DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN 1.076,83-0,31
BITCOIN 3169770,35%
Adana
15°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Havada “AF ” Kokusu mu Var ?

Havada “AF ” Kokusu mu Var ?

ABONE OL
29 Eylül 2022 19:59
Havada “AF ” Kokusu mu Var ?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

YAZI/YORUM

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olması ve belki de ülkemizin kaderinin değişeceği seçimler öncesinde yine ortalığı ” Genel Af ” söylentileri kaplamaya başladı. Ölçülüp, biçilmeden, düşünülmeden ülke için değil, koltuk ve kişisel hırsları için siyaset yapan politikacıların bu günlerde af konusunda demeçler verdiğini görüyoruz. Cumhuriyet’in kurulduğu yıldan itibaren ülkeyi yöneten siyasi erkin hemen hemen hepsi günümüze kadar oy kazanma ve iktidarda kalma hırsına yenik düşmüşler, genel af, imar affı, vergi barışı, gelir affı gibi çeşitli konularda aflar çıkarmış lardır.

Acaba bu güne kadar çıkarılan tüm afların ülkenin geleceğine yönelik ne katkısı olmuştur ? Bu çıkarılan çeşitli af kanunların faydası ülkeye mi, bireylere mi olmuştur ? Her çıkarılan af da devletin bekası için denmiş ama hep bireylerin yararına olmuştur.

Devletler af çıkartamazlar mı ? Elbette çıkarırlar gerekli görürlerse. Devlet kendine yapılan bazı hataları ve kusurları, affedebilir. Peki bir bireyin, başka bir bireye ya da bireylere karşı kusurları, şiddeti, kötülüğü neye göre affediyorsun ? İşte tartışılması gereken konu da budur.

Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşundan bu güne kadar tam 7 kez genel af çıkarılmıştır. Hatta anımsanacağı gibi bunların en ünlüsü kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilen, 22 Aralık 2000 yılında çıkarılan 4616 sayılı Şartlı Salıverme ve Erteleme Yasasıdır. Bu yasa teklifini hazırlayan ve meclisten geçiren politikacılar ölçme ve biçme işini unutup neresinden bakarsanız bakın ellerinde kalan garabet bir teklifin yasalaşmasına hizmet etmişlerdir. Daha sonra yapılan çeşitli başvurularla Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu iptal kararları sonucu, çıkarılan kanunun çerçevesi iyice genişlemiş ve bazı hukuki uygulamalar istenilen faydayı değil daha fazla zararı yıllar içinde topluma, ülkeye göstermiştir.

Cumhuriyet tarihi boyunca af her daim siyasetin gündem maddelerinden birisi olmuştur. Bu gidişle de olmaya devam edecektir. O yıllardan günümüze kadar kapsamları değişiklik gösteren 52 tane çeşitli konularda af teklifi yasalaşmış ve uygulanmıştır. Bu af yasalarının 10 tanesi de son on sekiz yılda çıkarılmıştır. Gelişmiş hiç bir toplumda bu kadar çıkarılan affı görmemiz neredeyse olanaksızdır.

Şu anda Türkiye’de toplam hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 315.000 civarındadır. Cezaevleri kapasitesi de 275 ile 280 bin arasındadır. 2020 Avrupa Konseyi raporuna göre Rusya’dan sonra en çok tutuklu ve hükümlünün olduğu ülke Türkiye’dir.

BU HABER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Osmanlı Dediğin

Her af çıkarıldığında ters tepki verdiğini merak edip çeşitli kaynaklardan istatistikleri incelerseniz görebilirsiniz. Özellikle son on beş yılda cezaevlerinin kapasiteleri çok artmıştır. Bu da bize affın amacına ulaşmadığını göstermektedir.

Bence asıl olan şiddeti azaltıcı adımlar atmaktır. Bu güne kadar hangi hükümet bu konuda hangi çalışmayı yapmıştır ? Araştırmalara baktığınız zaman şiddet kültürünün 2006 yılından itibaren yükseldiğini ve günümüzde tavan yaptığını görürsünüz. Günümüzde çıkarılan yasalarda hala şiddetin tam tanımı, şiddet türlerinin çeşitlerinin belirtilmesi çok eksiktir. Bu kalabalıkların nedeni de devlet politikasının meselesidir.

Gelelim imar ve vergi aflarına.

Varlık Barışı, S.S.K. yapılandırılması, Vergi Affı, İmar Affı, Alacaklıların Yapılandırılması gibi konularda da otuz altı tane teklif yasalaşmıştır. Vergi afları, karşımıza ekonomik, mali, idari, teknik ve çoğu zaman da siyasi nedenlerle karşımıza çıkmaktadır.

1950’den itibaren köyden şehirlere hızlı bir biçimde göçün görülmesi bunu sonucunda da devlet arazilerine gecekonduların yapılması ,hızla artması kentsel dinamikleri etkilemeye başlamıştır. Kentlerin hemen yanı başında çoğalan bu gecekondu mahalleleri daha sonraları güçlenmiş ve her seçimde politikacıların oy deposu durumuna gelmiştir. Politikacılar da gerçek çözümler üretmek yerine her defasında çözümü imar affında bulmuşlar ve sonucunda af kavramı yalaka hale gelmiştir.

Maalesef çıkarılan her türlü aflar, toplumsal adalet ve barışın zedelenmesine, planlama ve imar ile ilgili kurumlara yönelik güvenin azalmasına, zengin doğal kaynakların amaç dışı kullanımına, büyük çevre sorunlarına yol açmıştır hala da açmaktadır.

Devamlı çıkarılan bu aflar toplum tarafından da acı bir biçimde benimsenmiş ve meşrulaşmıştır. Özellikle imar afları tüm topluma verilen telafisi imkansız zararları ortadan kaldırmaya yetmemiş adeta yasakları çiğneyenleri ödüllendirmiştir. Ama çoğunluk bunu farkında değil maalesef.

İktidarların yeniden seçilmeyi garantilemeleri için için çıkarılan bu aflar, kısa süreli çözüm olmuş, sorunlar devamlı halının altına süpürülmüştür. Her çıkan imar affına bu son denilmiş, arkasından bir yenisi gelmiştir ve gelirken de kapsamını daha da genişleterek gelmiştir. Getirilen imar aflarıyla devlete kaynak sağlanmış ama o kaynaklar o bölgelerin alt yapısında maalesef kullanılmamıştır. Bunu da her yağan sağanak yağıştan, sel basmasından, patlayan kanalizasyon borularından, heyelanlardan anlıyoruz. Sonra da çıkıp utanmadan bunlar Allah’tan olan şeyler diyoruz.

BU HABER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Kılıçdaroğlu, Ekonomi Vizyon Belgesi’ni açıkladı: Bu ülke küllerinden yeniden doğacak

Her çıkarılan imar affından sonra sel, orman yangını, deprem, kuraklık, gibi felaketlerin arttığını görüyoruz. Ekolojik yönden büyük değer taşıyan orman alanları ve su havzalarının kirletilmesi yakında geri dönülemez bir noktaya geleceğimizi gösteriyor. Yine imar afları sonucunda, meralar, tarım alanları azalıyor, kentlerde daha fazla rant ortaya çıkıyor, kentsel kimlikler kayboluyor, yaşayanların huzursuzluğu artıyor, yasa dışı oluşumlar devreye giriyor, adalet duygusu yok olup gidiyor.

Bir ülkede, değişen dünya nedeniyle, eğer hukuk kuralları ve kanunlar günümüze adapte olamıyorsa, sosyal ve politik yaraları kapatmak için vergi afları çıkarılır. Çıkartılan her vergi barışı sonrası, vergi yükünü düzenli olarak ödeyen özellikle bordrolu tabir ettiğimiz insanlar ve meslek grupları çekmektedir. Bu durum her seçim döneminde ortaya çıkar, halk arasında da her daim devlete borcunu ödeme nasıl olsa af çıkar konuşmaları yapılır. Ülkede yaşayan bireyler bencil olduğu için elbette kendilerini ve çıkarlarını düşünürler. Kalkınmış, refah devletten onlara ne ki!

Affın çıkarılmasının nedenlerinden birisi de toplumların yaşadığı krizlerden sonra ortam yumuşasın diye yapılmasıdır. Bu krizler, ekonomi batması, yapılan bir savaş, ya da ülkede yapılan askeri bir darbe sorunu yaşaması sonucu ortaya çıkar. Buradaki amaç toplumsal barış ve huzurun sağlanmasına yöneliktir. Bu plan bazen tutar, bazen de tutmaz.

Sonuç olarak, hangi affı çıkarsanız çıkarın demokrasisi, hukuk kuralları ve içtihatları, vergi yasaları ve mevzuatları çağa ayak uyduramamış ülkeler sabahtan akşama kadar bu yasaları çıkarsalar da asla toplumları huzur bulamaz, kazanan siyasi erk ve belirli zümre gruplarıdır.

Sizlerin çıkardığı her af bilin ki toplumun çoğunluğunda vicdanların hep kanamasına yol açıyor. Bu sevdadan artık vazgeçin derim, geçmeyeceğinizi bile bile.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.