Hizmet, Gayret Ve Ecir

Hizmet, Gayret Ve Ecir

Karşılıksız ihlasla hizmet et, her canlıya; Yönelen her müminin eli ol ayağı ol.


Abdullah Farukî el-Müceddidî (k.s)Kuran, Allah’ın(c.c) bütün insanlara gönderdiği son mesajına dönüşün, İslam’ı yeniden tanımanın, tembellikten sıyrılmanın, gerçek anlamda dirilişin, kendini bilmenin, hor görülmüşlükten kurtuluşun ve tüm insanlığa karşı kurtuluş ışığını taşımanın yegane yoludur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in tanımıyla bütün insanlık Allah’ın tek ve büyük bir ailesi gibidir. O aile fertlerinin Allah katında en iyisi de onlara en fazla yararı olanıdır. (1)

İnsanlara yapılabilecek en büyük iyilik ve en yararlı hizmet, Allah’ın (c.c) insanlar için seçtiği dinin aydınlık mesajının insanlara taşınması olarak tarif edilmektedir. Çünkü bu mesaj, şirkin karanlığından tevhidin aydınlığına koşmaktır. Bu mesaj hayatın nasıl ve ne uğurda yaşanması gerektiğini öğretir. Yine bu mesaj cennet yurduna girişin anahtarı ve Allah’ın (c.c) sevgisi Rahmetine kavuşmanın anahtarıdır.

Hizmet anlayışını Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz bizlere şöyle buyurmaktadır: “İyilik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda birbirinize yarışın yardımlaşın. Günah işlemek ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.”(2) Gerçek Müslüman, insanların kendisinden zarar görmediği, herkesin onda rahat ettiği, emin olduğu, fayda gördüğü kimsedir. Kendisine güvenilmeyen, insanları sevmeyen ve kimse tarafından da sevilmeyen kimse imanın tadını alamaz.

Gerçek manada inandık diyorsak hak yoluna canla başla hizmet etmeli, inanan gönüllere ışık saçmaya vesile olmalıyız. Canlıya hizmet, o kadar anlamlıdır ki; yaratılana değer veriyor, onu yaratandan dolayı hor görmüyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Furkan Suresi'nde 'Furkan' Nedir? 'Nezîr' Kimdir?

Mümin, Allah katında, hizmetinin ecrini eksiksiz alacak ve Allah katındaki ecrin miktarı hizmetindeki çokluğa göre farklılık arz edecektir. Kendisine hizmet edilenle insanlara hizmet eden bir değildir. Allah için hizmet edenlerin en büyüğü Efendimiz (s.a.v) buyurmuştur ki: “Bir topluluk içinde en büyük sevabı onlara hizmet eden alır.” (3) Zira en büyük hizmet insanlara imanı ulaştırmaktır. O güzeller güzeli Peygamberimiz bizlere Allah için hizmeti en güzel şekilde öğretmiştir. Bizlerin ise Efendimizin hadislerinden kıyamete kadar öğrenmeye devam edeceğimiz çok güzel ahlaklar vardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v), her türlü zorluğa katlanarak insanlığa hizmeti, hele Tâif’te ayakları kanlar içinde kalmasına rağmen ümmetin kurtuluşu için duası, bizlere gerçek hizmet anlayışını en güzel şekilde göstermektedir. Bu hususta Peygamber Efendimizin her sünnetini yaşamaya çalışan rahmetli üstadımız Abdullah Farukî el-Müceddidî Hazretleri ile ilgili ilk izlenimlerini anlatan Muzaffer Yalçın Hoca Efendinin şu sözleri çok dikkat çekicidir:

“Rahmetli üstadımı Tanıdığım ilk yıllarda, kendisinde gördüğüm Ahlak-ı Rasûlullah üzere yaşama gayreti ve Peygamber Efendimize karşı inanılmaz sevgisi ve itaati hayatının sonuna kadar her geçen gün artan bir iştiyakla kendini taşıdı. En büyük sevinci de sevenlerinin gönlüne taşıyıp filizlendirdiği Allah (c.c) ve Rasûlullah (s.a.v) aşkının ve itaatinin tezahürlerini onlarda görmek olmuştur.” (4)

İşte hizmet, şeytanın ve nefsin esiri olmuş, hakka, sevgi ve şefkate susamış gönüllere bu aşkı, bu sevinci ulaştırmaktır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Furkan Suresi'nde 'Furkan' Nedir? 'Nezîr' Kimdir?

Umulur ki bir gönle bu sevda ve bu hizmet aşkı düştü mü, artık o kimse inşallah kurtuluşa erenlerden olacaktır. İnsanların hidayetine vesile olmak, onlara bu hizmeti götürebilmek ne büyük bir ideal ve dava değil midir? Artık hiçbir şeye aldırmadan, insanlardan gelen meşakkatlere katlanarak, sabırla, Hak rızası için, hak yolunda gayret etmeliyiz ve karşılığını yine o güzeller güzeli Rabbimizden beklemeliyiz. Edeple hizmet etmeliyiz. Bu anlayış o kadar önemli ki inanın vesile olduğunuz insanlar bir gün geliyor, sizi bile hatalara düşmekten kurtarabiliyorlar.

Rabbimiz bizleri kendi yolundan ayırmasın. Bizi bize bırakmasın. Sevdikleriyle haşretsin. Bizlere kendi yolunda hakkıyla hizmet etmeyi nasip etsin.

KAYNAKLAR
1- İbn Mâce, Nikah/ 501, Darimî/ 55.
2- Al-i İmran/ 5.
3- Said b. Mansur, Sünen, No. 2406.
4- Özlenen Fark. Yıl 4, Şubat 2000, sf. 8.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın