DOLAR 8,6307-0.43%
EURO 10,1288-0.36%
ALTIN 492,690,25
BITCOIN 363411-4,82%
Adana
29°

AÇIK

05:18

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hoşgörü Kimdedir, Kime Olur? 

ABONE OL
23 Eylül 2014 22:44
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Fikir ehli kişi okuyucularına ve topluma, hayır getirecek çağrı yaparsa, benimsenir ve o çağrıya uyulur. Ama çağrıya uyma, toplumun hayrı ve şerri ayırdedecek kapasitede olmasıyla mümkündür. Ya da şöyle diyeyim: Toplumun itimat ettiği yöneticiler ileriyi görebilme yeteğeğine sahip iseler, fikir ehlince yapılan çağrıya kulak verirler.

 

Toplumun hayrı ve şerri ayırdedebilmesi, yönetici kadronun ileriye sağlıklı bakabilmesi, hayra çağrı yapan fikir ehlinin çağrısının mantık çerçevesinde olmasına bağlıdır.

İktidarda olan bazı yöneticilerin 17 Aralık’ta operasyona uğratılmasıyla, Türkiye bir anda kargaşaya düştü. Müslüman bilinenler diğer müslüman bilinenlere kötü ithamda bulunmaya, ithamlarının doğruluğunu belirtmek için ise ses kayıtlarını umuma duyurmaya başladılar. Bu hengamda ‘yangın var söndürülmeli’ diye vaveyla kopartanlar görülürken, yangını alevlendirmek isteyenlerin varlığı dikkat çekiyor.

Fikir ehlinden bildiğim bir zat, ülkemizi düşünerek proje hazırlar, projelerinin hayata geçmesi için çaba harcar. Bu zat, hırsızlık ve yolsuzluk yapmışlar ithamıyla hükümetteki bazılarına yapılan operasyon sonrası müslüman bilinenler arasında sürtüşme çıkınca tedirgin olmuş. İşte hayra sevkedecek bir çağrıyı bu ortamda yapıyor bu zat. Diyor ki; ”Günlük siyasette, farklı görüşlere, insanlara hoşgörülü yaklaşma konusunda rahatsızlıklar oluşturan bu yapıdan kendimizi kurtaralım”.

Cümlesindeki ‘yapıdan’ sözcüğü, yönetimin, adına ‘Paralel Yapı’ dediği Gülen cemaatini mi ima ediyor diye merak ettim. Eğer öyle ise, Türkiye’nin şikayetçi olunan durumdan kurtulması mümkün olmayacak. Çünkü, yönetime on yıl boyunca olanca gücüyle destek veren Nurcu cemaatler kendilerini o yapıyla ilişkilendirilmekten şüphedeler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  MİT KANUNU’NU İHLAL EDENLERİN RÜTBELERİ SÖKÜLECEK Mİ ?

O zatın çağrısını, ülkeyi saran ‘kabus yapıdan’ kurtulma olarak anlayalım. O zaman derim ki; o zatın bu çağrısı yerinde bir çağrıdır.

Hoşgörüyü iptal eden bir yapıya düşüldüğünün itirafı var bu çağrıda…

Normal insan görünümünün debelenmeyle yıpratıldığının farkında olmak da var.

O zatın ‘Kendimizi kurtaralım’ hitabını tüm toplum bireylerine değil, toplumun aklı başındakilerinedir şeklinde anlamamız gerekir. Akılsızlar, bitmişlik pozisyonunu farkettiklerinde aklı başındakilerden mecburen uzanacak el isteyeceklerdir.

Fikir ehli o zat, kendisini bozuk yapıdan kurtarmak istediğine göre, o bozuk yapıya düşüş sebebini anlamış olmalıdır. Şu cümlesi bunu anladığına şüphe getiriyor ama: ”Farklı görüşlere ait tarafların mensuplarından bir kısmının bir yanlış yapması, insanca bakışınızı engellemesin”. Farlı görüşe sahip olanlar neyi farklı görüyorlar? İnsanı mı, toplumu mu, yöneticileri mi, devleti mi? Mesela farklı görüşteki bir kişi bir insana baktığında, onu değer kazanılacak biri olarak mı görüyor, değersiz edilmesi gereken biri olarak mı? Değer kazanılacak biri gördüğünde hoşgörü zaten devrede demektir. Değersiz edilecek biri olarak gördüğünde, şeytan devrededir ki, böylelerinin bulunduğu topluma hoşgörü çağrısı yapmak, şeytana maskara olmaktır.

Hoşgörü, kendilerini şeytandan uzak tutmuşların arasında görülür. Yanlışların istemeyerek yapıldığının farkındadırlar çünkü. Bu durumda ‘insanca’ bakışlarda zayıflama olmaz; ‘insanlık’ hasletinden uzaklaşma görülmez. Bilenler hatırlatma yaptığında yanlış yapanlar yanlışlıklarının farkına varır kendilerini düzeltmeye çalışırlar.

Kabus oluşturan yapıya, birilerinin ‘üstünlük’ duygusunun sebep olduğunu fark etmiş galiba fikir ehli o zat; ”Üstünlük, insanlara en çok hizmet etmekle… elinden, dilinden ve belinden emin olunmakla olur” diyor. Ama, hizmetin ücretini peşin almakla mı hizmet sonrası almakla mı olduğunu beyan etmiyor. Peşin ücret alma ‘üstünlük’ gösterme işareti olmasın sakın?! Bediüzzaman’ın Abdulhamit’e yobazlığı ve ateistliği önleyecek eğitim projesi sunduğunda peşin verilen bir kese altın ücretini fırlatıp attığı hatıra getirilmelidir. Peşin alınan ücret anlayışı terkedilemiyorsa, önümüzde vahim günler var demektir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  AŞI VE BİLİM

Son söz: Yanlış var, yanlış yapanı yakar. Yanlış var, tüm ülkeyi yakar. Hoşgörüde dikkatli oluna.

İbrahim Faik Bayav

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.