Hesap Ortada

Hesap Ortada

Çeşitli sivil toplum  kuruluşları yılın her ayı açlık ve yoksulluk sınırı diye bir rakam açıklarlar. Nedir bu açlık ve yoksulluk sınırı?

Açlık sınırı; 4 kişilik bir ailenin tüketmesi gereken zorunlu gıda maddeleri tutarıdır.

Yoksulluk sınırı ise; 4 kişilik bir ailenin asgari şarlarda geçinebilmesi için beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, giyim vb. ihtiyaçlarının karşılanabilmesi tutarıdır.

Bem-Bir-Sen’in (Belediyeler ve Özel İdareler Birliği Sendikası) yaptığı araştırmaya göre  2011 yılı şubat ayı açlık sınırı 903,33 lira, yoksulluk sınırı ise 2.622,49 liradır.

Ben  emekli devlet memuruyum. İkinci derecenin dördüncü kademesinden maaş almaktayım.

2007 yılında emekli olduğuma göre bu yılın açlık ve yoksulluk sınırını da bulalım.

Neymiş?

2007 yılı açlık sınırı ortalaması; 664,60 lira,

Yoksulluk sınırı ise 2.091,50 lira imiş.

Benim mart maaşım 977 lira. Emekli olduğumda aldığım ilk maaş ise 732 liraydı.

Şimdi bakalım bir. Dünyanın en büyük on altıncı ekonomisinden payımıza ne düşmüş beş senede. Tam tamına 245 lira. Bunu yıllara bölersek 49 lira eder.

Yıllık açlık sınırı artış ortalaması ne? 47,74 lira.

Yıllık yoksulluk sınırı artış ortalaması ise; 106,19 liraymış.

Büyük başarı!

Açlık sınırı ortalaması maaş ortalamamdan düşük.

Hem de yılda 1 lira 26 kuruş fazla maaş almışım.

Peki yoksulluk sınırı. Başka bir deyişle yaşamak zorunda olduğum  yıllık ortalama sınır ne?

106,19 lira.

Yani yıllık maaş artış ortalamamın iki katından da fazla.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  BAYRAK



Devletim sağ olsun, aç koymamış ya beni.

Yoksullukta yiğidin kaderi der geçerim!

 

Evet beyler. Rakamlar yukarıdan güzel görünüyor ama aşağıda gerçek hiç değişmiyor. Dokuz milyon civarında emekli var. Bunların 2-3 milyonu kıyak emekli milletvekilleri, üst düzey emekliler sayalım. Geriye kalan 6-7 milyon emeklinin durumu bu.

Dokuz yıldır maaşında ekstra iyileştirme yapılmayan iki kesim varmış. Biri memur emeklileri, ikincisi de askerler.

Zam vermediği gibi askerleri bir de içeri atıyorlar.

“En iyisi biz halimize şükür edelim. Hiç olmazsa dışarıdayız.”

Demeyeceğim…

Dünyanın en büyük on altıncı ekonomisinden payımı istiyorum.

Dört kişilik bir aileyim. Kişi başı yıllık milli gelir on bin dolarmış! Bana kırk bin dolar düşer. Ne yaptın ki deme. 28 yıl 8 ay açlık sınırı civarında hizmet ettim bu ülkeye.

Hadi bugün iyiliğim üstümde. Aylık yoksulluk sınırı hakkımı verin yeter!…

Dünyanın on altıncı büyük ekonomisiysen ver.

Kişi başı milli hasıla on bin dolarsa ver.

Yok bunlar rakam oyunu diyorsan, benimde sandık oyunum var önümüzde.

Gerçek göründüğü gibi değil maalesef.

Hesap ortada.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın