1857`de çocuklu dul bir kadınla evlendi; ancak bu evlilik mutluluk getirmedi. Dostoyevskinin sürgün hayatı, ruhu üzerinde derin izler bıraktı. 1862 yılında yayımlanan Ölü Evinden Hatıralar, gerçekte onun hapishane yaşantısının canlı bir anlatımıdır. Bu arada kardesi ile birlikte önce Vremya, sonrada Epoha adlı dergileri çıkardı. tüm yapıtlarının anahtarı olan Yeraltından Notlar (Zapiski iz Podpolya),1864 yılında yayımlandı. Suç ve ceza (Pestupleniye i Nkazaniye/1870), Kumarbaz (İgrok/1867), Budala (İdiot/1868), Ebedi Koca (Veçni muj/1870), Ecinniler (Besi/1872) gibi başyapıtlar birbirini izledi. İlk karısının ölümünden 3 yıl sonra 1867`de yeniden evlendi. Kumar tutkusu nedeniyle karısıyla ülkesinden ayrılarak Avrupa`nın kumarhanelerini dolaştı. Bir kızı oldu ama öldü. Bu ölüm onu deliliğin eşiğine kadar getirdi. 1875`te Delikanlı (Podrostok), 1876`da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı yapıtları yayımlandı. 9 Şubat 1881`de Petersburgda öldü.

Psikolojik roman akımının en büyük  temsilcisidir. O, romanlarında çevresini ve bu çevrede geçen olayları tasvir etmekten çok çeşitli insanların düşüncelerini, ruh derinliklerini işlemiş; bunların psikolojik , fizyolojik sorunlarını konu olarak ele almıştır. Bu yüzden romanlarında hasta, isyankar, sadist tiplemelere sık rastlanır…

Özet

 

Yazarın romandaki adı Aleksandr Petroviç. Bu roman yazarın gerçek hayatının bir kesitini anlatmaktadır.

Hapishanede ,eşkiyalar, çeteler, haneye tecavüzden hüküm giymiş adi hırsızlar, serseriler, çeteler, ve çeşit çeşit suçlular vardır.

Yazarın hapishanedeki ilk günler, ilk dönemleri, gayet açık bir şekilde gözlerinin önündedir. Bu dönemi takip eden yıllar ise daha belirsizleşiyor, bu ilk dönemde yazarın mahkumiyetinin ilk yıllarında çekmesi gereken ağır iş cezasının ağırlığından çekilmezliğinden bahsediyor. Aslında çekilmez olan ağır gelen yapılan işin ağırlığı değil, yaptırılan işin boşu boşuna yapılmış olması ve bunun için bir diretme yapılmış olması yazara işi dahada ağırlaştırıyor. Fıçılara su doldurmak, kum elemek, taş taşımak gibi işleri tekrar takrar yapmak. Ceza nasıl olursa olsun mantıklı bir amaç taşımadığı için anında işkenceye dönüşüyor.

Bu on yıllık süre içersinde yazar birçok mahkumla tanışıyor. Bunların içinde her dinden ve her ırktan insanlar vardır. Kitapta bu insanların hikayelerine de yer verilmektedir. Buradaki mahkumlar birbirlerine  hiç güvenmezlerdi. İlk fırsatta hep birileri diğerlerinin kuyusunu kazmaya çalışırdı. Buna rağmen mahkumların çoğu yazarın hapishanede geçirdiği son yıllara doğru onun doğru ve dürüst bir adam olduğuna kara vermiş birçok arkadaşı ve dostu vardır. İçlerinden çoğu yazara sadıklık derecesinde bağlıydı.

Hapishanedeki mahkumlar arasında okul yıllarından tanıdığı arkadaşlarıyla karşılaşmıştı. Onlar sayesinde hapishanede kitap okuma fırsatını yakalamıştı. Hapiste ilk okuduğu yazı bir gazetenin nüshasıydı. Bunu okurken sanki bir başka  dünyadan gelen haberleri okuyormuş gibi hissetmişti. Yazıları okudukça hayattan ne kadar çok uzak kaldığını anlamıştı. Hapishaneye kitap sokmak çok zor bir işti, sokulmuş bile olsa bu kitabı elde tutmak çok tehlikeliydi. Aramalarda  tek bir kitap dahi çıksa mahkuma tonlarca soru sorarlardı, hatta çok zaman bunların yüzünden mahkuma acı çektiriyorlardı.

Yazar hapishanneye bir kış mevsiminde aralık ayında girmiştir. Son zamanlarında kışın gelmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Ağaçlardan yaprakların dökülmesi havaların soğuması yazara müthiş bir keyif veriyordu.

Şunu özellikle belirtelim ki mahkumların kurduğu özgülük hayalleri, özgürlük rüyaları ve ondan mahrum kalmışlığın yüzünden, onun gerçek dünyadakinden daha özgür olduğunu düşünüyorlardı. Mahkumların gerçek özgürlük hakkındaki fikirleri genelde son derece abartılı olurdu ve bu her mahkumda var olan bir özellikti. Çoğu içinse özgürlük kafalarının kazınmaması ve ayağında prangalar olmaması demekti.

Son gün tekrar trampetler çaldı. Bu trampetlerin anlamı mahkumların bahçede buluşması anlamına geliyordu  ve buradan mahkumlar çalışma yerlerine doğru hareket ettiler. Yazar olduğu yerde kalmıştı. Mahkumlar çalışma yerlerine doğru gitmek üzere ayrıldılar.

Yazar  bir daha dönmemek üzere hapishaneden ayrıldı. Doğruca bir demirciye gitti. Ayağındaki prangaları söktürdü.Bu prangalara son kez baktı. Bu prangaların yıllardır ayağında olduğuna inanmak ona çok zor geldi.

Özgürlük yeni bir hayat, ölümden sonra diriliş.

Yazar artık özgür…


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.