DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 362741-0,33%
Adana
24°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:12

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Gençlerde Kalp Krizi
71 okunma

Gençlerde Kalp Krizi

ABONE OL
05 Şubat 2015 08:21
Gençlerde Kalp Krizi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yine son yılların en popüler konularından biri, özellikle çocuklar ve gençlerde ani ölümler. Çocuklar ve gençlerde de kalp hastalıkları görüyoruz, bunun sebepleri neler.

Yaşam tarzı etkisini daha çocukluk yaştan itibaren göstermeye başlıyor. 20-30 yaş arasındaki gençlerde de damar sertliği ve buna bağlı ölümler olabiliyor. Ama yalnız damar sertliği değil, gençlerdeki ani ölümlerin sebebi. Aynı zamanda damar yapısının doğuştan anormal olması gibi bozukluklar, adale bozuklukları gibi bazı kalıtsal ve doğumsal hastalıklar da ani ölümlere sebep olabiliyor. Çok az görülen durumlar olduğu için toplumun dikkatini çekiyor.

Bu yaşam tarzı özellikle erkeklerde 30 yaşından sonra mı risk oluşturuyor

Ailesinde kalp hastalığı, şeker hastalığı varsa, bu kişilerde daha erken yaşlarda damar hastalığına bağlı ani ölümler olabilir. Eskiden çocuklardaki hareket düzeyini, kilolarını düşünürseniz, şimdi bunlar çok değişti. Çocuklar bilgisayarın başında, masa başında oturuyor, hareket etmiyor. Dolayısıyla bizim çocukluğumuza göre şimdiki çocuklar kalp hastalığına daha yatkın olarak büyüyorlar.

Çocuklarda Kalp Krizi

O zaman bir çocuk kalp krizi geçirebilir mi?

Doğumsal veya kalıtsal bir bozukluğu yoksa düşük olasılık. Yaşam tarzı bozuk da olsa, hastalığın damarları bozması, yaygınlaşması için bir zaman gerekiyor. Öyle 5-10 senede olmuyor. Bu damarlarda plakların oluşup ardından krize yol açması için 20-30 yıl gerekiyor. Çocuklardaki kalp kökenli ölümler damar tıkanıklığı sonucu değil, daha çok doğuştan bazı kalp hastalıkları, damar anormallikleri veya başka bazı doğumsal bozukluklar sonucu oluyor.

Peki, 80 ya da 90 yaşında biri kalp krizi geçirebilir mi?
Tabii. Çoğunlukla zaten o yaşta geçiriyor insanlar.

Yani 50’li, 60’lı yaşlardan sonra da kalp krizi geçirilebilir mi?

Geçirilebilir tabii. Kişi daha dirençlidir, 50’li yaşlarda geçirmez. Maruziyet süresiyle ilgili. Hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörler önemli. Genetik yatkınlığınız daha azsa, direnciniz fazlaysa, çevresel faktörlere çok daha uzun süre maruz kalırsanız hasta oluyorsunuz. Genetik yatkınlığınız daha fazlaysa o zaman daha orta yaşta, çok daha fazlaysa o zaman çok daha erken yaşta hasta oluyorsunuz. Çevresel faktörlere ne kadar maruz kaldığınız ve genetik yatkınlığınızın karşılıklı etkileşimi sonucu hasta olmanız veya olmamanız.
Yani neredeyse bu toksik çevre dediğimiz şey, radyasyona maruz kalmak gibi bir şey…
Öyle diyebiliriz.


Gençlerde Kalp Çarpıntısı

Sadece sigara içmekle ilgisi yok herhalde bunun. Hocam, sizin kalp krizi geçiren en genç hastanız kaç yaşındaydı?

17 yaşında bir kız hatırlıyorum kalp krizi geçiren, doğuştan aşırı yüksek kolesterolü olan bir hastaydı. Çok ender bir durum, ama 17 yaşında kalp krizi geçirip, öl düğünü hatırlıyorum. 21 yaşında bir erkek hasta hatırlıyorum, 27 yaşında bir kadın hasta hatırlıyorum enfarktüs geçiren, doğum kontrol hapı kullanıyor ve çok sigara içiyordu.

Peki en yaşlı hastanız?

90-95 yaşlarında çok hastam oldu.

Kalp hastalıklarıyla mücadele

Kalp hastalıklarıyla mücadelede ne durumdayız? Nereden geldik, nereye gidiyoruz?

Kalp-damar hastalıklarına yol açan çevresel faktörleri gidermek için dünyada ve Türkiye’de büyük bir çaba var. Bunun için kardiyoloji uzmanlarının veya hekimlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının çabaları var, Türkiye’de Türk Kardiyoloji Derneği, Avrupa’da Avrupa Kardiyoloji Derneği var. Bunların bazı girişimleri sürüyor. Avrupa Birliği ile Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin, Türk Kardiyoloji Derneği’nin birlikte başlattığı bazı inisiyatifler var. Koruyucu yöntemlerin tüm halka yayılması için, halkın eğitimi için bazı birleşimler var.

Önümüzdeki yıllarda bunlar daha da öne çıkacak. Türk Kardiyoloji Derneği bir Ulusal Kalp Sağlığı Raporu hazırladı ve Sağlık Bakanlığı’na sundu. Şu andaki kalp hastalığı durumumuz nedir? Risklerimiz nelerdir? Önümüzdeki yıllarda almamız gereken tedbirler nelerdir? Nasıl mücadele etmeliyiz? Bunları içeren kapsamlı bir rapor hazırladı ve bunu Sağlık Bakanlığı’na sundu. Sağlık Bakanlığı’nın, hükümetlerin yaklaşımı önemli. Sonuç olarak neler yapılacağına, hangi yöntemlerin uygulanacağına hükümet karar verecek.

Mücadele yöntemlerinde o zaman çok da kötü durumda değiliz…
Başladık diyelim en azından, ama daha yolun çok başındayız, alınacak çok yol var.

Sigarayla mücadele

Başarılı ülkeler var mı?

Avrupa ülkeleri arasında Finlandiya, çok başarılı bir mücadele verdi. Halkın eğitilmesiyle doymuş yağ tüketimini azalttılar, toplumun ortalama kolesterol düzeyini düşürdüler. 15-20 yıl içerisinde bu ülkede kalp hastalıklarından ölümler azaldı. Sigarayla mücadele çok önemli bir taraftan. Sigarayla mücadele konusunda yine Avrupa ülkelerinde büyük bir çaba var biliyorsunuz. Birçok ülke, kapalı yerlerde sigara içilmesini yasakladı, İrlanda, İspanya gibi. Türkiye’de de böyle bir çaba var, yine mecliste bekleyen böyle bir kanun var, kapalı yerlerde sigara içilmesini tamamen yasaklayan. Yüksek tansiyonla ilgili bazı kampanyalar var, insanların bu konuda daha da bilinçlenmesi için. Daha etkili olmanın yolları bulunmalı. Halkın aydınlatılması, davranışlarının değiştirilmesi için hâlâ çok şey var yapılacak.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.