Günah Keçisi Tek Parti Dönemi 

Günah Keçisi Tek Parti Dönemi 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CNN Türk’ün programına katılmış, televizyoncu eğriliğin doğruluğun ortaya çıkması için sormuş, O da cevap vermiş.

Verilen cevapta ne kadar eğrilik, ne kadar doğruluk var, anlamaya çalışıyorum.

Soru şöyle: ”Anayasa’da ‘Türk’ kavramının olup olmaması, milliyetçilik, Kürt meselesi… bütün bunlar bir çerçevede nasıl anlatılır?”

Soruya cevap da şöyle: ”Bunlar Türkiye’nin önemli meseleleridir. Bazı zaman oluyor ki bizi çok uğraştırıyor bu konular. Şiddetle, terörle bu konularda bir yere varılamaz. Terörle, şiddetle hak alma ve kazanma mümkün değildir.”

Yorum: Anayasa’da ‘Türk’ ve ‘milliyetçilik’ kavramlarının olması mesele ise, başa gelenlerin meselenin çözülmesine öncelik vermeleri gerekir. Ama biz başa gelenlerin başka meselelerin çözümüne öncelik verdiklerini farkediyoruz. Ya da önemli denen bu meseleler, başa gelme çabası gösterenlerin başa gelmelerini kolaylaştırıyor.

Başa son gelenlerin, 10 yıldır saltanat sürmelerine rağmen, milliyetçiliği mesele yaptıkları duyulmamıştı. Hatta, bazı kere milliyetçi söylemler bile irad etti başta 10 yıldır bulunan. Bu başa gelen, adı ‘milliyetçi’ olanlarla çok kere dalaşıyorsa da, menfaat bölüşümüne umut çıkınca, barışıp konuşuyordu. Hiç bir zaman da Anayasa’daki ‘Türk’ ve ‘millyetçilik’ kavramlarını muhatabının gözünün önüne getirip şu meseleyi önce bir halledelim demiyordu. Yine de demez, menfaat gelirliği fark edilmeyecekse.

‘Kürt meselesi’ denen şey ise uyduruk bir meseledir. Birileri ‘Kürt meselesi’ lafını fışlattı, ülkenin her yanını köpük köpük bununla sarmaladı. Yerleştirdiler ‘Kürt meselesi’ terimini kafalara. Aslında başa gelenleri yönlendirmeye çalışanlar, bir amaç taşıyorlar. Başa gelenler, kanunlara mı uyulmalı yoksa üfürücülere mi kulak vermeli diye kendilerine sormuyorlar. Sormaya da niyetleri yok. Kürt meselesi denmiş ya, Kürt meselesi de gitsin. Ama tehlikeli deyiştir bu. Bu deyişe, mesele kavranılmış sanılarak, en yüksek makamdakince ”Şiddetle ve terörle bu konulara bir yere varılamaz” hükmü verildi mi, Türkiye’nin yarı halkı terör yapmakla, şiddet uygulamakla itham edilmiş olunur. Hele ki, böyle yapılarak hak almanın mümkün olmadığının dile getirilmesi, ülkenin çok vatandaşının hakkının birilerince gasp edildiği açıklanmış olur ki, başa gelenler hak gasp edenlerce mi başa getiriliyor, yoksa başa gelenler mi hak gasp etmeye hevesleniyor, sorgulanması gerekir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Enbiya Suresi 96'daki Yecüc Mecüc Nedir?

Cumhurbaşkanı Gül’ün verdiği cevaba bakılırsa, bu günlerde geçmişin yanlışlarının maliyeti ödenmekteymiş. Şunu mu demek istiyor Cumhurbaşkanı? Geçmişte Kürt denen vatandaşların o kadar çok hakları gasp edilmiş ki, bugün bunun tazminatı ödeniyor. Hataların tek parti döneminde olduğunu da vurguluyor Cumhurbaşkanı. Sebebinin demokrasi eksikliği olduğunu da belirtiyor. İyi de… 60 yıl önce çok partili sistem ‘demokrasi’ adı altında uygulanmaya başlanmış, hatalar niye bitmemiş? 28 yıllık devre hataların sebebi gösterilip 60 yıllık devrenin masumluğu anlatılmak isteniyorsa, bugün ‘mesele’ denen unsurların sebebi milletten saklanıyor demektir.

Cumhurbaşkanı Gül’ün CNN’nin programında Anayasa’daki ‘Türk milleti’ teriminin niçin tartışıldığı sorusu üzerine verdiği cevaba bakalım: ”Türkiye’nin temel unsurlarını tartışacak halimiz yok. Modern, demokratik, kalkınmış ülkelerin anayasalarını örnek almamız gerektiği kanaatindeyim.” Bkz: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=50964&blnKayit=True

63 yıl önce demokrasi idaresine geçtiğimiz dillere destan şekilde anlatıldığı halde, 63 yıllık bu devre içinde bir tek bile demokratik ülke örnek alınamamışsa, Cumhurbaşkanı Gül, hangi meselenin halli için televizyona çıkıp laf etti?

Son söz: Yanlış yapmak isteyene tek parti dönemi olması şart değildir.

 
İbrahim Faik Bayav

 

Bu makale 6 Mart 2013 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın