Hayvancılıkta Koruyucu Hekimlik

Hayvancılıkta Koruyucu Hekimlik

Biz hekimler hastalık gelmeden önlem almayı koruyucu hekimlik olarak adlandırırız. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde hayvan hastalıklarıyla mücadelede koruyucu hekimlik ön plana çıkmıştır. Çünkü hastalık ile uğraşmak zordur. Kolay olan tedbir almaktır. Bu tedbirde koruyucu hekimliktir.
Koruyucu hekimlikte amaç az masrafla az yorularak çok kazanmaktır. Emeğimizi daha iyi değerlendirmek ve daha çok kazanmak için hayvan yetiştiriciliğinde koruyucu hekimlikten yararlanmalıyız. Sahada çalışan veteriner hekimlerin amacı sürü sağlığı ve yönetimi anlayışı ile konuları ele almak sürü sağlığını ilgilendiren hastalıklarda koruyucu hekimliğe ağırlık vererek sürü sağlığını koruyarak hem üreticiyi korumak hem tüketiciye güvenli sağlıklı ürünler sunmak ve hem de kendilerine kazanç temin etmek olmalıdır. Koruyucu hekimlik hijyen, aşılama, dengeli ve yeterli besleme başta gelir. Aşılama ile hastalık etkenlerine karşı önceden tedbir alınmış olunur. İşletmelerin bölgedeki hastalıklara karşı aşı programları olmalıdır. Özellikle şap, burucella, mastitis, buzağı isallerine karşı aşılanmalıdır. İşletmeler bu hastalıklara maruz kalırsa yapılacak çok şey olmayabilir. Büyük ekonomik kayıplara sebebiyet verir. Zaman ve verim kaybı olur. Aşı bunlara karşı bir tedbirdir. Hastalık etkenlerine karşı biyolojik bir silahtır. Hastalıklardan korunmada aşıdan sonra hijyen gelir. Hijyen hayvanların barındıkları yerin temiz ve havadar olması, doğum bölmelerinin, buzağı kulübelerinin, sağım hanelerin, temiz ve bakımlı olmasını gerektirir. Dengeli ve yeterli besleme ise hastalıklara karşı hayvanların direnç kazanması ve metabolizmalarının düzenli gitmesini sağlamaktadır. Bu tedbirler çok basit de olsa yetiştiricilerimiz veya insanımızın genel özelliğinden mi hastalıklar ile karşılaşmadan tedbir almayız. Sizlere bir çarpıcı örnek vererek yazıma son vermek istiyorum.
Her yıl buzağı ölümlerinden nasıl rahatsız olduğumuz ortada değimli? Her doğan buzağının septisemi dediğimiz bir tür isal ile seyreden hastalığa yakalandığını ve bunun sonucunda ölümle burun buruna geldiğini her yetiştiricimiz bilir. Buzağı tedavi olsa bile damızlık değerini kaybeder gelişimi yavaş olur ve istenilen verimi vermeyebilir.
Bunun başka bir sonucu ise veteriner hekim çağıracaksınız; ilaç masrafı ve emeği koyarsanız. 100-200 ytl kayıp, üstelik buzağı kaybedebilirsiniz. Çünkü septisemi isal ile seyreden buzağı hastalıklarında antibiyotikler etkisiz kalmaktadır. Düşününün ki işletmede buzağı kar, sütün ise işletme giderlerini karşıladığını işte bütün bunları düşünüpte kaç yetiştirici doğuma yaklaşan gebe inek veya düvesinin doğacak buzağısına hastalanmaması için aşı yaptırıyor.
Mustafa YENİCE
Vet.Hekim

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın