DOLAR 18,6452 0.01%
EURO 19,6449 0.07%
ALTIN 1.076,83-0,31
BITCOIN 3170770,29%
Adana
17°

PARÇALI AZ BULUTLU

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

TEKNOLOJİNİN TÜRKÇEYE ETKİSİ

TEKNOLOJİNİN TÜRKÇEYE ETKİSİ

ABONE OL
05 Ocak 2022 09:40
TEKNOLOJİNİN TÜRKÇEYE ETKİSİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Harun Kaymaz

HER ŞEY DEĞİŞİR, DİL DE DEĞİŞİR

Dil, en kapsayıcı şekliyle duygu ve isteklerin muhataba aktarılması olarak ifade edilir. Dil de insan gibi dinamik bir yapıya sahiptir. Bir süreç içerisinde cereyan eder. Doğar, gelişir ve ölür. Biz burada dilin gelişiminde veya gelişememesinde dijitalizmin etkisi üzerinde duracağız zira bu etki karşı konulamayacak kadar güçlü bir yapıya sahiptir.  Her an insan münasebetleri değişmekte. Yüz yüze selamlarımız bile dijital ortamda icra ediliyor neredeyse. Bu ortam dilin yapısının değişimine zemin hazırladı,ahengini bozdu.Bu durumda sözdeki sihir tesirine ket vurdu.

MÜTEKABİLİYET ŞARTTIR

Fen ve teknoloji hayatı kolaylaştırmak için üretilir, hayat kolaylaştığı için de ona meyil artar. Bu meyil de doğal olarak her alanda bir etki bırakır. İşte o alanlardan birisi de, belki en önemlisi, dildir. Burada önemli olan husus  etkilenme sürecinde gerekli kavramların üretilmesidir. Buna en güzel örnek İngilizce computer sözcüğüne, Türkçe karşılık olarak bilgisayar teriminin kullanılması veya selfie kavramına mukabil özçekim, heron, predator sözcüklerine, insansız hava aracı (İHA) vaz edilmesi verilebilir. Karşılığı konulmayan kelimelere güzel denemeyecek örnekler ise bir hava aracı olan drone, tıbbı bir araç olan tomografi  terimleridir. Bu ve benzeri kavramlar ülkemize ilk girdiğinde dillerde pelesenk olmadan, zihinler alışkanlık kesp etmeden, hemen yerlerine karşılıkları icat edilmeliydi.  Eğer gerekli terimler üretilmezse dil yozlaşmaya uğrayacak, milli his ile dil arasındaki bağ zayıflayacak, dolayısıyla da sömürülmeye giden yolda ilk basamak aşılmış olacaktır.

DİLİN KİRLENMESİNDE EN BÜYÜK PROBLEM: SOSYAL MEDYA

Günümüzde Sosyal medya diye tabir edilen  whatsapp facebook ,youtube instagram vb. mecralarda Türkçe karakterlerin yanlış kullanılması veya hiç kullanılmaması bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle üç ünsüz ve bir ünlü harfin düşürülüp yerine başka karakterlerin ikame edilerek ifade edilmesi buna  bir örnektir. Bu harfler ş, ç, ü ve ğ’dir. Bunların yerine s,c,u,g karakterleri getirilmektedir.  Görüşürüz olacakken gorusuruz, inşaAllah olacakken inshallah, çantayken chanta, çok denmesi gerekirken chok, gençler yerine genşler kullanılması gibi.

Bir başka sorun kelimelerin asıllarından karakter düşürerek kısaltma yapılmasıdır. Tamam(tmm), selam(slm), teşekkür(tşk),canım(cnm), sağ ol(saol), Allah’a emanet ol(a.e.o),aleyküm selam(a.s),kendine iyi bak(kib) misali kısaltmalardır. Ve yine  ünlem bildiren kelimelere karakter ziyade etmek. ‘’Heeeey’’ ,’’aciiiiiil’’, ‘neeee’’ örneklerinde ki gibi ünlüler eklemek ,’’hayırrrrrrr’’, ‘’hımmmmm’’, ‘’olamazzzz’’ kelimelerinde olduğu gibi ünsüz ziyade etmek.

BU HABER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Etkinlik…

Diğer bir mesele de belki de en lüzumsuz olanı yabancı bir sözcüğün kendi imlasıyla yazılıp buna Türkçe etmek/olmak/yapmak fiillerinin getirilerek istimal edilmesidir. “reply etmek” (yanıtlamak), “download etmek” (indirmek), “invite etmek”(davet etmek) bu  sözcüklerdendir.

Yine birleşik ve ayrı yazılması gereken kelimelerin yanlış kullanımından kaynaklı sorunlar karşımıza çıkmaktadır. Bikere (bir kere), bişi(bir şey) gibi.

Özellikle çevrimiçi ortamlarda kısaltmalar kullanılarak yeni bir dil oluşturulması, kendine has jargonlar kullanmaya başlanması internet dilinin iletişim alanında açtığı yepyeni boyutlara örnek  teşkil etmektedir. Bu kullanılan dil, teknik özellikler taşımakla birlikte chat programlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. (Çakır ve Topçu, 2005:95)

Yukarıdaki örnekler sorunlardan yalnız birkaç tanesidir. Sadece temel bir fikir vermek açısından az tutulmuştur.

ÇÖZÜM  VE ÖNERİLER

Namık Kemal, Son Pişmanlık mukaddimesinde dilin kendi kendine gelişemeyeceğini ifade ederek onun gelişmesi için sanatçıların üzerine düşen görevi ihtar eder. Namık Kemal, bu sözünü her ne kadar çağdaşı aydınlara hitaben söylese de günümüz aydınlarına da teşmil etmek kabildir. Çünkü o devirlerde dile  çok hızlı tesir edebilen, internet ve sosyal medya gibi etkenler yoktu. O zamandaki sanatçılar için  geçerli olan öğüt, günümüzdekiler için evleviyetle geçerlidir. Çünkü yozlaşmanın en kesifi buralarda ortaya çıkmaktadır. Buna, görsel ve işitsel medyada haber olan orman yangınlarında ülkemizin dış basında aciz gösterilmesi olayını örnek verebiliriz. Nitekim devletimizi çaresiz lanse etmek için “Help  Turkey” (Türkiye’ye yardım edin) etiketiyle yapılan paylaşımlara aklı selim aydınlar tarafından icad edilen ‘’Strong Turkey’’ (Güçlü Türkiye) sloganıyla karşılık verilmiş , böylece  dilin ifade gücünün milli hissi kuvvetlendirdiği gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Bu ve benzeri hadiselerde sanatçıların teyakkuzda olmalarının ne kadar hayati öneme haiz oldukları açığa çıkmıştır.

İnternet ve sosyal medya Z kuşağı diye tesmiye edilen zümre tarafından daha yaygın olarak kullanılması hasebiyle, bu gruba daha bir ehemmiyet vermek gerekir, çünkü bunların dimağları etkiye daha çok meyillidir. Dolayısıyla çevrimiçinin en büyük kozu olan yozlaşmayı tersine çevirecek beyin takımının, aydın grubunun daha fazla mesai sarf ederek dilimizin müspet manada gelişimine katkıları kaçınılmazdır. Böylece gelişerek değişim mümkündür. Tekamül ancak böyle olur. Aksi ise geriye gidiştir.

BU HABER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Osmanlı Dediğin

SONUÇ: YÜKÜMLÜYÜZ

Evet, değişim hayatın kaçamayacağımız bir hakikatidir. Her şey değişir, buna dil de dahildir. Günümüz dünyasında internet ve sosyal medya vazgeçilemez platformlar artık. Bunlardan gelecek zararlar olabileceği gibi faydalı tarafları da azımsanamayacak kadar çoktur. Bu yarara bir misal: Devletin yetkili mekanizmalarının ”2023 yılında Ay’a gideceğiz”  ilanından sonra astronot kavramının yerine yerli ve milli olan, bize ait olan, özgün bir terim ne olsun diye görsel ve sosyal medyada haberler çıkmıştı. Kamuoyunun idrakinden ne gibi terimler çıkacak diye haberlere şahit oluyorduk. Halkımızda bu haberlere kayıtsız kalmayıp çok hoş karşılıklar sunmuşlardı: Gökadam, Gökbey,Fezagir ,Fezabey gibi .

Bu da bize gösteriyor ki sosyal medya ve benzeri mecraların faydalı yönünden istifade etmek elbetteki mümkün. Söz konusu bu faydayı ön planda tutmak o kaynaklardan gelecek zararları bertaraf edecektir. O tarafın kendi silahını işlevsiz hale getirecektir.  Diline muhabbetle bağlanan, ona saygı duymayı vatani bir görev addedenler, bu hususta en büyük yükümlülük dilcilere aittir, bütün gayretini sarf ederek bu faydalı  tarafları süzüp ortaya çıkararak milletimizin hizmetine sunmalıdırlar.

Bu münasebetle internette, sosyal platformlarda ve dahi hayatın her anında dilin yozlaşmasının önüne geçilmesi, önüne geçmekle kalmayıp dilimizin tekamülü için hem ferdi hem de toplumsal olarak özen gösterilmesi gerekmektedir. Bağımsızlık ancak böyle mümkündür.

KAYNAKÇA

Yaman, H. , Erdoğan, Y. (2007), “İnternet Kullanımının Türkçeye Etkileri: Nitel Bir Araştırma”c. 3, s. 2.

Çakır, H. ve Topçu, H. (2005). Bir iletişim dili olarak İnternet. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 19 (2), 71-96.

Namık, K. Son Pişmanlık Mukaddimesi


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.