Gaziköy’de Bir Devrin Kapanışı

Gaziköy’de Bir Devrin Kapanışı

Gaziköy Belediye araçları başta cenaze aracı olmak üzere konvoy halinde Adana Büyükşehir Belediyesine giderek Gaziköy’ün cenazesi kaldırıldı.

Gaziköy denilince bir gün mutlaka ilçe olacak gözüyle bakılan bir kasaba hatırlanırdı. Hızla gelişen, ekonomik olarak bölge köylerin örnek aldığı, sanayisi, esnafları ve eğitim kurumuyla gurur duyduğumuz bir kasabaydı.

Gaziköyü yürekten seven insanlar tarafından büyük bir mücadele ile kasaba haline getirilmiş olan bu gözde yerleşim birimi Gaziköylülerin de büyük desteği ile tamamen bitirildi. Babalarının, dedelerinin kurdukları geliştirdikleri kasabayı yok etmek pahasına hiçbir şey yapamayan beceriksiz insanları yıllarca belediye başkanı, belediye meclis üyesi ve muhtar seçtiler.

Belediye başkanı olduktan sonra makam koltuklarına oturup devletin her türlü imkânını kendi çıkarları için kullanan bu hırsızlara Gaziköylüler  her zaman “Hırsız ama bizim hırsızımız” dediler.

İlk önce belediye otobüsleri ile okul müdürleri ve müdür yardımcılarının çocukları otobüslerle başka ilçelere eğitim görmeleri için taşınmaya başladı. Bunu o zamanlar Kozan’da haftalık olarak çıkardığım “Objektif” isimli gazetemde “Gaziköy’ün Çöküşü”başlıklı yazımda anlattığımda Gaziköy Merkez Camisi yanında bulunan işleri güçleri insanları eleştirmek, arkalarından konuşmak olan bazı geri zekâlı aydın takımı “Türkeş Manga’nın işi gücü yok mu?” , “Gaziköy’ü kötülüyor” gibi çirkin laflarla bana saldırmışlardı.

Benim o yıllarda sonunu gördüğüm ve çare aradığım bir çıkmazda Gaziköylüler çözüm üretmek yerine her zamanki gibi boş boş konuştular, konuştular ve kasabalarından teker teker giden kurumları gözleri faltaşı gibi açılmış olarak izlediler.

1.400 Kişinin toplam 46 branş öğretmeni tarafından eğitim gördüğü Kozan ve Kadirli’den otobüslerle Gaziköy’e eğitim almak için gelen öğrencilerin yerine Gaziköy’den dışarı eğitim almaya başlayan zengin çocukları kötü örnek olmaları sonucunda lisenin bu günlere gelmesini sağladılar. Bir taraftan öğrenci sayısı azaldıkça öğretmen sayısı da azaldı ve eğitim kalitesi hızla çöktü. O yıllar belediye başkanlığı görevini yapan sefer Bitirici hiç utanmadan “Belediye otobüsleri ile öğrencileri Kozan’a taşımanın mutluluğunu yaşıyorum” derken aslında soyadı gibi kasabanın ilk önce eğitim kurumlarının bitmesine öncülük yaptı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  SOPA…

Arkasından neler olduğunu anlatmak gerekirse önce elektrik arızalarına anında müdahale eden ve elektrik tahsilatını yapan Tedaş Gaziköy Şube Müdürlüğü kaldırılırken Gaziköy Tarım teknisyenliği, Gaziköy Sulama Birliği kasabadan uçtu gitti. Gaziköyün kelleli kulaklı insanları tarafından talan edilip soyulan Gaziköy Çukobirlik kurumunu da uzun uzadıya anlatmaya zaten gerek yok.

Hizmet süresi haftada iki güne indirilen ve bir süre sonra tamamen kaldırılacak olan Gaziköy PTT şubesi de bu kötü örneklerin başında geliyor.

Gaziköylüler yıllarca seçtikleri yanlış yöneticiler tarafından yok edildi. Özellikle belediye başkanını denetlemek olan ister başkanla ayni partili, isterse muhalefet partiden seçilen belediye meclis üyeleri ve encümenler de parmak kaldırmak, imza atmaktan başka bir şey yapmadılar. Köy muhtarlarına gelince zaten muhtarlıkla alakası olmayan kişiler yıllarca oturdukları yerden soruna çözüm aramadan mühür taşıdılar. Bunlardan yalnızca Mehmet Avcı’yı ayırmak istiyorum. Çünkü Mehmet Avcı gerçekten muhtarlık dönemlerinde vatandaşının sıkıntıları için koşturan ve kapıları aşındıran tek kişi oldu. Bütün muhtarların da onun gibi olmasını dilerdim.

Seçimde kesenin ağzını açıp tekrar muhtar olacağım hırsıyla Gaziköylüleri satın alan bir muhtarın bir yıl önce çözümleyemediği Bursada’yaşayan “Bozacılar” lakaplı Gaziköy’ün eski insanlarının sıkıntılarını ve muhtarın acizliğini benim çözümlediğimi de belirtmekte yarar görüyorum.

Gaziköy’e yıllarca tek başıma verdiğim mücadele sonucunda belde insanlarının çocuklarının daha iyi eğitim almaları onların daha çağdaş insanlar olarak yetiştirilmeleri için yeni bir ilköğretim okulunu kazandırırken lise binasını komple yenilettim. Ayrıca maalesef bu güne kadar sözde yetkililerin hiç kullandırmadıkları gençlerimizin spor müsabakaları ile uyuşturucu ve kötü alışkanlıklardan korunmaları amacıyla kazandırdığım futbol sahasını Gaziköylüler zaten biliyorlar. Bilmedikleri tek şey ise bu zaman kadar bir gazeteci olarak küçümsedikleri ve bu kasaba için karşılıksız büyük hayalleri olan bir insana tek bir Gaziköylü’nün kazandırdığı hizmetlerimden dolayı bir teşekkür dahi etmediğiydi. Bunu zaten yerel seçim sonuçlarında da ayrıca görmüş ve birçok Gaziköylü nün açılan cüzdanların içindeki para destelerini takip ederken ağızlarından salyalar akarak sandığa gidip oylarını kullandığına şahit olduk. “Türkeş Manga senin sonuna kadar arkandayız, bu kasabaya en iyi hizmeti sen verebilirsin”diyen adam gibi görüken birçok insanın da aslında adam olmadığını gördük.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Emekli Zahit

Okul aile birliği başkanlığı dönemimde bütün sınıflara klima taktırırken camimize de bir klima takması için rica ettiğim Hasan Talu klimayı camiye getirince cami dernek başkanı Nizami Aykan, Hasan Talu’ya “Biz eşek başımıyız, bize sormadan neden alıyorsun, bunun elektriğini kim ödeyecek” derken caminin içerisini gereksiz bir sürü vantilatörle kaplatarak sözde ucuz serinletme yapmıştır. Ama daha sonra hayırsever bir vatandaşın taktırdığı klimalarla aslında yaptığı işin ne kadar anlamsız ve çirkin olduğunu anlamıştır. Yapılan yardımlar hiç bir şekilde makbuz kesilmeden “Allah kabul etsin” diye kabul edilmiş ve genel kurulda caminin kasasında ne kadar para olduğunu ne kadar harcama yapıldığını dahi anlatma gereğini duymamıştır. Ayrıca diğer günler akıllarına gelmezken Cuma günleri Cuma namazına yakın saatlerde yanındaki ekibiyle birlikte eline su hortumunu alıp çiçekleri sulama gösterişinin de çok çirkin olduğunu belirtmekte yarar görüyorum. Çünkü o çiçekler diğer günler de sulanmak isterler.

Gaziköy’de cami dernek başkanıyken ayni zamanda belediye başkan vekilliğini de yapan bir insanın bir encümen kararıyla köyün cenaze aracını camiye devretmesi gerekirken konvoyun başında gidip Adana Büyükşehir Belediyesine teslim edilen “Cenaze taşıma aracı” na sahip çıkamayan başkanlara, başkan vekillerine, meclis üyelerine ve cami dernek başkanına Nizami Aykan’ın deyimi ile sormak istiyorum:

“Af edersiniz, sahi siz eşekbaşı mıydınız?”

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın