DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 321816-0,93%
Adana
30°

AÇIK

20:47

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Göz Yaralanmalarında Yaklaşım
275 okunma

Göz Yaralanmalarında Yaklaşım

ABONE OL
26 Ocak 2015 15:14
Göz Yaralanmalarında Yaklaşım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Göz, oldukça hassas olan yapısı itibariyle, çocukluk döneminde daha fazla olmak üzere hayatın her döneminde, dış etkenlere ve yabancı cisimlere bağlı travmalardan etkilenebilir.

Yaralanmalı gözde zamanında ve yeterli tedavi uygulanmadığında körlük gelişebilir. Yaralanmalı gözde gelişen görme kaybı ve çevre yapılarını ilgilendiren estetik sorunlar tazminat ve ceza hukuku kapsamında yaptırımlar gerektirir.

Göz yaralanmaları gözün dış katmanları ile sınırlı göz dışı yaralanmalar şeklinde görülebileceği gibi göz içi yaralanmalar şeklinde gerçekleşebilir. Yaralanmalı gözde ilk yardım yaralanmanın bulunduğu ortam koşuları ve yaralanmanın ciddiyeti dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir. Ağır vücut travmasını da içeren yaralanmalarda, öncelikle yaşamsal destek verilmeli ve sonrasında göz dışı yapılar ve göz bebeği (pupilla) kuvvetli bir aydınlatma altında dikkatle izlenmelidir. Yaralanma bir gözde ise diğer gözdekinden olan farlılıkları; iki gözde ise gözlerin görünümleri ve görmeleri arasındaki farklılıklar dikkate alınmalıdır. Göz yaralamalarında yaralanmaya neden olan cismin tanımlanması çok önemlidir. Özellikle sönmemiş kireç vb alkali yanıklar gözün dış görme tabakasında (kornea) kalıcı nedbe oluşturarak önemli görme kaybı ile sonuçlanabilirler. Bu nedenle, böyle bir temasın gerçekleştiği bilindiğinde hiç zaman geçirmeden olanaklar çerçevesinde göz dışından yabancı cisim parçacıkları uzaklaştırılmalı, ısrarla gözkapakları aralanarak yıkanmalı, bu maksatla göz dışı anestezik damla (Benoxinate®, Alcaine®) uygulaması ile ilk yarım saatte göz yıkanması işlemi sağlanarak mutlaka göz hekimi kontrolü yaptırılmalıdır. Sanayi hizmetlerinde daha sık karşılaşılan ve “göze çapak kaçması” olarak tanımlanan yüzeysel göz yaralanmalarında çoğunlukla yabancı cisim göz dışında izlenebilir. Bununla birlikte, bu yabancı cismin göz içine uzanabileceği, başka bir yabancı cismin göz içine geçmiş olabileceği, göz dışı ve göz içinde iltihap geliştirerek körlüğe yol açabileceği akılda tutulmalıdır. Bu durum, yabancı cisim kolaylıkla dışarı alınabildiği koşullarda bile göz hekimi muayenesini gerektirir; zira çok küçük yabancı cisimler göz içinde çok büyük hasar oluşturabilirler, üstelik bunların göz içine giriş yerleri bazen dışardan da görülemez. Kayak ve kaynak yaparken de izlenebildiği gibi morötesi ve kızılötesi ışınlar göz dışı tabakalarında ve bazen gözün sarı noktasında (maküla) sıklıkla geçici, bazen kalıcı hasarlar ve görme kayıpları oluşturabilirler. Bu durum özellikle güneş tutulmalarında kızılötesi ışınların oluşturdukları görme kayıplarında izlenebilmektedir. Bu maksatla uygun filtreler içeren gözlüklerin kullanımı şarttır. Yaralanmalı gözde yanma, batma hissi, kızarıklık, çapaklanma görünümü görme azalması ile birlikte ise acilen; görme azalması olmasa bile en yakın zamanda (tercihan ilk 72 saat) göz hekimi kontrolünü gerektirir. Gözde kesi oluşturan veya göze giren yabancı cismin kirli olduğu bilindiğinde en kısa zamanda tetanos profilaksisi dahil oral yada damar yoluyla verilecek antibiyotik ve kortizon uygulamalarına gereksinim vardır. Göz içinde metalik yapıda yabancı cisimden şüphelenildiğinde asla magnetik rezonans inceleme (MRI) yaptırılmamalıdır. Kesi hattının derinliği ve kahverengi görünümdeki göz içi dokuların dışardan izlenebildiği açık yaralanmalı göze asla göz pomadı dahil herhangi bir merhem sürülmemelidir. Bu durumda göz, kuru, mümkünse steril ve koruyucu bir kapama ile kapatılarak en kısa yoldan hasta göz hekimine ulaştırılmalıdır. Göz dokularını ilgilendiren her türlü kesinin tamirinin göz hastalıkları hekimi tarafından yapılmasına özen gösterilmelidir. Künt cisimlerle (yumruk dahil) olan yaralanmalar dahil her türlü göz içi yaralanmada geç dönemde körlük oluşturabilecek komplikasyonlar (örneğin glokom, retina dekolmanı) gelişebileceği göz önüne alınarak en az 6 ay süreyle göz hekimi kontrolüne devam edilmelidir. Ayrıca, göz içi yaralanmalarının çok düşük olasılıkta olsa bile eken yada geç dönemde (yıllar) yaralanmalı göz yanı sıra sağlam gözünde iltihaplanmasına, yani “sempatik oftalmi” ile herki gözün kaybına varabilen durumlar geliştirebileceği unutulmamalıdır.

Tek gözde ani kırmızı kan oturması tehlikeli mi?

Konjonktiva gözün beyaz kısmını örten yumuşak dokudur. Konjonktiva altı kanamalar küçük çarpmalar sonucu gelişebilir ağrısızdır ve görme kaybı yapmaz. Bazan geniş olduğunda ürkütücü bir görünüm alabilir. Gözün diğer dokularında hasar yok ise kalıcı bir hasar bırakmadan düzelir.

Göze yabancı cisim kaçtığında ne yapmalıyız?

Kornea gözün ön duvarını oluşturan saydam tabakadır. Tırnak, ağaç dalı, kağıt kenarı, oyuncak gibi cisimlerle kornea sıyrıkları gelişebilir. Matkap, taşlama, çekiçleme gibi atölye işleri yaparken sıçrayan yabancı cisimlerle (demir çapağı) kornea yaralanmaları görülebilir. Bu tür yaralanmalarda şiddetli batma hissi ön plandadır. Genellikle sıçrayan küçük metal parçaları kornea yüzeyine saplanmış ancak derine gitmemişlerdir. Islak bir ortam olduğundan pasları etraf dokulara yayılabilir. Acil tedavi gerektirir, yabancı cismin çıkarılması, antibiyotikli göz damlaları kullanımı ve gözün bantla kapatılması gerekebilir. Daha sonra gelişebilecek enfeksiyonlar yönünden de belli aralıklarla kontrol gerekir. Göze herhangi bir yabancı cisim kaçtığında mutlaka hekime başvurulmalı ve kendi imkanları ile çıkarmaya çalışılmamalıdır. Aksi takdirde ciddi görme kayıpları ile sonuçlanabilen enfeksiyonlar, kornea bulanıklıkları gelişebilir.

Kaynak yaparken göz yaralanmaları

Ultraviyole ışın (UV) hasarı koruyucu gözlük kullanmayan kaynakçılarda, güneşli havada kayak yapanlarda, deniz kenarında, solariumda görülebilir. Yabancı cisim hissi, sulanma ve göz kapaklarında kasılma (spasm) ile karakterize kornea yüzey hasarı gelişebilir (UV keratiti). Çok ağrılı bir durumdur, uygun gözlüklerin kullanılması ile kolaylıkla önüne geçilebilir.
Gözde kimyasal yanık olduğunda (kimyevi maddelerin göze kaçması) ne yapalım?

Kimyasallarla oluşabilen yanıklar göze ait en ciddi yaralanmalar arasındadır. Gözde oluşan hasar az ve geçici olabilir (örn. Sabun köpüğü, saç spreyleri) veya şiddetli ve körlüğe kadar gidebilen etkiler oluşturabilir (alkali ve asit yanıkları). Alkali yanıklar asit yanıklardan daha tehlikelidir. Evde yer ve lavabo temizliğinde kullanılan birçok kimyasal madde alkalidir bu yüzden çok dikkatli kullanılmalı ve çocukların erişebileceği yerlerde bırakılmamalıdır. Sıklıkla kullanım sırasında göze sıçraması veya gözlerin ovuşturulması ile el cildinden göze bulaşma şeklinde olur. Sönmemiş kireç de bina yapı, onarım ve dekorasyon ortamlarında sıkça karşılaşılan ağır alkali yanıklara neden olmaktadır. Asit yanıkları arasında araba aküsü patlaması önde gelen nedenler arasındadır. Kimyasal yanık durumunda hasarı azaltmak için yapılması gereken ilk iş hemen gözün bol su ile yıkanmasıdır. Her ne kadar izotonik tuzlu su en iyi seçenek olsa da çeşme suyu da yeterli olabilir. Yıkama işlemi sırasında kapakların açılması gereklidir, kapakların üzerinden yapılan bir yıkama işlemi yeterli olmaz, hasta genellikle gözünü şiddetli batma hissi nedeni ile açamaz bu nedenle anestetik göz damlaları hem hastayı rahatlatır hem de yıkama işlemini kolaylaştırır, kapakları açmak ve daha etkin yıkama yapmak için özel aletlerin kullanılması da faydalı olabilir. Yıkama işleminden sonra acil hekim kontrolü için başvurmak gereklidir.
Halk arasında “Japon yapıştırıcı” olarak bilinen siyanoakrilat yapıştırıcıların göze kaçması durumunda kurumasına fırsat vermeden antibiyotikli göz pomadı bol bir şekilde sürülüp acilen göz hekimine müracaat edilmesi gerekir.

Göze yumrukla vurulması gibi künt travmalar ne tür problemlere yol açabilir?

Künt cisimlerle oluşan yaralanmalar daha sıklıkla görülür, parmak, yumruk, dirsek, top gibi sert cisimlerin çarpması sonucu gelişir. Ani darbe sonucu gözün sıkışması ve şekil değiştirmesi göziçi kanamalara ve lensin kesifleşerek katarakt gelişimine yol açabilir. Kanamalar ön kamara (kornea ile renkli tabaka olan iris arasında), gözün arka kısmındaki sıvı (vitreus) veya retina tabakasında olabilir.
Şiddetli künt travmalar göz duvarının yırtılması (rüptür) ile sonuçlanabilir, bu durumda acil cerrahi müdahale gerekir.
Künt darbeler gözün ağ tabakasında (retina) da problemlere yol açabilirler, bu tabakada olaşabilecek yırtıklara bağlı gelişen retina ayrılması (dekolman) acil olarak tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kayıpları ile sonuçlanabilir. Künt darbeler sonucu retina tabakasının en hassas olan ve ışınların odaklandığı bölgesi olan sarı nokta (maküla) bölgesinde şişme sonucu görme kayıpları da gelişebilir. İlk anda farkına varılmasa da aylar veya yıllar sonra travmanın geç etkileri olan katarakt, göz tansiyonu ve retina ayrılması gibi durumlarla da karşılaşılabilir o yüzden travma olgularında uzun süreli takip de önemlidir.

Delici göz yaralanmalarında ne yapmalısınız?

Taşlama, çekiçleme gibi işlerde çalışırken göze yabancı cisim kaçması önemli bir durumdur, enerjisi yüksek olan küçük metal parçaları göz duvarını delip gözün içine girebilir bu nedenle fazla şikayet vermese de acilen göz hekimine muayene olmayı gerektiren bir durumdur. Yabancı cismin göziçi dokularda yarattığı hasarın yanısıra beraberinde göze giren mikropların neden olabileceği ağır enfeksiyonlar da ciddi görme kayıplarına neden olabilir. Oluşan hasarın tamiri ve yabancı cismin çıkarılması için cerrahi müdahele gerekir.
Delici göz yaralanmaları bıçak, makas gibi keskin cisimlerle veya yüksek hızlı küçük metallerle (örn. saçma, demir parçası) oluşabilir. Ülkemizde sık görülen trafik kazalarında cam parçaları da delici yaralara sebep olabilmektedir, emniyet kemerinin takılması bu tür yaralanmaları azaltıcı rol oynadığı da bilinmektedir. Delici bir yaralanma durumunda göz duvarının bütünlüğünün bozulması söz konusudur ve acilen cerrahi müdahele gerektirir. Yaralanmanın şekline ve olgunun aşı durumuna göre tetanoz aşısı yapılması de gerekebilir.
Delici yaralanma geçirmiş bir göze bası uygulanmaması gerekir, hastanın göz kapaklarını güç kullanarak açmaya çalışmak basıyı arttırabilir ve göziçi dokuların yaradan fıtıklaşmasına neden olabilir.
Birçok göz yaralanmasının çalışırken veya spor yaparken koruyucu gözlüklerin kullanılması ile önlenebileceği unutulmamalıdır.
Yaralı göz ovuşturulmamalı, batan bir cisim var ise çıkarılmaya çalışılmamalı, eski göz merhemleri ve damlaları kullanılmamalı, aspirin ve diğer antiinflamatuvar ilaçlar kanamayı artırabileceği için alınmamalıdır.


    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


    HIZLI YORUM YAP

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.