Haşim Kılıç Ders Verdi. Anlayana… 

Haşim Kılıç Ders Verdi. Anlayana… 

Anayasa Mahmemesi’nin 52’nci kuruluş yıldönümü toplantısında Başkan Haşim Kılıç, kendisini dinleyen Başbakan Erdoğan’ı hiç memnun etmeyecek konuşma yapmıştı. Öyle konuşmaydı Kılıç’ın konuşması, Başbakan Erdoğan, karşılaştığında onun elini sıkmayacak kadar öfkelenmişti. İki gün sonra Habertürk’ün 13:00 haberlerinde izledim… Başbakan Erdoğan Amerikan televizyonunda Haşim Kılıç için sert ifadeler kullanıyordu. Yani, kendi ülkesinin bir anayasal kurumu başkanını, tüm dünyaya şikayet ediyordu.

 

Haşim Kılıç’ın konuşmasının önemli yerlerini Yeni Asya’da okuyunca Tayyip Erdoğan’ı kızdıran şeyin ne olduğunu daha iyi anladım.

İslam diye yırtınan bütün hukukçuların da anlaması gerekir.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, konuşmasında, başkanı olduğu kurumun görevinin, dünyadaki diğer anayasa mahkemelerininki gibi ırk, renk, dil ve inanç ayrımı yapmadan insanlık onurunu korumak olduğunu belirtiyor.

Başkan Kılıç bunu ‘aslî ortak görevler’ olarak niteliyor.

Başbakan Erdoğan’ın Haşim Kılıç’tan Amerikan televizyonundan tüm dünyaya şikayetçi olacak kadar kızmasının sebebi ne?

Haşim Kılıç’ın, kendini dinleyen hükümet üyelerine ”Esasen bu değeri korumak yasama ve yürütme organlarının birinci görevidir” cümlesiyle ders vermesi.. Kendilerine ders verildiğini, televizyoncuya yakınarak anlattı Başbakan Erdoğan. Bu cümle şu anlamı ima ediyordu: Millet iradesiyle denilerek iktidara gelen Erdoğan’ın ve ekibinin insanlık onurunun koruması gibi bir derdi yok.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, aslında, bütün yargı mensuplarına da ders verdi o konuşmasıyla. Sözü şu: ”Âdil olmak herkes için gereklidir. Ancak yargı mensupları için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Hakimin vicdanına emanet edilen insanlık onurunu ancak adaletle yüceltebiliriz”.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  PANDEMİ OLMUŞUZ!

Başkan Kılıç’dan duyulan bu cümleler, yaşamında yüzseksen derecelik dönüş yapıp adalet timsali olan Hz. Ömer’i hatırlatmıyor mu yani? İslam tarihi içinde değer kazanmış bütün şahlar, padişahlar veya sultanlar, böyle ders verici sözlere muhatap olduklarında ders verene teşekkür etmişler, icrada titiz davranıp değerlenmişlerdir.

Hükümetin başı ders almaya kendini layık görmüyor belli ki. Layık görmediği için de, bir zaman sahte delillerle insan kodeseyenlerin safında yer alıyor, diğer zaman saltanat kaybetme kaygısıyla aynı insanları kodesten çıkarmanın planını yapıyor.

Başkan Kılıç’ın sözüne göre kötü hakimin vicdanına emanet edilen insanlık öyle…

Millete ‘dindar’ etiketiyle umut belletilen Başbakan Erdoğan’ın vicdanı da böyle.

İbrahim Faik Bayav

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın