Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Günlerin Getirdiği Sözler

Günlerin Getirdiği Sözler

Ne durumlara düştü ülkemiz; ulusal bayramlarımızı yok sayanlar nedeniyle ilkokul müsamere çocukları gibi yazılar yazmak durumunda kalıyoruz. Ulusal kimlik bilincini yitirmiş aymazlara; ulusal bayramların anlam ve önemini anlatmak, anımsatmak, yeniden özümsetmek için yazılar yazıyoruz.

Zorda kalınca Mustafa Kemal’e sığınıp, övgüler düzenler; kefeni yırtınca anında sövgülere başlıyorlar. Onlara acı, acı gülüyoruz.
ASALA derken…PKK…IŞİD…FETO…Türlü çeşitli terör örgütü; ülkemizde sürekli ikamet almış…Neredeyse ulusal bayramlarda düzenlen-emey-en resmi geçitlerde silahlarıyla birlikte boy gösterecekler.

Bu bağlamda şöyle bir göz atarsak ülkedeki ahval-i şeraite…

Gaziantep’de yoksulun düğününde patlayan bomba; koydu restleşmelere son nokta..

Sen IŞİD’e saldırmazsan;IŞİD’i sana saldırtıp,seni IŞİD’e saldırmak zorunda bırakırlar…İşte bu konuma getirtmek için seni;ne yazık, yüzlerce can giydi kefeni patlayan bombalarla…

Veee…FETOŞ konusu için verildikçe yüce makama, nam-ı diğer Big Brother Sam Amca’ya üst üste dilekçeler, sonunda teşrif buyurdular Jo BIDEN amca “Nedir size takılan bu kanca?…Durduğun yerde hoplayıp durma; ne yapılacağına kararı ben veririm anca” demek için..

JO BIDEN gelince; akan sular duruldu, öfkeler kurudu… 15 Temmuz’da bizimkinin kulağı çekildi…ABD’nin istediği çizgiye gelmesi için…

Şimdi FETOŞ elde kızgın maşa…Bizimki çoktan çıkmıştı boyunduruktan,demeğe başlamışdı:

-Benim neyim eksik Obama’dan?…Boysa, boy…Üstelik de biz de Türkiye’nin zenginiz ay şey zencisiz diye, diye geldik iktidara…
Oh my God !… Nasıl diyebilir böyle?… HAŞA !…

Dur, biraz yavaş ol demek için geldi Jo BIDEN amca..

Anladığımız kadarıyla da demiş olmalı ki BIDEN;

-Kısasa kısas; gir savaşa, ondan sonra Fetoş yargın ile sevişe…

Ardından tanklar girdi işgal altındaki Suriye topraklarına…

Ve bu arada sıkı pazarlıklar yapılmış olmalı ki savaş uzun sürecek, IŞİD’e karşı savaşan Memetçikler için mezarlıklar da açılmış. İşte yine yanacak anaların yüreği, fazla mesai yapacak mezarcının küreği… Ferya edecek kim bilir kaç “eyvah yıkıldı evimin direği” diyerek ?…

Söylencelere bakılırsa (iç ve dış basında yer alan) Jo BIDEN amcan; bir parmak bal çalmış bizimkinin ağzına…

Çalınan bir parmak balla; doğru sınır ötesinde savaşa…Nasılsa canları alınan yoksulların oğulları…

Haydi yine iyisin; başlarsın yakında atmaya BAŞKAN olacağım naraları…

Her Cuma günü; usanmadan HAYIRLI CUMALAR dilekleri…Bıktırdınız be kardeşim…Nedir yaşamlarınızda bu kadar çok Arabın izleri?…

Yine bir CUMA günü demiş ki birisi:

– BİLİNÇLİ KULLAR’dan eylesin Tanrı bizleri…

Be hey aymaz!…BU ÜLKEDE BİLİNÇLİ olsak ne değişecek ki ?…

Yazgımız; bilinçsizlerin “piyasa değeri; bulgur, nohut, makarna, kömür…

ve PKK kalleşlerince sonlandırılmış bir ömür” olarak tanımlayabileceğimiz oylar ve olaylarla belirlendikten sonra… Bilinçli yurtdaşlar olmak ne işe yarayacak ki?… Öyleyse hep bir ağızdan haykıralım Cuma günleri:

– NO ZEMZEM, NO COLA… FOREVER DRINK RAKI,ŞARAP, VODKA!…

Kerameti kendinden menkul kanaat önderi, alt yapısı sözüm ona fizik öğretmeni, üst yapısı FETOŞÇU şu Hüseyin GÜLERCE…Kanal, kanal tv’leri dolaşıyor her gece: O bir İTİRAFÇI…Ve Prof. Dr. Olan kızı da Cemaat üyeliğinden tutuklanmış-dı-ki ertesi gün özgür bırakıldı.

Eleştiriye gerek yok; Terör örgüyü üyelerinden İTİRAÇI olanlara af varsa…Değil mi ki 783.562 kilometrekarelik bu arsa AKBABALAR ve şürekasınınsa…

ADAM İTİRAFÇI;PKK’lıya ceza indirimi varsa… Gülerce’nin ‘FETÖ’den tutuklanan kızı da serbest bırakılır…

Bildiklerini okurlar, okuduları ve de okuyacakları gibi…Bana, sana, bize soracak değiller elbette…

Geçen yıl bu günlerde; İstanbul Kapalıçarşı’da Asya kökenli ve de Müslüman bir İrlanda yurtdaşı meydan dayağı atmışdı AK-ESNAF taifesine…

Bir Türk dünyaya bedel diye yetiştirilenlere; acı bir deneyimdi bu. Ama dayak yiyen AK-ESNAF olunca; durum başka…Nasıl olsa onlar TÜRKLÜK peşinde değil; Arabın kuyruğu…Dayak da Cennet’den çıkma bir Tanrı buyruğu…Dolayısıyla Müslüman’ın, Müslüman’a vurduğu yerde GÜL biter diyebilecek AK-GENÇLİK ordusuna sahip bu AK-ESNAF… Onlarda bahane çok; yavşaklığı örtmek için, olmayın bu kadar fesat…

Daha ne umulurdu ki?…İşte 2002’den beri ülkenin genel özeti:

AK-SARAY’IN ASKERİNE ÇUVAL… KOYUNLARINA KAVAL… ESNAFINA DAYAK…SANKİ BUNLARIN KAFALARI BİRAZCIK KIYAK…HALA DÜNYA DEVLETİ SANIYORLAR KENDİLERİNİ…

Acaba nasıl olacak bu kafaların Suriye hezimeti?…

Kim ne derse desin; ben diyorum ki:

FETOŞÇU Darbe girişimi ERDOGAN’a… APOŞÇU Konvoy saldırısı KILIÇDAROGLU’na yaradı… Devir; oportunizm devri…İkisinin de marka değerleri yükseldi;teröristlerin olumsuz dışsallıkları, onlara artı puan olarak yansıdı. Kısmetli çocuklar!…
Her geçen günle yitiriyoruz özgürlüklerimizi; kazanılmış haklarımızı… Ama biz özgürlüklerimiz için söz söylersek…

Haklarımızın peşine düşersek ve özellikle de ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ’nden ödün verilmesin diye savaşırsak…
Düşüncelerimiz, görüşlerimiz modası geçmiş sayılır da…6.yüzyıldan günümüze düşenler her dem yeni diye dayatılır.
Ne ırkçılık,ne dincilik yapmayız;ayrımcılık sayarız bu sapkın yolları… Ulusal kimlikden ödün vermediğimiz için rahatsız ederiz şu AKBABALARI…

Kitaplarından var kitaplığımda…Ama benim için değerli mi?…Çok mu başarılı?… Pek de bir kıymet-i harbiyesi yoktur indimde…Benim için PUCCA giller kervanında…Bu arada ben de kim oluyorsam?… Her neyse…Boşverelim bakalım keyfimize, yapalım ense…diyemiyorum. Biliyorum;varsılın kızı yaşamış dış ülkelerde… Yaşadıklarını yazmış ve bir de kızlığını parmağıyla kendisi bozmuş (bana ne elbette, ama yazmış; dolayısıyla kitabından okudum)…

Orhan Pamuk gibi, Elif Şafak gibi, Murathan Mungan gibi; kesinlikle benim dünya görüşümün karşısında yer almış…Yine de oh olsun dersem Aslı SANA;yarın karanlığa kayan bu ülkede tutsaklık faslında sıra gelir mi, gelir BANA da…

Elbette ki özgürlük istiyorum YAZAR ERDOĞAN’a, bir şiir için hapsedilen DEMOKRAT ERDOĞAN’dan!…

POLİS TÜRBANA GİRMİŞ diye SEVİNDİRİK olmuş bazıları…Demokrasi algısı TÜRBAN paçavrasıyla özdeşleşmiş olanlar için çooook büyük bir başarı…Alkışlayalım mı?…

Düşüncelerin, düşlerin izdüşümünü düşürmek için kitaplara dans ederken 29 harf yazılarda; bazen öldürür, bazen güldürür yazanını…

Düşünceye gem vuran yasaları çoktan kaldıran ülkem; neden tutsak alır yazarını, ozanını?… TÜRBAN’dan önce DÜŞÜCEYE ÖZGÜRLÜK gerekli !…Onca katil, terörist kol gezerken ülkede; Aslı ERDOĞAN kimseyi öldürmedi ki…Ne istiyorsunuz ondan?…

Ben çocukken gazetelerde okurduk KOLERA’dan ölenleri Güneydoğu’da…Bunca yıldan sonra değişen bir şey yok
Elbistan’da 5 bin kişi; içmesuyundan dolayı hastanelik olmuş… Ülkemizde var olan AK TİPİ İLERİ DEMOKRASİ ve AK TİPİ GELİŞMİŞLİK DÜZENİ bağlamında KOLERA GÜNLERİ gösteriliyor sinemalarda…

Yobazlar; Değerli Aydınımız Prof.Dr. Emre Kongar’a saldırıyorlar durmaksızın. Ve elbette ki onun gibi başka aydınlık beyinlere… Ne yazık ki bu yobazların demokrasi algısı, demokratik tutum ve davranışları böyle; kafa kesme, linç, recm, küfür…Sonuç olarak; Aklın, bilginin yetmediği yerde zorbalık nöbette…

lİlhan Selçuk’un “hep öğreniyoruz, ne zaman bileceğiz?” demişliği vardır. İşte 15 Temmuz 2016 gününden beri cübbeli soytarılarla sokaklarda böğüren bu yobaz taifesi de; bir türlü bilemeyecek demokrasi kavramının içeriğini, demokratik davranış biçimlerini…

Gelirsek sonsözümüze…

15 Temmuz 2017 günü RTE’nin kulağı çekilmesinin ardından; 24 Ağustos 2016 günü itibariyle fiilen Suriye savaşına çekildik.
Türkiye’nin bir tek ihraç ürünü var;o da Mehmetçik der durur ya Amerika…. İşte o Mehmetçik’in de yarısı FETOŞ’la ıskartaya ayrıldı. Kalan da BOP savaşında olur mu şehid ?… Sen sonrasında seyret olan biteni… Ters döndürürsün toprağın altında kefensiz yatan binlerce şehidini…Sonuç olarak Türkiye concordato mu ilan eder, daha da olmadı iflasını mı ister?… Bu savaş tacirlerinin türlü ayak oyunları sonucunda…

Bu aymazlara bir değil, bin Mustafa Kemal gelse…Bunlar akıllanmaz, gerçekleri görmez… Her dem dalarlar; Ortadoğu bahçesindeki çelik-çomak oyununa…Üstelik çelikler onlarda, çomaklar bizde olunca…Çomarların efendisi de sanıyor ki kazanacak, karizmatik bir liderden sayılacaka Türk Siyasal Tarihi indinde…Oysa sonucu hüsranla bitecek bir kumar oynuyor hilekarlarla Ortadoğu’nun kum tepelerinde…Neler olabileceğinin öngörüsünde bulamıyor, başımıza çökecek belanın ayırdında bile değil ah ne yazık !…

Bizde savaş sancıları…Dünyada başka ülkelerde; daha güzel yarınlar için egemenlerinin çabaları… Acıyorum kendimize…

Selma ERDAL; İstanbul, 28 Ağustos.2016

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN