DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 3184090,45%
Adana
16°

AÇIK

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Geniş Zaman Olumlu Cümleler

Geniş Zaman Olumlu Cümleler

ABONE OL
23 Kasım 2022 09:27
Geniş Zaman Olumlu Cümleler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ahmet and Ayşe write an email.
Ahmet ve Ayşe e-mail yazarlar.
My father gives me money.
Babam bana para verir.
Our fathers give us money.
Bizim babalarımız bize para verirler. olur.
I go to school everyday.
Ben her gün okula giderim.
My sister lives in Kırıkkale.
Benim kız kardeşim Kırıkkale’de yaşar.
Children play in the garden.
Çocuklar bahçede oynarlar.
Hasan reads story books every night.
Hasan her gece hikaye kitapları okur.
My mother loves me.
Annem beni sever.
She puts her books into the bag.
O, kitaplarını çantanın içine koyar.
I put my money into my pocket.
Ben paramı cebime koyarım.
Ali drinks milk every morning.
Ali her sabah süt içer.
We love children.
Biz, çocukları severiz.
We go to the seaside every summer.
Biz her yaz deniz kenarına gideriz.
I speak to my friends everyday.
Ben hergün arkadaşlarımla konuşurum.

I eat lunch at home. (Ben öğle yemeğini evde yerim.)
We go to the cafeteria at 12:00. (Biz yemekhaneye saat 12?de gideriz.)
You leave the classroom at 16:00. (Siz sınıftan saat 16?da ayrılırsınız.)
They drink tea at breakfast. (Onlar kahvaltıda çay içerler.)

We have a book quiz every week. (Biz her hafta bir kitap sınavı oluruz.)
I drink tea every morning. (Ben her sabah çay içerim.)
They go to the sports center every Friday. (Onlar her Cuma spor merkezine giderler.)
The students get up at 6 o?clock every day. (Öğrenciler her gün saat 6?da kalkarlar.)

He runs every morning. (O her sabah koşar.)
She drives to school. (O okula arabasını kullanarak gelir.)
My mother cooks dinner every day. (Annem her gün akşam yemeği pişirir.)
The boy walks to school. (O [erkek] çocuk okula yürüyerek gelir.)

I run every morning. (Ben her sabah koşarım.)
He drinks milk every morning. (O her sabah süt içer.)
You come to school by bus. (Sen okula otobüs ile gelirsin.)
The students study every evening. (Öğrenciler her akşam çalışırlar.)
Burak listens to classical music. (Burak klasik müzik dinler.
John and Linda eat at home. (John ve Linda yemeği evde yerler.)

a- Herkes tarafından bilinen ve gerçekliği kabul edilmiş olayların anlatımında Geniş Zaman kullanılır.

Örneğin;

The Earth goes around the sun.
(Dünya Güneş’in etrafında döner.)

Kangaroos live in Australia.
(Kangurular Avustralya’da yaşarlar.)

The sun rises in the west.
(Güneş doğudan doğar.)

b-Alışkanlıklardan,sürekli yaptığımız işlerden bahsederken geniş zaman kullanırız.

Örneğin;

My friend likes milk.
(Arkadaşım sütü sever.)

Terry watches horror film every night.
(Terry her gece korku filmi izler.)

Aşağıda verilen örnekleri inceleyelim:

Ayşe goes to school every day.
(Ayşe her gün okula gider.)

Mehmet plays football every Sunday.
(Mehmet her Pazar futbol oynar.)

He eats meal three times on the day.
(Günde 3 defa yemek yer.)

She always visits her grand mother.
(Büyük annesini her zaman ziyaret eder.)

I drink turkish coffee every night.
(Her gece Türk kahvesi içerim.)

We make meal every evening.
(Her akşam yemek yaparız.)

My father usually watches TV in evening.
(Babam akşamları genellikle TV izler.)

Simple Present Tense / Part 2
Olumsuz Şekli – 2.Bölüm

Simple Present Tense ile kuracağımız cümlelerin olumsuz ve soru şekillerinde “do” yardımcı fiilini kullanacağız.

Simple Present Tense ile olumsuz cümle kurmak için,olumlu cümlemizi aynen alacağız ve özne ile fiil arasına “do not” eklerini getireceğiz.

I go to school. Ben okula giderim. (olumlu)
I do not go to school. Ben okula gitmem. (olumsuz)
You go to school. Sen okula gidersin.
You do not go to school. Sen okula gitmezsin.

Yalnız üçüncü tekil şahıslarda “do not” yerine “does not” ekleri getirilir.

Örneğin,
He goes to school. O, okula gider.
He does not go to school. O, okula gitmez.

Yani olumlu cümlelerde asıl fiilin sonuna getirilen “s” veya “es” eki “do” yardımcısının sonuna getiriliyor ve asıl fiil aynen kalıyor.

We go to school. Biz okula gideriz.
We do not go to school. Biz okula gitmeyiz.

You go to school. Siz okula gidersiniz.
You do not go to school. Siz okula gitmezsiniz.

They go to school. Onlar okula giderler.
They do not go to school.
Onlar okula gitmezler.

She does not go to Antalya every summer.
O, her yaz Antalya’ya gitmez.
Ali does not drink milk at breakfast.
Ali kahvaltıda süt içmez.
Ali does not drink milk at breakfast.
Ali kahvaltıda süt içmez.
He does not look at his book.
O, kitabına bakmaz.

“to look” bakmak fiilinden sonra, “e, a, ye, ya” eki olarak “to” yerine “at” kullanılır. “I look to the birds”
diyemeyiz. Bunun yerine “I look at the birds” diyebiliriz.
Ayşe does not look at the wall.
Ayşe duvara bakmaz.
I do not drink milk at breakfast.
Ben kahvaltıda süt içmem.
You do not listen to the radio in the morning.
Siz sabahları radyo dinlemezsiniz.
We do not buy butter from the bakery.
Biz fırından tereyağı satın almayız.
Konuşma dilinde genellikle “do not” kısaltılarak “don’t” olarak kullanılır. “does not”ın kısaltılmışı da “doesn’t” tır.
I don’t go to school.
Ben okula gitmem.
He doesn’t go to school.
O, okula gitmez.
My father doesn’t drink tea at breakfast.
Babam kahvaltıda çay içmez.

They don’t live in this house.
Onlar bu evde yaşamazlar.

Simple Present Tense / Part 3
Soru Şekli – 3.Bölüm
Şimdi de Simple Present Tense cümlelerin soru şeklini görelim.
Simple Present Tense soru cümlelerinin çatısını da şöyle kuracağız: Olumlu cümleyi aynen alacağız ve öznenin başına “do” yardımcı fiilini getireceğiz.
Örneğin:
I go to school. Ben okula giderim. (olumlu düz cümle)
Do I go to school? Ben okula gider miyim? (soru cümlesi)
You go to school. Sen okula gidersin.
Do you go to school?
Sen okula gider misin?
3. Tekil şahıslarda da “do” yerine “does” getireceğiz ve fiilin sonundaki “es” takısını kaldıracağız.
Örneğin:
He goes to school.  O, okula gider.
Does he go to school? O, okula gider mi?

We go to school. Biz okula gideriz.
Do we go to school?Biz okula gider miyiz?

They go to school. Onlar okula giderler.
Do they go to school?
Onlar okula giderler mi?
Does he write an email?
O, e-mail yazar mı?
Do Ahmet and Hasan put their books on the table?
Hasan ve Ahmet kitaplarını masaya koyarlar mı?
Simple Present Tense ile çok sık kullanılan zaman zarfları
Everyday Her gün
Every Sunday Her pazar
Every night Her gece
Every summer  Her yaz
Every winter Her kış
Every week Her hafta
Every morning Her sabah
Every evening  Her akşam
Simple Present Tense / Part 4
İle Örnek Cümleler – 4.Bölüm
Simple Present Tense ile örnek cümleler
Do you like apples?
Elma sever misiniz?
No, I do not like apples.
Hayır, ben elma sevmem.
I like oranges
Ben portakal severim.
Do you see your friends everyday?
Siz hergün arkadaşlarınızı görür müsünüz?
No, we don’t see our friends every day.
Hayır, biz hergün arkadaşlarımızı görmeyiz.
We see our friends on Sundays.
Biz arkadaşlarımızı Pazar günleri görürüz.

I went to school.
Ben okula gittim. (olumlu)

I did not go to school.
Ben okula gitmedim. (olumsuz)

I wrote a letter.
Ben bir mektup yazdım.

I did not write a letter.
Ben bir mektup yazmadım.

You walked.
Sen yürüdün.

You did not walk.
Sen yürümedin.

He came here.
O, buraya geldi.

He didn’t come here.
O, buraya gelmedi.

Not: “didn’t”, “did not”ın kısaltılmışıdır.

We didn’t go there yesterday.
Biz dün oraya gitmedik.

He didn’t have his lunch.
O, öğle yemeğini yemedi.

The director didn’t sign the letters.
Müdür mektupları imzalamadı.

Simple Past Tense / Part 3
Soru Şekli – 3.Bölüm

“Simple Past Tense” (geçmiş zaman) cümlelerinin soru şekli:

Geniş zamanlı cümledeki “do” yardımcı fiilinin geçmişi olan “did”i öznenin başına getiririz. Bu yardımcı fiil geçmiş zaman olduğu için asıl fiilin geçmiş zaman olmasına gerek kalmaz. Yani fiilin 2. şeklini değil, yine 1. şeklini kullanılır. Fakat yardımcı fiil geçmiş zaman olduğu için cümlemiz geçmiş zaman yani “Simple Past Tense” olur.

I went to school.
Ben okula gittim. (düz cümle)

Did l go to school?
Ben okula gittim mi? (soru cümlesi)

You wrote a letter.
Siz bir mektup yazdınız.
Did you write a letter?
Siz bir mektup yazdınız mı?

Did you walk home with her?
Siz onunla eve yürüdünüz mü?

Did you call for the taxi?
Siz taksi çağırdınız mı?

Did you study hard for your examination?
Siz imtihanınız için çok çalıştınız mı?

Did you see her yesterday?
Dün onu gördünüz mü?

Did you drink orange juice?
Portakal suyu içtiniz mi?


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.