Kozan'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı kutlu olsun!

Hicri Yılbaşı Ve Muharrem Ayı

Hicri Yılbaşı Ve Muharrem Ayı

Öncelikle 26  kasım günü eriştiğimiz hicri yeni yılın  tüm inananlar için hayırlara vesile olmasını, acılarını dindirmesini Yüce Allah’dan dilerim. Muharrem ayı hicri yılın ilk ayıdır. Muharrem ayında önemli olayların meydana geldiğine inanılır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç bu ayda tutulur.Bu ayı faziletli kılan hususlardan biri de, bu ayın onuncu günü olan “Aşura” günüdür.Aşura’nın menşe-i hakkında çeşitli görüşler mevcuttur.

1)Hz. Musa (a.s) ve kavminin firavunun zulmünden kurtulduğu ve yahudilerin oruç tutmakla mükellef olduğu gündür.

2)Hz. Nuh’tan itibaren bütün sami dinlerinde mevcut olan ve cahiliyye devri Arapları arasında da Hz. İbrahim’den  beri önemli görülüp oruç tutulan bir gündür.Bu konu ile ilgili daha değişik görüşler de vardır.

Ebu Hanife ile bazı Şafiiler, Aşura orucunun önceleri vacib olduğunu, fakat ramazan orucu ile nesh edildiğini, Hanbeli ve bir kısım Şafiiler ise müstehap olduğunu kabul etmişlerdir.Aşura orucu yahudilerde de mevcuttur.Peygamberimiz (a.s) yahudileri taklit etmeme adına sadece aşura günü değil, Muharrem ayının 9.10ve 11. günlerinde oruç tutmayı tavsiye etmiştir.Aşura gününde oruç tutmanın fazileti hakkında sahih hadislerin bulunmasına rağmen, bu günde yapılan diğer faaliyetler hakkında  sahih bir rivayete rastlanmamaktadır.

Müslüman Türklerin dini halk geleneğinde önemli bir yer tutan   aşura, aynı zamanda, muharremin onuncu günü başlamak üzere daha sonraki günlerde de özel merasimlerde pişirilip dağıtılan tatlıya da ad  olmuştur. Aşura’nın islam tarihinde siyasi bir yönü de vardır .Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin 10 muharrem hicri 61’de Kerbela’ da şehit edilmesinden sonra bu tarih siyasi bir önem taşımıştır.(1)



Kerbela Bağdat’ın yaklaşık 100 km güneybatısında yer alan bir şehirdir. Hz. Hüseyin ve ailesinin burada Emeviler tarafından şehit edilmesi buranın önemini artırmaktadır. Hz. Hüseyin ve diğer şehitlerin mezarları burada bulunmaktadır.(2)

Emeviler devrinde halife Muaviye hayatta iken Yezit’e biat etmeyen( onun devlet başkanlığını tanımayan) az bir grup arasında Hz. Hüseyin de vardı. Emeviler’in haksız uygulamalarına direnen gruplar vardı. Her zaman iyi hareketleri baltalayan ,  ortalığı karıştıran insanlar olmuştur. İşte kötü niyetli kişiler şii grupların arasına girerek, Emevilerle olan mücadeleyi içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir.

Siyasi ihtiraslar uğruna halife yezit ve Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin karşı karşıya gelmişler. Daha az durumdaki Hz. Hüseyin ve taraftarları,  hiç bir vicdanın kabul etmeyeceği bir şekilde katledilerek şehit edilmişlerdir. Yıllar hatta yüz yıllar geçmesine rağmen, yara  müslümanların vicdanında  taze ve acı vermektedir.(3)Muharrem ayından dünyalık ve ahiretlik dersler çıkarmalıyız. Onun için “ Aşura” tat    alacak gün değil ders alacak gündür diyebiliriz. Gelecek haftadaki yazımda    konuyu bu yönüyle ele almaya gayret edeceğim. Ancak muharrem ayında oruç tutmak isteyen kardeşlerimiz muharrem ayının 9,10 ve 11 günleri (Aralık ayının 4,5 ve 6. günleri) için hazırlıklarını yapsınlar. Tekrar hicri yeni yılınızı kutlar ibadetlerimizin makbul olmasını yüce Allah’dan dilerim.

Bu site vasıtasıyla Kozanlı kardeşlerimle buluşma fırsatı bulduğum için Türkeş Manga beye teşekkür ediyorum. Ayrıca cumartesi (26.kasım) günü değerli meslektaşımız Sayın Ramazan ALPASLAN’nın muhterem babalarının vefatı nedeniyle Kozan’a gittim. Orada bir çok meslektaşlarımızla ve vatandaşlarımızla karşılaştık ve hasret giderdik. Ramazan hocamıza tekrar baş sağlığı diliyor bütün kardeşlerime selam, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN