DOLAR 9,54890.09%
EURO 11,10560.26%
ALTIN 549,08-0,14
BITCOIN 586983-2,86%
Adana
22°

AÇIK

12:53

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

İkinci Mustafa Han

İkinci Mustafa Han

ABONE OL
04 Ekim 2016 12:41
İkinci Mustafa Han
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Osmanlı padişahlarının yirmi ikincisi ve İslam halifelerinin

seksen yedincisidir. Sultan dördüncü Mehmed’in oğlu, birinci

Mahmud ile sultan üçüncü Osman’ın babalarıdır. 1664 de doğup,

1703 de vefat etti. Yeni Cami yanında, Turhan sultan türbesindedir.

Babası da bu türbededir.

Devrin âlimlerinden iyi bir tahsil gördü. Devlet idaresi ve harp

oyunlarını öğrendi. İkinci Ahmed Hanın 6 Şubat 1695 de vefatıyla

tahta çıktı. Padişah olduğunda, Osmanlı Devleti on iki yıldan beri

Avusturya, Lehistan, Rusya ve Venediklilerle harp ediyordu. Gayretli

ve kahraman bir hükümdar olan Sultan Mustafa Han, tahta çıkışının

üçüncü günü sadrazama gönderdiği fermanda;

”Cenab-ı Hak, bu aciz, bu günahkâr kuluna bir cihan padişahlığı

ihsan etti. Biz, bugünden zevki ve sefayı kendimize haram kıldık.

Düşmana karşı ceddim (Kanuni) Sultan Süleyman gibi kendim

sefere çıkmaya kat’i niyet ettim. Sizler ki veziriazamım, vüzera,

ulema, vükela ve ocak ağalarısınız, cümleniz bir yere gelip, bu hatt-ı

hümayunumu okuyup düşününüz, gazaya gitmem mi makbul, yoksa

Edirne’de oturup, kalmamız mı münasip? Din ve devlet ve halka

hangisi faydalı, Allah için söyleşüp, doğruyu bana bildiriniz,

vesselam” buyurarak vazifeye başladı.

Bu hatt-ı hümayun devlet adamlarını, âlimleri, kumandanları,

askerleri ve ahaliyi çok memnun edip coşturdu. Hocası Seyyid

Feyzullah Efendiyi yanından ayırmayıp, sultanlığında da çok istifade

etti. Ordunun başında sefere karar verip, saltanatının ilk günlerinde

sevindirici zaferler kazanıldı. 18 Şubat 1695 de sakız Adasının

Venedik işgalinden kurtarılmasını temin eden Koyun Adaları Zaferi

kazanıldı. Venediklilerin sekiz harp gemisi ve bir cephanesini

zapteden Koyun Adaları Zaferi kumandanlarından kalyonlar kaptanı

Mezemorta Hüseyin Paşa, Kaptan-ı deryalığa yükseltildi.

Venediklilerin Sakız’a tekrar saldırmasıyla Mezemorta Hüseyin paşa

15 Eylül 1695 de düşmanı çekilmeye mecbur etti. Venedik,

donanmasını takip eden Hüseyin paşa 18 Eylül 1695 de Midilli’nin

Zeytinburnu açıklarındaki deniz muharebesinde de parlak bir zafer

kazanarak düşmanın on üç gemisini tahrip etti.

Sultan İkinci Mustafa Han, 30 Haziran 1695 tarihinde

Avusturyalıların işgalindeki Macaristan’ı kurtarmak için ilk Avusturya

seferine çıktı. Belgrad’da 9 Ağustosta topladığı harp Divanında

Janova- Lippa, Lugos ve havalisinin işgalden kurtarılmasına karar

verildi. 9 Eylülde Lippa Kalesi feth edildi. 22 Eylül 1695 de Kırım

Hanı Selim Giray’ın da iştirak ettiği Lugos Muharebesinde Osmanlı

ordusu galip geldi. Lugos zaferinden sonra Sultan Mustafa Han,

sefer mevsimi geçtiğinden, 18 Kasım 1695 de İstanbul’a döndü.

Rus Çarı Deli Petro, Karadeniz’e inmek için Azak Kalesini üç

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adana’nın Kurtuluşu

aydan fazla kuşatmışsa da, muvaffak olamamıştı. 13 Ekim 1695 de

elli bin ölü vererek Azak’tan çekilen Deli Petro, Kefe Beylerbeyi

Mustafa paşa ve Kırım Kalgayı Kaplan Giray’ın takibi sonucu daha

da kayıp verdirilerek ateşli silahları zapt edildi. Azak yenilgisinin

öcünü almak isteyen Deli Petro, Venedik, Avusturya, Hollanda ve

Prusya’dan teknik eleman ve yardım alarak 1696 da kaleyi tekrar

kuşattı. Azak Kalesini müdafaa için bırakılan beş yüz kadar asker,

Deli Petro’nun yüz binlik ordusuna karşı altmış dört gün dayanabildi.

Yardıma gönderilen kuvvetlerin zamanında yetişememesi üzerine

Azak Kalesi 6 Ağustos 1696 da teslime mecbur oldu. Bu hâl Sultan

Mustafa Hanın ve bütün ülkenin büyük üzüntüsüne sebep oldu.

Azak Kalesinin ikmalini ihmal eden ve yardıma memur edilip,

zamanında yetişmeyen kumandanlar cezalandırıldı. Kuban Nehri

ağzına Açu’ya kale yaptırılarak, Moskof yayılmasını durdurma çaresi

düşünüldü.

İkinci Avusturya seferine 1696 baharında çıkan Sultan Mustafa

Han kumandasındaki Osmanlı ordusu Saksonya Kralı Nalkıran

Friedric ile General Heisler kumandasındaki düşman kuvvetleriyle

1696 yazında karşılaştı. 27 Ağustos 1696 da Olasch yakınlarında

meydana gelen muharebede şiddetli taarruzlar oldu. Düşman

ordusu fazla dayanamayarak, yenildi. Tameşvar tekrar zaptolundu.

Muzaffer padişah Avusturya’ya son ve kesin bir darbenin vurulması

için yeni bir seferin lüzumuna inanıyordu. Ancak 17 Haziran 1697 de

bu maksatla çıkılan sefer, sadrazam Elmas Mehmed paşa ile

Tameşvar Muhafızı Koca Cafer paşanın padişahı yanlış yola sevk

etmeleri sonucu Zenta bozgununa sebep oldu. Savaşta sadrazam

Elmas Mehmed paşa ile on üç beylerbeyi ve binlerce asker şehid

oldu. Sultan Mustafa Han süvari kuvvetleriyle Tameşvar’a çekildi.

Sadrazamlığa Amcazade Hüseyin paşayı getirdi. Zenta bozgunun

tesiriyle Osmanlı ordusunda disiplin kalmamıştı. Bundan faydalanan

Avusturya kuvvetleri Sav Nehrini geçerek Bosna eyaletine kadar

girdiler. Saray Bosna şehrine kadar olan sahalar tahrip edildi. Ancak

Bosna beylerbeyliğine getirilen Daltaban Mustafa paşa Bosna’da

bulunan Avusturyalılara taarruz ederek onları memleketlerine kadar

sürmeye muvaffak oldu.

Zenta Vak’ası Osmanlı devlet adamlarını sulha taraftar hâle

getirdi. Avusturya da harbe taraftar olmadığı için İngilizce Flemenk

(Hollanda) elçilerinin tavassut teklifi her iki devletçe de kabul edildi.

Karlofça’da antlaşma görüşmeleri devam ederken, Sultan Mustafa

Han, hudut tecavüzlerine karşı serdar tayin edilen sadrazam

Amcazade Hüseyin paşa kumandasındaki yüz bin Osmanlı ve otuz

bin Kırım askerini Belgrad’a gönderdi. Akdeniz, Karadeniz ve Tuna

donanmaları yeni gemilerle takviye edilerek, harekete hazır hâle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Adana’nın Kurtuluşu

getirildi. Semendre ve Belgrad önlerinde bekleyen Osmanlı ordusu,

uzun süren görüşmeler üzerine Kasım 1698 de geri döndü. Uzun

görüşmelerden sonra Avusturya, Venedik ve Lehistan, 26 Aralık

1699 da Karlofça Antlaşmasını imzaladı. Buna göre; Macaristan’la

Erdel Avusturya’ya terk edilerek, Sava ve Unna nehirleri hudut

kesildi. Mora, Dalmaçya ve Aya Mavri Adası Venediklilere Ukrayna

ve Podolya Lehistan’a verildi. Rusya ile antlaşma 14 Temmuz 1700

de yapıldı. Azak Kalesi Ruslara bırakıldı.

Sultan Mustafa Han, Karlofça Antlaşmasından sonra askeri ve

mali teşkilatlarla ıslahat hareketlerine girişti. Donanmada çektiri

usulünün kullanılması terk edilerek kalyon sistemine geçildi.

Bahriyenin ıslahı ve ihtiyaçlarının giderilmesi için bir kanunname ilan

edildi. Ancak bilhassa kapıkulu ocakları arasında yapılan ıslahatlar

yeniçeri ve sipahilerin hoşuna gitmedi. Bazı devlet adamlarının

tahrikiyle başlayan ayaklanma sonunda Sultan Mustafa Han 22

Ağustos 1703 de tahttan indirildi. Saraya geldiğinde kapıda kendisini

feryat ederek karşılayan Valide Sultanın elini öptükten sonra; ”Beni

tahttan indirmişler, yerime karındaşım Sultan Ahmed’i padişah

eylemişler. Allah mübarek eyleye, evlatlarım kendisine Allah

emaneti olsun” sözleriyle kendisine ayrılan özel daireye çekildi.

Mustafa Han, hizmetleri ortadayken karşılaştığı bu durumdan dolayı

çok müteessir oldu. İstiska hastalığından da muzdarip bulunan

Sultan, nihayet 20 Aralık 1703 de vefat etti. Yeni Cami yanında

Valide Sultan Türbesine defnedildi. Babası Dördüncü Mehmed Han

da bu türbededir.

Dokuz yıla yakın Osmanlı sultanlığı yapan İkinci Mustafa Han

muktedir ve değerli bir padişahtı. Orduların başında sefere giden

son Osmanlı sultanıdır. Âlimlere ve hocasına karşı hürmeti çok

fazlaydı.

İkinci Mustafa Hanın devrinde devlet adamları ve âlimler

kıymetli ilmi ve sosyal müesseseler yaptırmışlardır. Hocası Seyyid

Feyzullah Efendi, Fatih’de yaptırdığı medrese ile değerli ve nadide

kitapların toplandığı bir kütüphane, sadrazam Amcazade Hüseyin

paşa Saraçhane’de bir medrese, kütüphane ve çeşme, sadrazam

Rami Mehmed paşa Eyüp’te bir mektep ile çeşme, Damad Ali paşa

bir kütüphane yaptırmışlardır. Sultan Mustafa Hanın silahtarı olan

Çorlulu Ali paşa tarafından tersane içinde iki katlı cami yapılmıştır.

Mihrabı üstüne Kâbe taşı yerleştirilmiştir. İkinci Mustafa Hanın

hanımı Saliha Sultan, oğlu Birinci Mahmud Han zamanında

Azapkapısı’nda sebil, çeşme, hamam ve mektep yaptırıp Arap

Camiini tamir ettirerek genişletti. Camide mevlid ve Kur’an-ı kerim

okunmasını vakfiyesinde belirtmiştir.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.