Gündem “alından öpme” süreci değil!

Gündem “alından öpme” süreci değil!

Ahmet Arif’in “Alnım öperler/ Suskun, hayın, çıyansı” dizeleri yazıldığında, belki de şu an aynı “suskun, hayın, çıyansı” tutum sergileyenlerin hiç biri yaşamda yoktu!

Şimdi, ellerine verilen “yetkiler” çerçevesinde öylesine “hayın, çıyansı” dönüştükleri yerlere tanık oluyorsunuz ki, kanımca Ahmet Arif günümüzü yaşamış olsaydı “bugün” daha sert dizeler yazardı!

Etrafında “dost gülücükleri” atanların davranışları, bu denli göz önünde olunca…

***

Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Bekir Coşkun’un cenazesine katılıyor Muharrem İnce. Safta yer aldığı sırada da, yanında Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu var…

Kimsenin “yapma” demeye hakkı var mı? Burası cenaze yeri… Herkes yan-yana gelebilir!

Cenazeye katılanlar bu arada medyanın deklanşörüne takılıyor! Gazeteciler ard-arda görsel karesi alıyor…

Bu arada, o an konuşup- konuşmadıkları konusunda görüntü yok; ancak o da olmalıydı. Tokalaştıkları, kısa da olsa söyleştikleri de bilinmeliydi! Onlar yok!

İşte bu Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce’nin yan-yana geldiği fotoğraf, CHP’nin resmi internet sitesine konulurken kesiliyor!

Muharrem İnce fotoğraftan çıkarılıyor!

Bunu yapan “çok önemli” bir yapmış gibi, kendine verilen “ödevi” yerine getirmenin/ başarmanın utkusunu taşıyor olmalı…

İnce’yi “o kareden” kesip atmak, ya da “o kare” içine almayınca sorun çözüldü mü, “başarı” kazanmanın önü açıldı mı, mecliste çırpınırcasına savunulan düşünceler gerçekleşmeye başladı mı; ne oldu?

“Hayınsı, çıyansı…”

***

Ne olmuştur şimdi?

O fotoğraf karesinden İnce’nin çıkarılmış olması, medyaya konuşulması, “öküz altında buzağı arayanları” umutlandırması “iyi mi” oldu?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adını siz koyun!

Konuşacak “ne var ki” değil mi ama?

Partinin içi rahat, covid 19 sürecinde yaşananlar konuşulmaya değmez, merkez bankasının faiz açıklaması kapı dışarı, emekli/ emekçi/ dar gelirli can solukları veriyor…

CHP’de “bir yerde” olduklarını sananlar, “az oldun, benim olsun” kırpmasındalar!

Bir de çıkılmış, herkes geçimini sağlamanın/ sağlığını diri tutmanın derdindeyken “erken seçim kaçınılmaz” çığlıkları atılmaya başlanmış; peki, bunun için mi?

Bunları konuşmak, bunlara çözün üretmek, bunlara kafa yormak değil amaç…

Amaç, birlikte yürüdüğü “yol arkadaşını” kırpmak/ kesmek/ yan-yana durdurmamak!

Sonra da “tıpış tıpış sandığa”; öyle mi?





***

Muharrem İnce’nin yerine bir başkasını da koyabilirsiniz…

Benim anlamakta zorlandığım bu “çıyansı” tutumun nedeni…

Bir “acı gün” nedeniyle herkes sıraya girmiş, kimi birbirini tanımıyor bile, ancak yan yanalar!

Medyanın gözü önünde olanlar kameraya alınıyor!

Ancak nedense, yan yana duran Kılıçdaroğlu ile İnce, partinin sitesinde yer alırken “istemezlik” göstererek fotoğrafı kesiyor; hem de duran Kılıçdaroğlu ile İnce’nin ortasından! Karede Kılıçdaroğlu var, İnce yok!

Burada Muharrem İnce’nin tepki gösterirken “Partinin genel başkanı ile cumhurbaşkanı adayı bir cenazede yan yana gelmiş. Değerli bir ağabeyimizi son yolculuğuna uğurlarken çekilen fotoğrafı kesiyorsan, kendine bakacaksın. Hem hata yapacaksın hem de suçlu arayacaksın. Kimin bölücü olduğu, kimin yanlış yaptığı ortadadır” demesinde hiçbir engel yok!

***

Olur ya, “iyi bir iş” yapılmış da atlanıyor/ unutuluyor/ görmezden geliniyor gibi CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın, İnce’nin tepkisine şiddetlenmesi bir başka anlaşılmazlık.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Diyorsunuz ya; güldürüyorsunuz beni!

Diyor ki: “Bu kesilmiş bir resim değil, o açıdan çekilmiş bir resim. Videoda ise etrafındaki diğer kimselerin de resimleri ortada. Ben bunu bir eleştiri fırsatı olarak görüp partiyi eleştirmeyi doğru bulmuyorum.”

Burada, son cumhurbaşkanlığı seçiminde, alanlara coşku katmış olan İnce’yi eleştirmek, “bir eleştiri fırsatı” olarak yorumlamak yerine, “yanlış” benimsenip/ “doğru” olanın yapılacağı söylense olmaz mıydı?

Arif’in dizelerindeki gibi “Alnım öperler/ Suskun, hayın, çıyansı” olmasa olmaz mıydı?

Şu olanları düşünürken, her zaman ki gibi, “ne bu iktidar bu muhalefeti, ne de bu muhalefet bu iktidarı” kırk yıl arasalar bulamazlar, sözlerimi yineliyorum! Yurttaşın bungunlukları, doyumsuzlukları iktidarın olmadığınca, muhalefetin de uğraşı alanı değil!

“Hırs” uğruna kırp, parçala, azalt…

Gündem “alından öpme” süreci değil! Görseniz/ bilseniz artık!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın